Rahmi Koç, 2.5 milyar dolarlık servetiyle Türkiye'nin en zenginleri arasında, ilk 20'nin içinde yer alıyor.
Bu servete sahip olmak için herhalde çok az ticari hata yapmak gerekir. Çok şanslı ve zeki bir adam. Sağlığına da son derece dikkat ediyor; Rahmi Koç bugün 95 yaşında... Dünyanın hemen hemen her yerini gezmiş, ulusal çapta en elit isimlerle birebir görüşebilen, paranın gücüyle dünyevi herhangi bir şeye sahip olabilecek güçte biri...
Bizim için imkansız olan birçok şey onun için çocuk oyuncağı.
Ama böyle bir servete ve hayat tecrübesine sahip olan Rahmi Koç bile bilinçaltındaki o ırkçı kodlamaya, bir anlık gafletle yenik düşebiliyor.
Aslında onu da çok suçlamıyorum. Sistem, maalesef uzun yıllar ırkçı kafalar yetiştirdi; bütün oyunlar bu memleketin bölünmesi üzerine kuruldu. Bunun farkında bile olamadık.
Rahmi Koç'un düştüğü durum, çok vahim bir bilinçaltı dışavurumu. Bu durum onun için o kadar normal ki kastettiği kitle o an umurunda bile değil. Kameraların önünde, çok rahat bir şekilde "Kürt kadını" girişiyle başlayan o çirkin fıkrayı anlatırken sadece yanındakileri güldürmeyi düşündü. Oysa bu benzetme sadece Kürt kadınlarını değil, milyonlarca kadını aşağılıyor.
Fıkra bu, gülen gülebilir tabii ki. Ama gülerken düşünecek de. Arkadaşının annesini düşünecek, komşusunu düşünecek, tanıdığı herhangi birini düşünecek. İnsan olan utanır, "Bir dakika," der.
Bundan 30 yıl önce bu ülkede Kürtçe şarkı dinlemek yasaktı. Ben 15 ile 20'li yaşlarımda bu yasağa çok kez şahit oldum. Aslen Kürt değilim ama Kürtçe şarkıları çok seviyorum, halen de dinliyorum. O dönemde Kürt arkadaşlarımın yaşadığı bu mağduriyet beni çok şaşırtıyor ve üzüyordu.
Aradan yıllar geçti ve o dönemler geride kaldı.
Rahmi Koç'un bu skandal ifadeleri sonrası ülkemizde birçok şeyin değiştiğini görmek beni az da olsa teselli etti. Tepkiler art arda yükseldi. Toplumun her kesimi bu ifadeleri yanlış buldu, eleştirdi ve kınadı. Adalet Bakanlığı resen soruşturma başlatıldığını duyurdu.
Manisa'da birçok sivil toplum kuruluşu, siyasetçi ve vatandaş tepkisini dile getirdi. Ağrılılar Derneği Başkanı Savcı Özyolcu'nun basın bildirisinde dediği gibi; asıl mesele kimlik değil, insan onurudur.
Rahmi Koç'un, "Herhangi bir kimliği hedef alma niyeti taşımadığım sözlerim için içtenlikle özür diliyorum. Üzüntümü samimiyetle paylaşmak isterim. Saygılarımla." şeklindeki ifadeleri elbette olumludur; ancak çok yetersiz ve yavan.
Bu özür, bir bakıma ülkemizin bu meselede nereden nereye geldiğini göstermesi açısından önemli bir sosyolojik sonucu da ortaya çıkarmıştır. Eskiden olsa bırakın özrü, üzerine daha çok hakaret edilir ve kim daha çok hakaret ediyorsa o kahraman olurdu.
Şimdi kardeşlik pekişti... Irkçılığın, kirli oyunlara alet olmanın hiç kimseye bir fayda getirmediğini çok net gördük. Ve Türkiye'nin en zengin iş adamlarından birine bile bu sistem özür diletebiliyorsa, bir şeyler başarılmış demektir.
Fıkra, herkesi güldürebiliyorsa fıkradır. Rahmi Koç ve onun gibi düşünen insanlardan, rencide eden değil güldürebilen fıkralar dinlemek dileğiyle...