Son birkaç yıldır Manisa’daki en önemli tartışma konusu. Gittikçe büyüyor. Girdiğimiz her haber inanılmaz tıklanıyor. Yorumlar ardı ardına sıralanıyor. Belli ki kartlı sayaç kullanan birçok kişi dertli.    
Kartlı sayaç uygulaması yaygınlaştıkça sorun daha çok kişiye sirayet ettiği için tartışmaya daha çok kişi katılıyor.
Hal böyle şuan…
Peki neden?
Bu sorunun temelinde gerçekten siyasi sebepler mi var?
MASKİ’nin son gönderdiği açıklamadan biraz buna vurgu yapılmış.
MASKİ diyor ki;
“Vatandaşa böylesi bir tasarruf ve kolaylık sağlayan sistem, siyasi amaçlarla her fırsatta kötülenerek, kamuoyunun konu hakkında yanlış yönlendirilmesine neden olunmaktadır.” 

Sanırım geçtiğimiz günlerde Ak Parti’den yapılan açıklamaya cevaben bu açıklama yapıldı.
Ama kaçırılan bir detay var. O da vatandaşın hakikaten bu işten müzdarip olduğu gerçeğidir.
Kartlı sayaç sorununun siyasi amaçla kullanılması vatandaşın haksız olduğu anlamına gelmemeli.
Bence işin siyasi kısmına dalarsak bu iş inatlaşmaya gider, dolayısıyla vatandaş daha da mağdur olur.
Ben yapıcı eleştirilerle soruna “Bağcıyı dövmek değil, üzüm yemek” penceresinden bakan biri olarak, bazı kesimlerin yaptığı gibi gaz vermek, pohpohlamak yerine olanı söyleyeyim ki pembe görünmesin her şey!     
Vatandaş kartlı sayaçtan memnun değil!  
Bunu her “Kartlı sayaç” kelimesinin geçtiği haberde veya konunun açıldığı her yerde gelen tepkilerden anlıyorum.
Bu sorunun temelinde psikolojik, sosyal sebepler var. Tepki gösterenler sıradan vatandaş. Bu bir siyasi hareket değil.
Bence tepkinin altında yatan en önemli etken şu;
Vatandaş suyunun her an kesilme, bitme ihtimalini sevmiyor. Ve iki de bir gidip kontör yükler gibi prosedürle de uğraşmak istemiyor.
Sebepleri çoğaltabiliriz…
Bu biraz kontörlü telefonlara benziyor. Mesela ben asla kontörlü telefon kullanamam. Çünkü her ay konuşma sürem veya kullanım şeklim değişiyor. Faturam ne ise gider öderim.  
Kartlı sayaç uygulamasıyla sanki vatandaşta bu korku, bu algı oluştu. Dolayısıyla uygulama büyük bir toplumsal tepkiye dönüştü.
Belki memnun olanlar da vardır, bilemiyorum.
Ama genel bir memnuniyetsizlik sözkonusu. 
Burada MASKİ suçludur noktasında asla değilim. Yazmının çerçevesi sadece vatandaşın sesine kulak verilmesi yönünde. Ya gerçekten vatandaş haklıysa. Ya gerçekten bu uygulama yanlışsa!..     
Bu ihtimali düşünmek için çok sebep var. 
MASKİ’nin çok değerli bir genel müdürü var. Sayın Yaşar Coşkun’un olayı çok yönlü irdelediğini düşünüyorum. Çünkü MASKİ bu sistemi vatandaşı mağdur etmek için getirmedi. MASKİ genel kurulunda tüm partilerin katlımıyla kartlı sayaç kararı alındı.  Tasarruf, suyun idareli kullanımı ve biraz da kaçağın önüne geçmek amacıyla bu sistem devreye sokuldu.
Ancak evdeki hesap çarşıya bir türlü uymuyor. Tepkilerin, itirazların hatta mahkeme kararlarının ardı arkası kesilmiyor. MASKİ bu itirazlara daha ne göğüs gerecek? 
Sözün özü;
Kartlı sayaç sisteminin tekrar gözden geçirilmesi zaruridir!