Yerli otomobil en dertli olduğum mevzuların başında geliyor. Devrim'in hikayesini defalarca farklı kaynaklardan okudum, izledim.
Türkiye'nin yaptığı ilk otomobilin ismiydi Devrim. Ama o görünmez el, bilinmeyen ses, esrarengiz güç; Türkiye'nin yerli otomobilini üretmesini her seferinde engelledi. Yapılan tüm girişimler onlarca yıl boyunca sonuçsuz kaldı.
Türkiye ne yerli arabasını üretebildi ne de uçağını... Tüm teknolojik kalemlerde dışa bağımlı bırakıldık. Buna göz göre göre zorlandık. Bize tüm markalarını sattılar, sonra da yedek parçalarını... Kazıkladıkça kazıkladılar.
25 Haziran 2018 tarihinde Türkiye'nin Otomobil Girişim Grubu (Togg) kurulduğunda içimde bir endişe vardı. Çünkü bugüne kadar benzer tüm gelişmeler görünmez bir el tarafından engellenmiş; onun yerine Amerikan, Alman, Japon ve Fransız arabaları bize dayatılmıştı. Dünya haritasında küçücük bir toprak parçasına sahip olan Güney Kore bile Türkiye'de satış rekorları kırdı. Dönemin yöneticileri ortaya bir irade koyamadı.
Türkiye; kendi arabasını, kendi helikopterini, kendi uçağını, kendi araç ve gereçlerini üretebilecek mühendislere ve insan gücüne sahipti aslında. Ama ortada eksik olan bir şey vardı: Cesaret ve irade. Recep Tayyip Erdoğan bu iradeyi ortaya koyarak makus talihimizi değiştirdi. Türk mühendislerin bunu yapabileceğine önce o inandı, sonra herkesi inandırdı.
Ve o Türk mühendislerden birinin ismi Murat Günak. 1957 yılında İstanbul'da doğdu. Sonra beyin göçüyle Almanya'ya gitti. Volkswagen ve Mercedes-Benz'de baş tasarımcı olarak yıllarca çalıştı. Türkiye kendi yerli otomobilini üretince ülkesine döndü ve şimdi Togg'un lider tasarımcısı.
Ve Togg, tasarımıyla gerçekten harika iki model üretti. İlk olarak SUV segmentiyle elektrikli otomobil pazarına giriş yapan Togg, kalitesi ve fiyatıyla çok ciddi satış rakamlarına ulaştı.
O dönemde çok garip şeyler de oldu. "Fabrika yok" diyenler oldu. Buna inananlar oldu. Fabrikaya gidip çekim yapıp yayınlayanlar oldu. Kendi ülkesinin ürettiği yerli bir ürüne söylenmedik laf bırakmadılar. Malum, aynı şeyler İHA ve SİHA için de söylenmişti. Amerika'nın İran'a saldırısı ile birlikte savunma sanayisinin hayati önemi ortaya çıktı. Bundan mıdır bilmiyorum, İHA eleştirileri son buldu.
Togg'u bir devlet projesi değil de bir partinin projesi gibi görenler hep eleştirdi. Halbuki bu ülkemizin bir markası ve öyle de kalacak. Almanlar Volkswagen'i, Japonlar Toyota'yı, Fransızlar Renault'u ilk ürettiğinde iktidarda kim vardı? Ne alaka... Ama bu markalar onlarca yıldır dünya otomobil sektöründe varlar.
Bu saçma sapan bakış açısını çöpe atıp konumuza geri dönelim.
Togg, 2026 yılının ilk altı ayında iki modeliyle toplam 21 bin 248 adet satış gerçekleştirdi. Bu yazıyı kaleme alırken satış rakamları daha da artmıştır muhtemelen. T10X ve T10F modelleri Türkiye elektrikli otomobil pazarında lider durumda. Rakipler Tesla, BYD gibi dev markalar. Hatta diğer tüm otomobil firmaları da elektrikli araç pazarındaki payını artırmaya çalışıyor. Ama Togg teknolojisi ve konforuyla tutuldu, sevildi. Üretime başlandığı günden bu yana yollara çıkan toplam Togg sayısı ise 110 bine yaklaştı.
Ne güzel, değil mi?
Asıl güzel olan ne, biliyor musunuz? Artık o sığ bakış açısı da kaybolmaya başladı. Togg'u artık her kitleden, her kesimden insanın satın aldığını görmek beni gerçekten sevindiriyor.
Son olarak Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyelerine bir jest yaptı. Ondan fazla ilçe belediyesine makam aracı olarak Togg satın alınıp gönderildi. Bunun iki nedeni var: Birincisi, elektrikli arabalar arasında Togg teknolojisi, menzili ve konforuyla tercih edilmeye değer bir kaliteye sahip. İkincisi ise fiyatı ve ödeme imkanları rakiplerine göre çok daha avantajlı.
Ama asıl sebep tabii ki yerli üretim olması.
Manisa'da CHP'li belediye başkanlarının makam aracı olarak Türkiye'nin yerli otomobilini kullanacak olması bence çok değerli. Üstelik bu, yakıttan da tasarruf anlamına geliyor.
Eksiğiyle fazlasıyla Togg bizim markamız. Bu tip milli markalarımız siyaset üstüdür. İktidara kim gelirse gelsin bu markalar ülkemizin geleceği için el üstünde tutulmalı ve yaşatılmalıdır. Gelecekte bunun tersini düşünen ve uygulayan birini görürseniz bilin ki o gizli elin maşasıdır.



