Naçizane gözlemlerim sonucunda; kitapla ilişkileri açısından insanları 4’e ayırıyorum. 1- Kitap Okumayı Sevmeyenler. 2- Kitap Okumayı Çok Seven Ama Okumaya Vakit Bulamayanlar. 3- Kitap Okumayı Sevenler. 4- Okumadan Duramayanlar. Sanırım ben
Naçizane gözlemlerim sonucunda; kitapla ilişkileri açısından insanları 4’e ayırıyorum.
1- Kitap Okumayı Sevmeyenler. 2- Kitap Okumayı Çok Seven Ama Okumaya Vakit Bulamayanlar. 3- Kitap Okumayı Sevenler. 4- Okumadan Duramayanlar.Sanırım ben, 3 ile 4. grup arasında gidip gelenlerdenim. 2. grubu hiç anlayamayanlardanım. 1. grubu, 2. gruba göre çok daha dürüst bulanlardanım. Hiç karışık değil, kitapseverler benim ne demek istediğimi anladı.
Sevgili kitapseverler, ben bugünlerde pek sevinçliyim, paylaşmak isterim. Sevincimin nedeni, 25 Şubat - 05 Mart 2012 tarihleri arasında Manisa’da Kitap Günleri düzenleniyor olmasıdır. Yıllardır Nisan’ı bekleyip, İzmir’e gitmek hiç şikayet ettiğim bir şey değil ama, İzmir’e gitmek zorunda olmadan kitapların bana gelmesi de oldukça güzel. Öte yandan ilk kez düzenlenen bir etkinliği, gelenekselleşmiş bir kitap fuarıyla kıyaslıyor da değilim yanlış anlamayın, biz yine Nisan’da İzmir’e gitmeye devam tabii ki. Ama öte yandan düşünmemek ve düşlememek elde değil, büyük şehir olma yolunda hızlı adımlarla ilerleyen Manisa’mızın bir kitap fuarı olsa fena mı olur? Farkında mısınız bilmiyorum, bu küçük ve mütevazı etkinliği, günün birinde, büyük bir kitap fuarına dönüştürmek bizlerin elinde. Kaç kişiyizdir bilmem. Bildiğim, az da olsak çok da olsak, kitapseverler olarak bu etkinliğe ilgi gösterir, sahip çıkarsak, ilimizde bir kitap fuarının düzenlenmesinin yolunu açabiliriz. Bu etkinliği, büyük bir kitap fuarının çekirdeği haline getirebiliriz. Samimiyim, inanarak söylüyorum. Bu son derece mümkün. Yapmamız gereken bir tane şey var. O da şu: Bu etkinliğe katılan yayınevlerinin, buradan giderken, ‘Manisa’da ne çok okur varmış’ diye düşünmelerini sağlamak. İşte bu, evet bu ve zor değil, imkansız hiç değil. Toplayalım, arkadaş, eş dost, akraba, çoluk, çocuk gidelim Kültür Merkezi’ne. Uzak değil, ters değil, Şehrin göbeği. Yolumuzun sürekli düştüğü bir yer. Malum, İzmir’e gitmeye üşenmiyoruz bizler. Şuracıkta, gözümüzün önünde, iki adımlık yer. Dolaşmak bile ilgi göstergesi inanın, alışveriş yapmak şart değil, kitaplarla haşır neşirlik bile zevktir bilirsiniz. Elinize almak, dokunmak, hatta koklamak, önsözünü, arka yüzünü okumak, hoşunuza giderse almak, gitmezse bırakıp, bir diğerinin keşfine çıkmak. Benim sınıflamaya göre, 3. ve 4. grup mensupları, beni çok iyi anladığınızdan ve çağrımı dikkate alacağınızdan eminim. Bu nedenle çağrımı asıl, yazımla ilgili olarak ‘ Amma çok saçmalamış, ne o öyle koklamak falan’ diye düşünen 1. ve 2. gruba yapmak istiyorum. Lütfen gelin. Hiçbir şey olmazsa, saçmalıklarımı yüzüme vurma imkanınız olur. Ben orada olacağım. Orada olma sebebim birinci planda; Kitaplarla iç içe olmak, Yaşadığım sürece sormaktan vazgeçmeyeceğim ‘keşfetmediğim hangi güzellikler var acaba?’ sorusuna yeni yeni yanıtlar bulmak, Düşünüp durduğum halde bir türlü ifade edemediklerimi, pek bi güzel söze döküvermiş bir kafa dengiyle daha tanışmak, Ya da şimdiye kadar hiç aklıma gelmemiş bir konuyu aklıma düşüren bir kitap bulmak, En bi güzeli de, hayatta kesin bildiğim bazı şeylerin, aslında öyle olmayabileceğini gösteren, bana yargılarımı sorgulatan, bakış açılarımın ayarlarıyla oynayan, bir yazar, bir roman, bir öykü, bir deneme, bir şiir ya da sadece bir fikir, KEŞFETMEKTİR Amacım. Bu sonuncular çok değerlidir sahiden. Çünkü derler ki yüzüme yüzüme; ‘ Ey Naime Hanım, sen pek bi atıp tutuyon da, işin aslı öyle değil, konunun bir de bu boyutu var, bu açıdan düşündün mü?’ İşte bunu böyle yüzüme söyleyiveren yazarlar ve eserlerdir benim kıymetlim. Çünkü, sayelerinde GELİŞİRİM. Neyse, çok uzattım. Orada bulunmamın ikinci amacı da; ‘Manisa’da Olmaz’ önyargılarıyla savaşmak olacak. İstenilirse, her şeyin, her yerde olabileceğini iyi bilenlerdenim. Mesela, bundan 6 yıl önce Manisa’da Tarım Fuarı’da olmazdı. Ama birileri ‘Ya neden olmasın bir deneyelim. Umudumuz kalacağına emeğimiz kalsın’ dedi ve pek ala oldu. Şu anda bölgede adı anılır, giderek büyüyen bir fuar. Dolayısıyla bu da olur. Ayrıca KİTAP kadar güzel, bir başka konu var mı acaba? Olsun. Manisa’mızda olsun. Olduralım.