Manisa’nın simge isimlerinden, halk arasında “Yüksek Topuklu Adam” olarak tanınan Nusret Faruk Bengi’nin evinde çıkan yangında hayatını kaybetmesi, kentte derin bir üzüntü yarattı.
Öğretmen bir anne ve babanın oğlu olduğu bilinen Bengi’nin, geçmişte Manisa’da hükümet tabibi olarak görev yaptığı ifade ediliyor. Uzun yıllardır kent yaşamının içinde yer alan, ancak bir o kadar da kendi dünyasında yaşayan Bengi’nin vefatı, onu tanıyan ya da yıllarca uzaktan gözlemleyen pek çok kişi için sarsıcı oldu.
Gizemli bir karakterdi. Pek kimseyle konuşmaz, çoğu zaman yalnız yürürdü. Siyah kıyafetleri, uzun paltosu, yüksek dolgu topuklu ayakkabıları, iri yapısı ve uzun saçlarıyla Manisa sokaklarının alışılmış figürlerinden değildi. Ama belki de onu unutulmaz kılan tam olarak buydu.
Daha çok Beyazfil ile Ulupark arasında yürürken görülürdü. Kentin o hattında, kendine özgü yürüyüşüyle dikkat çeker, bakışları üzerine toplardı. Onu tanıyan azdı, merak eden çoktu.
Hakkında pek çok şey söylendi. Mesleğinden uzaklaştırılmasının ardından psikolojik olarak zor bir süreç yaşadığı da konuşulanlar arasındaydı. Ancak sebep ne olursa olsun, kimseye zararı olmayan, kendi halinde bir yaşam sürüyordu.
Belki seçtiği hayat, belki de hayatın onu sürüklediği bir yoldu bu. Ama o, farklıydı. Ve bu farklılık, Manisa’nın hafızasında silinmeyecek bir iz bıraktı.
Kimi zaman bir şehir, insanlarıyla anlam kazanır. Nusret Faruk Bengi de Manisa’nın hafızasında yer eden, sessiz ama dikkat çekici hikâyelerden biriydi.
Allah rahmet eylesin.