Fotoğraftaki karpuzun zincir marketler tarafından reddedilmesinin iki temel nedeni var: Birincisi yaklaşık 11 kg ağırlığında olması, ikincisi ise üzerinde gün yanığı lekesi bulunmasıdır.
Oysa bu çeşidin biyolojik özelliği bellidir. Meyvelerin yaklaşık %20-25'i 10 kg'ın üzerinde, yaklaşık %15'i ise 6 kg'ın altında oluşmaktadır. Buna rağmen üretici bu çeşidi ekmek zorunda kalmaktadır.
Bugün aşılı bir karpuz fidanının fiyatı yaklaşık 36 TL'dir. Dekara ortalama 550 fidan dikildiğinde, 10 dekarlık bir tarlanın yalnızca fidan maliyeti 190-200 bin TL'yi bulmaktadır.
Aşılı fidan üreten firmalar da yetiştirdikleri çeşidin meyve iriliğini çok iyi bilmektedir. Zincir marketler ise kabul ettikleri ürünlerin ağırlık standartlarını önceden belirlemiştir. Tarım ve Orman Bakanlığı ile il ve ilçe teşkilatları da bu gerçeklerin farkındadır.
Peki, bütün bunlar bilinmesine rağmen neden üreticiyi koruyacak düzenlemeler yapılmıyor? Neden pazarın istediği ağırlık aralıklarına uygun yeni çeşitlerin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması için gerekli adımlar atılmıyor?
Çözüm bulununcaya kadar Tarım ve Orman Bakanlığı, zincir marketlerle görüşerek karpuzlarda uygulanan minimum ve maksimum ağırlık kriterlerinin genişletilmesini sağlamalıdır. Çünkü mevcut uygulama nedeniyle ürünün önemli bir bölümü, tüketilebilir ve kaliteli olmasına rağmen tarlada kalmaktadır.
Üreticinin emeği, yaptığı yatırım ve ülkenin tarımsal kaynakları heba edilmemelidir. Bugün tarlada bırakılan her karpuz, yalnızca çiftçinin değil, ülke ekonomisinin de kaybıdır.
Bu karpuz kesildi, yenildi. Kalite mükemmel...
