16 Ağustos Pazar günü saat 22.56’da “Sevgili Gördesliler…” diye başlayan bir paylaşım. Okuyan herkesi biraz şaşırtıyor. Çünkü Gördes Belediye Başkanı İbrahim Büke’nin ilçeye neden yeterince hizmet edemediğini anlattığı paylaşımda eleştirdiği ve suçladığı kurumlar arasında Manisa Büyükşehir Belediyesi de vardı. Büke, “Siyasetteki karşı mahalledeki partizanlığı ya da bizim mahalledeki ahbap-çavuş ilişkilerini bir türlü aşamıyoruz.” sözleriyle kendi partisinin yönettiği Büyükşehir Belediyesi’ni suçluyor.
Tabii bu paylaşımı gören Besim Dutlulu durur mu? “Yaptığın büyük ayıp İbrahim. İçme suyu projesi yapılıyor, 120 milyona. Kaç tane projemizde ihaleleri yapmanı bekliyoruz. Bunu her seferinde bilmene rağmen söylüyorsun. Gerçekten hem hak yiyorsun hem gönül kırıyorsun. Ne istiyorsan yap şu saatten sonra, bana gelme ama.” cevabını yapıştırıveriyor.
Bu olan biteni gören birçok partili büyük şaşkınlık yaşadı. Çünkü partiye mensup iki belediye başkanının herhalde bu konuyu konuşacağı en son yer sosyal medyadır.
“Kol kırılır, yen içinde kalır. Ne yapıyorsunuz?” şeklinde parti tabanından çok yorum da geldi.
İlginç ve beklenmeyen bir durum.
İbrahim Büke’yi, birçoğumuz gibi, ben de Gördes Belediye Başkanı olduktan sonra tanıdım. Söyleyeceğini doğrudan söyleyen bir kişi. Fakat asıl bomba açıklamayı 5 gün önce, yani 11 Ağustos tarihli paylaşımında yapıyor.
Konu Çerçeve Yasa…
Belli ki bu yasaya karşı olan İbrahim Büke, özellikle Genel Başkan Özgür Özel’in “evet” oyu kullanmasına çok kızmış. Ve paylaşımında direkt Özgür Özel’i hedef alıyor.
2,5 yıl öncesine kadar hiç kimsenin tanımadığı, kendisini belediye başkan adayı yapan, bugün başkan olmasının yolunu açan Özgür Özel için şu ifadeleri kullanıyor:
“Madem bu partiyi millet kurdu, daha ilk virajda niye millete rağmen tavır alındı? En önemlisi, iki gün önce şehit ve gazilerin bizzat yanına gidilerek verilen sözlere ne oldu?”
Büke, bu sözlerle Özgür Özel’in 6 Ağustos Perşembe günü Güvenpark’ta oturma eylemini sürdüren şehit yakınları ile gazileri ziyaretini kastediyor.
Sadece bu mu?
“Üzgünüm ama buradan bir iktidar iradesi çıkmaz. Ne İsa’ya ne de Musa’ya yaranamazsınız. Böylesine net bir konuda bir parti ya evet der ya da hayır der. Milletvekilleri halka sorduğunda sonuç hayır çıkıyorsa, parti yönetimi evet diyemez.” ifadeleri parti içi demokrasi kapsamında ne kadar yenilir, yutulur cinstendir bilemiyorum.
Ve bir ifade daha oldukça dikkat çekici:
“Manisa milletvekillerimiz Vehbi ve Bekir vekillerimiz yasaya ret oyu vermiştir. Seçmenlerinin sesini dinledikleri için kendilerine müteşekkirim.”
Vekilleri kenara alıp teşekkür ediyor Sayın Başkan. Özgür Özel’in tavrından duyduğu rahatsızlığı ise son bir siyasi tespiti yaparak noktalıyor:
“Umutsuz muyuz? Hayır. Mutlaka Türk milleti bir çıkış yolu bulacaktır…”
Vay be…
Şunları MHP’li veya AK Partili bir belediye başkanı paylaşacak, anında partiden ihraç edilir. Ben CHP de bunu yapmalı diyemem. Ben Sayın İbrahim Büke’nin görüşlerini açıklamasını değil, kullandığı ifadeleri ve zamanlamayı çok manidar buldum.
Çok cesur bir yaklaşım.
Partisinden istifa etse ve gerekçe olarak bu açıklamayı yapsa gayet normal derim. Çünkü böyle bir süreçte kendi partisi ve Genel Başkanı’nı hedef tahtasına koyması gerçekten parti içi demokrasiyle izah edilebilecek kadar masum değil. Ben inanmıyorum.
İbrahim Büke’nin yapmak istediği ne?
Hissiyatım şu: Büke, partisinden kopuş sürecine girmiş olabilir. Ya da siyaset, koltuğa oturduktan sonra yaşananlar ona ağır gelmiş olabilir.
Ben İbrahim Büke’nin düzgün bir kişiliğe sahip olduğunu düşünüyorum. “Ancak her şey her yerde söylenmez” kuralı siyasette önemli. Bu paylaşımlar doğru dahi olsa, bence kural ihlali. Bunun faturası kime kesilir bilmem ama ortaya çıkan tablonun Yeni Parti’ye oy olarak yansımadığı kesin. Hatta aksine, Manisa açısından olumsuz bir fotoğraftır bu.
İbrahim Büke’nin önce partisinin genel başkanını, ardından Büyükşehir Belediye Başkanı’nı karşısına alması normal değil. Hatta Besim Dutlulu’nun yazdığı cevaba karşılık:
“Büyükşehir Belediyesi’nin bütçesi sizin şahsınıza ait özel bir bütçe de değildir. Siz bu bütçeyi adil dağıtmıyorsunuz, bizi de kapınızda kapı kulu sanıyorsunuz. Bugün siz bir şekilde bu makamda bulunuyor olabilirsiniz ama unutmayın, bu makamlar seçimle gelinir, seçimle gidilir. Ben Gördes Belediye Başkanı olarak hakkımı helal etmiyorum.”
şeklindeki sözleri, bence geleceğe dair çok net ipuçları veriyor.
Tabii bütün bu yaşananlar bir patavatsızlıktan ya da anlık bir sinirden ibaret değilse diye düşündüğüm de oldu. Ancak yazıyı kaleme aldığım dakikalarda söz konusu paylaşımlar aynen duruyordu. Anlık bir tepki olsa çoktan kaldırılmıştı sayfadan.
Demek ki değil.
Benim açımdan bu saatten sonra hiçbir şey sürpriz olmaz.
Şimdilik esen soğuk rüzgârlar ileride kasırgaya mı dönüşür, yoksa tam aksine diner mi, bekleyip göreceğiz.