Ahmet ÜNSAL Yazdı….
İmzalar atıldı projeler hayalden öteye gitmedi
Farklı bir pencere bakıldığında ise ‘Eşeği önce kaybettirip sonra buldurma’ çabası işe yarayacak mı hep birlikte göreceğiz…
Türkiye’de 2026 tarihi itibari ile 81 il bulunuyor. Birileri bu sayısı popülist politikalarla tıbkı geçmişteki politikacılar gibi hayali il isimleri arttırmayı düşünse de gerçek ortada. Gelelim milli gelirden illerin topladığı vergi dilimlerine bakıldığında Manisa hatırı sayılır bir miktarı kapsadığından hiç şüphem yok. Bunu ben demiyorum aylar ve yıllar itibari ile açıklanan ihracat ve toplanan vergiler ortaya koyuyor,Peki Milli gelirden Manisa ne kadar pay alıyor derseniz her zaman olduğu gibi hak ettiği ölçüde alamadığını gönül rahatlığı ile belirtmek isterim.
Bugün için 2 milyon’a yakın bir nüfusa sahip olan Manisa şehrinde tarihsel olarak baktığımızda ise Şehzadeler şehrinden göz ediyorum.Tarihte ilk Paranın basıldığı Sardes’i içerisine alan Manisa’dan söz ediyorum.Her dönemde siyaseten güçlü olan şehre atıfta bulunuyorum.Tarımının güçlü olduğu kadar Sanayisi ile güçlenen bünyesinde dünyanın en büyük dev yatırımcıların olduğu uluslar arası şehir Manisamdan söz ediyorum.
Bu şehir dünde olduğu gibi bugünde gerçekten sahipsiz muhtemeldir ki dünya literatürüne ‘Sahipsiz Şehir’ olarak girecek.
Her şey projelerin imzalandığı evraklar üzerinde kalıyor.Sadece onunla kalınsa iyi bir şekilde çocukluk yolu Manisa ile kesişmiş hastalandığında bu şehirde şifa bulmuş vefalı Morris Şinasi unutmadığını gösteren kendi adına Uluslar arası Morris Şinası Çocuk Hastanesini kurmuş ve her yıl binlerce dolar yollamış. Peki biz karşılık olarak nasıl bir vefa pardon Vefasızlık örneği sergiledik.
Hastaneyi 1.6 milyar liraya kapitalist sermayece kurulan Şehir Hastanesine peşkeş çektik.
Morris Şinasi Vakfının kurduğu Hastaneyi organ mafyası gibi iliklerine kadar boşaltarak ‘Vefasızlık’ örneğinin dibine kadar indirgedik.
Geçtiğimiz ayın son gününde tarihler 30 Ocak 2026’yı gösterdiğinde şehrin önemli otelinde Dönemin iki dönem Meclis Başkanlığını üstlenmiş olan zaman zaman Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ters düştüğü ile yol ayrılıkları yaşayan Manisa’nın en yetiştirdiği Hukukçu kimliği ile bilinen Bülent Arınç’ın öncü olduğu, şehrin önde gelen iş insanlarından İsmail Akçura’nın da katıldığı sunumu ise FETÖ İntisaplı bir başka değişle FETÖ İtirafçısı olarak bilinen Fahrettin Er’in sunum yaptığı etkinlikle Morris Şinasi Hastanesinin yeniden ayağa kaldırılması etkinliği yaşandı.
Şehir dışında olduğum için etkinliğe katılamadım.Gerçekten Manisa’da olsaydım katılır mıydım bilinmez ancak Gazeteci kimliğim ile zorunlu olarak katılırdım diyorum.
Daha doğru bir başka değişle katılmalıydım derim. Sonuçta katılamadım.Ancak Bülent Arınç’ın muhafazakar yönü güçlü olduğunu sağır sultan bilir.Anlamadığım tek şey var Ailece Entellektüel ile yaşam biçimiyle tanınan kıymet verdiğim iş insanı İsmail Akçura’nın Fahrettin Er tarafından nasıl ikna edildiğini hafızam almıyor.Etkinliğe şehrin Atatürkçü olarak kendilerini toplum nezninde lanse edenler Fahrettin Er’in sunumunu sonrasındaki yazdığı kitaba isimleri yazdırmak için uzun kuyruklara girmiş olmalarını şaşkınlıkla karşıladım.Kaldı ki kalkıp ta birisi ‘Bu hastanenin alet ve tarihsel ameliyat aletleri ne oldu’ diye sormadı mı ?.
Manisa’nın tek Parti Genel Başkanı olan CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in bu etkinliğe davet edilip edilmediğini bilmiyorum.Eğer katılmış olsa idi böyle garip bir tablonun içerisinde olması kaçınılmaz olacaktı.
Sözde Sağlık Bakanlığınca Morris Şinasi Hastanesinin yeniden hastane olarak yeniden hizmete açılması için 120 milyon liralık yatırım bütçesi ayrıldığı açıklandı aynı etkinlikte.
Tamda bu gelişme için şöyle bir söz geldi aklıma ‘Eşeği önce kaybettirip sonra buldurma’.
Sağlık Bakanlığı ve Devlet olarak salt Morris Şinasi Vakfının yıllık göndermesi gereken para musluklarını kapatmasıyla hastanenin kapısına mühürü vurduk.Hiç vakit kaybetmeden eski sağlık il müdürü binası ve üzerinde lojmanın yer aldığı binayı bir çırpıda yıkıp yerine devasa bir Sağlık İl Müdürlüğünü binasını konduruverdik bahçesine.
Bunun öncesinde Celal Bayar Üniversitesi Tıp Hastanesi kuruverdik.Hastaneni kendi yerine taşınmasının ardından ortada bina kalmasın diye yep yeni kullanılabilir binaları ‘Depreme Dayanıklı değildir’ raporu ile yıkıverdik.Ortalığı pırıl pırıl hale getirdik.Mevcut Morris Şinasi Hastanesi içerisine de Yeşil Ay’ı yerleştirdik.
Bir gizli el Morris Şinasi Vakfının ABD’deki yöneticilerine ulaşarak ‘Bakın biz oraya bakanlık üzerinden ciddi bir yatırım yapacağız yeniden hastaneyi ayağa kaldıracağız’ sözleriyle daha doğrusu ‘Kaz gelen yerden tavuk esirgenmez’ mantığı ile hareketle Vakıfın para musluğunu açmasının yolunu beklemeye başlanıldı.Vakıf bakanlığın yatırımını somut olarak gördüğü andan itibaren yıllık 1,5-2 milyon Doları Sağlık Bakanlığının hesabına yatırabilir.Buda şu demektir.
2 milyon dolar 94 milyon eder.İki yılda gelecek para 188 milyon TL demektir. Sağlık Bakanlığın iyileştirme yatırımı 120 milyon lira. ABD’deki vakfın iki yılda yollayacağı para ile yatırımın çok çok önünde kaynak demektir.Onun için dedim ‘Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez’!…
Gelelim alkışlar imzalanan ve bugüne kadar bir tek adım atılmadan gerçekleşmesi hayal olan yine gerçekleşmeden tarihin tozlu raflarının arasına giren Spil Teleferik projesine.
Bu tepeden şu mahalleden mi geçsin,Dönemin Büyükşehir Belediye Başkanınca Uncubozköy’ün üzerinden Şehzadeler Belediyesi ve ilgili yatırım bakanlığınca Mevlevihane veya ağlayan kayanın üzerinden geçmesi uygundur denilen ve Ankara’da bakanların ve şehrin ilgili yöneticilerin katılımıyla alkışlarla imzalanan ‘Spil Teleferik projesi’ günümüze gelindiğin Ne denli hayalden öteye gidilmediği gün gibi aşikar oldu.
Diyeceksiniz nerede belge sıkı durun imzalanan o tarihi günün belgesini tarihleri ile yazıyorum.
Şehzadeler Belediyesinin iki dönem belediye başkanlığını üstlenen Ömer Faruk Çelik, Dönemin Tarın ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nu en güç milletvekili Recai Berber ile makamında ziyaret ederek ‘Spil teleferik’ projesinin ihale müjdesi öğrendikten hemen sonra Manisa’ya gelerek ilgili basın mensuplarına “İHALE TAMAM, TELEFERİK İNŞAATI BAŞLIYOR.2017’DE SPİL’E TELEFERİKLE ÇIKACAĞIZ” müjdesini paylaştı.
Bu tarihinin üzerinden tam 24 saat geçti tarihler 27 Mayıs 2015 gösterdiğinde bu projenin hayalden öteye gitmediği resmileştiren ihale protokolünün imza töreni Ankara’da gerçekleşti.
Alkışlar arasında Spil’deki 50 yıllık teleferik rüya proje 100 milyon liralık yatırımla tamamlanacak açıklaması peşinden geldi.
Bugün için 11 yıllıdır ilgili yatırım bakanlığının tozlu raflarına terk edilen Tarihi projeye kimler imza attı.
Dönemin Manisa Valisi Erdoğan Bektaş, Doğa Koruma ve Milli Parkalar Genel Müdürü Nurettin Taş, Orman ve Su İşleri Bakanlığı 4. Bölge Müdürü Rahmi Bayrak, TBMM Plan Bütçe Komisyon Başkanı ve AK Parti Manisa Milletvekili Recai Berber, AK Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ, Şehzadeler Belediye Başkanı Ömer Faruk Çelik, AK Parti İl Başkanı Zülfikar Gürcan katıldı.
Peki projenin içerisinde neler vardı dersiniz.
Spor oteli 246 yataklı, sağlık oteli ise 132 yataklı olacak. 41 bin 300 metrekarelik alan üzerine ise futbol, basketbol, voleybol sahaları, tenis kortları ve spor salonundan oluşan spor kompleksi yapılacak. 5 buçuk kilometre uzunluğundaki teleferiğin başlangıç noktasının ise Ağlayan Kaya’dan olacağı belirtildi.
Tekinalp Şirketler Grubu aldı. Yap-işlet-devret modeliyle gerçekleştirilen ihaleyi kazanan firmaya Doğa Koruma Milli Parklar 4. Bölge Müdürlüğü’nde düzenlenen imza töreni ile yer teslimi yapıldı.
Manisalılar böyle bir rüya ile uyutuldu.Ancak Ne Ana muhalefet nede farklı partilerin Milletvekilleri dönemin Belediye Başkanı Ertuğrul Dayıoğlu’nun parasızlıktan hayata geçiremediği Teleferik pnojesinin akibetini sormadı ve sorgulamadı.Oysaki denilen 2017 tarihinde bitmiş olsa idi.Şimdi Spil Turizm cenneti olacaktı.Yazık oldu onca giden yıllara ve hayallere Vesselammm…
Bunu Hamalın Kırında yapılması planlanan ’Liseler Kampüsü’ nü dahil edersek bugün yıktığımız liseler,ilkokullar ve Ortaokulların bugün için eksikliğini zerre kadar hissetmezdik.Ah birde içlerini nitelikli Çağdaş Eğitim Müfredatını oluşturacak Atatürkçü eğitimcilerle doldurabilseydik.Bugün için eğitimin belletmen,cemaat mantığının hüküm sürdüğü sürecin kucağına atmazdık.
İşte yazımın başında söylediğim gibi bu şehir gerçekten sahipsiz ve günden güne sahipsiz kalmaya doğru hızla yol alıyor…
Son Sözzzz…
Rüya Teleferik projesi,Toplu Liseler Kampüsü,Yıllar öncesinde olduğu gibi minicik bedenlerin şifa bulacağı Morris Şinasi Hastanesinin kapılarının yeniden açılacağı günleri hep birlikte göreceğimizin umudunu taşıdığımı belirtmek isterim.
İş dünyasına yön veren Hasan Türek,Bülent Koşmaz, Tarıma yön veren Nuri Sorman,İnsana dokunan gerçek belediyeciliği yaşamadan genç yaşta bizlere veda eden Ferdi Zeyrek,Gülşah Durbay kardeşim sizleri özlüyor olacağız.Mekanlarınız Cennet olsun.Saygılarımla…..


