Manisa’nın büyük bir su sorunu var. Artık bunu tartışmıyoruz, yaşıyoruz. Yeraltı suları düşüyor, baraj dolulukları alarm veriyor, Gediz uzun süredir nefes almaya çalışıyor. Ama şehirde dolaşırken hâlâ her yerde çim görüyoruz. Sitelerin önünde, refüjlerde, parkların ortasında, kavşaklarda… Yeşil güzel duruyor, doğru. Ama bu yeşilin Manisa’ya maliyeti çok büyük.

Çim bu coğrafyanın bitkisi değil. Çim; bol yağış ister, serin iklim ister. İngiltere, İrlanda gibi yılın yarısı yağmurlu geçen ülkelerin bitkisidir. Bizim gibi sıcak, güneşi bol ve suyu sınırlı bir şehirde ise çim demek, yaz boyunca hortumla su basmak demektir, ki hepimiz buna şahit olmuşuzdur. Yani sınırlı bir kaynağı, sırf alışkanlık diye tüketiyoruz.

Rakamla konuşalım ki mesele netleşsin;
Manisa ikliminde 1 metrekare çim alan yılda yaklaşık 800 ila 1.000 litre su tüketiyor. Orta büyüklükte bir sitenin yalnızca çim alanları için bu, yılda binlerce ton su demek. Sonra dönüp “Manisa neden susuz kalıyor?” diye soruyoruz. Cevaplardan biri aslında gözümüzün önünde.

Dünyada bu gerçeği bizden önce fark eden şehirler var. Las Vegas çimi yasakladı. Kaliforniya’da birçok belediye suyu çok tüketen peyzajdan vazgeçti. İspanya’nın güneyinde çim artık istisna. Akdeniz bitkileriyle yeşil alan yapılıyor. Çünkü başka çare yok.

Manisa için de var. Hem de fazlasıyla.
Fare kulağı, sürünücü kekik, sedum türleri, lavanta, gazanya… Hem bizim iklime uygunlar, hem bakımları kolay, hem de suyu hoyratça tüketmiyorlar. Yani yeşilden vazgeçmiyoruz; yanlış yeşilden vazgeçiyoruz.

Bu grafik, Manisa iklim koşullarında 1 metrekare alan için çim ve çime alternatif yer örtücü bitkilerin yıllık su tüketimini karşılaştırmaktadır. Çim, benzer yeşil görünüm sunan alternatiflere göre %60 ila %85 oranında daha fazla su tüketirken; fare kulağı özellikle site bahçeleri ve park alanlarında çime en yakın görüntüyü sunan güçlü bir alternatif olarak öne çıkmaktadır. Sürünücü kekik ve sedum türleri, refüjler, eğimli alanlar ve bakımı zor bölgeler için son derece uygundur. Lavanta ise yol kenarları, park sınırları ve geniş peyzaj alanlarında hem düşük su tüketimi hem de dayanıklılığıyla öne çıkar. Bu bitkiler Manisa’nın ekolojisine daha uyumlu olup çok daha az sulama gerektirirken, kentsel yeşil alan ihtiyacını da karşılamaktadır. Dolayısıyla mesele yeşilden vazgeçmek değil, suyu hoyratça tüketen alışkanlıklardan vazgeçmektir.

Suyumuzu korumak sadece kamunun, belediyelerin ya da yöneticilerin görevi değil. Bu, hepimizin sorumluluğu.
Ben bir Manisalı olarak, çim kullanımının azaltılması ve su dostu peyzaj uygulamalarına geçilmesi konusunda hazırladığım dilekçeyi Manisa Büyükşehir Belediyemize verdim. Çünkü eleştirmek kadar, çözüm önermek ve sorumluluk almak da gerekiyor. Site yöneticileri, müteahhitler, peyzaj firmaları, evinin önüne çim eken herkes…
Bu şehir hepimizin.

İngiltere’nin çimini Manisa’da yaşatmaya çalışmayalım artık. Manisa’nın çime değil,
suya ihtiyacı var.

Sayın Başkanım Besim Dutlulu;
Manisa’nın su gerçeğini en yakından bilen ve bu konuda çok hassas yöneticilerden biri olduğunuzu biliyorum. Gelin, çim alışkanlığını terk eden ve su dostu peyzaj dönüşümünü başlatan Türkiye’nin ilk ili Manisa olsun. Parklarda, refüjlerde, yeni projelerde çimi kademeli olarak kaldırıp Manisa’nın iklimine uygun yer örtücülere geçelim. Manisa bu dönüşüme öncülük ederse, emin olun arkasından birçok şehir gelecektir.

Saygılarımla.