486 yıllık köklü geçmişiyle Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali bir kez daha geride kaldı. Festival kapsamında bu yıl ikinci kez düzenlenen Manisa Mesir Fotoğrafçılar Maratonu ise Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen fotoğrafçıları Manisa’da buluşturdu. Rahmetli Ferdi Zeyrek döneminde ilk adımı atılan organizasyon, şehrin kültürel hafızasına önemli katkılar sunmaya devam ediyor. Çekilen yüzlerce kare sayesinde hem festivalin ruhu kayıt altına alındı hem de belediye arşivine değerli fotoğraflar kazandırılmış oldu.

Ancak her güzel organizasyonda olduğu gibi, bu maratonun ardından da konuşulması gereken bazı noktalar ortaya çıktı.
Fotoğrafçıların en çok dikkat çektiği konulardan biri, mesir saçımı sırasında Sultan Camii kubbelerindeki görüntü kalabalığı oldu. Saçımı gerçekleştiren görevliler dışında farklı kişilerin de kubbelerde bulunması, özellikle geniş açı ve simetrik kadraj çalışan fotoğrafçılar için ciddi bir görsel karmaşa oluşturdu. Hatta zaman zaman görevli olmayan kişilerin de mesir saçımına katıldığı görüldü. Oysa bu tarihi ve sembolik anın daha estetik biçimde kayıt altına alınabilmesi için kubbelerde yalnızca görevli hocaların bulunması çok daha doğru bir uygulama olacaktır.

Festivalin ardından en çok tartışılan başlıklardan biri ise yarışma sonuçları oldu. Açık konuşmak gerekirse, bu konuda rahatsızlığını dile getiren sadece birkaç kişi değil. Yarışmaya katılan birçok fotoğrafçı, dereceye giren bazı karelerin tartışmalı olduğunu düşünüyor. Sosyal medya üzerinden paylaşılan elenmiş fotoğraflara bakıldığında, gerçekten de oldukça güçlü ve etkileyici karelerin değerlendirme dışında kaldığı görülüyor.

Artık fotoğraf dünyası yalnızca sergi salonlarında değil; sosyal medya platformlarında da yaşıyor. Yarışmaya katılan pek çok isim çektiği kareleri kendi hesaplarında paylaşırken, fotoğrafçılar arasında doğal olarak fikir alışverişleri de yapılıyor. Bu paylaşımlar, yarışma sonuçlarına dair soru işaretlerini daha görünür hale getirdi.

Öyle ki bazı fotoğrafçı arkadaşlarım, yaşadıkları hayal kırıklığı nedeniyle gelecek yıl düzenlenecek maratona katılmayı düşünmediklerini söylüyor. Bu durumun organizasyon adına dikkate alınması gereken önemli bir geri bildirim olduğu kanaatindeyim.

Elbette jüri üyelerinin işi kolay değil. Yüzlerce kare arasından seçim yapmak ciddi bir sorumluluk gerektiriyor. Ancak Mesir Festivali’nin ruhunu en güçlü şekilde yansıtan anın, Sultan Camii kubbelerinden yapılan saçım olduğu da bir gerçek. Bu nedenle o atmosferi taşıyan karelerin değerlendirmelerde daha fazla ön plana çıkması gerektiği düşünülüyor.

İstanbul’dan, Kocaeli’nden ve Türkiye’nin birçok farklı şehrinden Manisa’ya gelen fotoğrafçılar günler boyunca emek verdi. Her biri bu şehrin kültürünü, heyecanını ve insan hikâyelerini kadrajına taşımaya çalıştı.

Dileğimiz, gelecek yıllarda hem organizasyon sürecinin hem de değerlendirme aşamalarının daha titiz yürütülmesi. Çünkü Mesir Festivali yalnızca bir etkinlik değil; Manisa’nın hafızasıdır. Bu hafızayı kayıt altına alan fotoğrafçılara da aynı özenin gösterilmesi gerekir.

Sağlıcakla kalın.