Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezuniyet töreninde Kur'an-ı Kerim'den bir ayetin yer aldığı pankart nedeniyle yaşanan olaylarla ilgili soruşturma başlattı.
YÖK'ten yapılan yazılı açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:
"Yeditepe Üniversitesinde gerçekleştirilen Hukuk Fakültesi Mezuniyet Töreni sırasında yaşanan ve kamuoyuna yansıyan olaylarla ilgili olarak Yükseköğretim Kurulu tarafından soruşturma başlatılmıştır. Üniversiteler, farklı görüşlerin ve inançların özgürce barındığı müstesna kurumlardır. Gençlerimizin anayasal güvence altında olan inanç, ifade ve eğitim haklarının zedelenmesine müsamaha gösterilmesi kesinlikle söz konusu olamaz."
NE OLMUŞTU?
Yeditep Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nin mezuniyet töreninde bir öğrenci, mezuniyet fotoğrafı çekimleri sırasında "Emrolunduğu gibi dosdoğru ol" yazılı pankart açtı. Pankarta yönelik herhangi bir fiziki engelleme görülmezken diğer mezun öğrenciler de sahneye çıktı. Pankartı tutan öğrenci ise arkada kaldı. Pankartı tutan söz konusu öğrenci Mustafa Malo ise pankartının bilinçli şekilde kapatıldığını iddia ederek üniversite yönetimini suçladı.
REKTÖRLÜK AÇIKLAMA YAPMIŞTI
Üniversite ise konuyla ilgili açıklamasında pankartın açılmasına kurumsal olarak herhangi bir engelleme yapılmadığı, yaşanan gerginliğin öğrenciler arasında meydana geldiği belirtilerek, olayla ilgili idari inceleme başlatıldığını bildirdi. ilk değerlendirmeye göre olayın "pankartın içeriğinde yer alan Kur'an-ı Kerim ayetine yönelik olmadığı, kişiye yönelik olduğu" ifade edilmişti.
Açıklamada şunlar kaydedilmişti:
"Yeditepe Üniversitesi Rektörlüğü'nden,
Üniversitemizde 07.07.2026 tarihinde gerçekleştirilen Hukuk Fakültesi Mezuniyet Töreni'ne ilişkin olarak, sosyal medyada kurumsal itibarımızı hedef alan iddialar nedeniyle kamuoyunun bilgilendirilmesi amacıyla aşağıdaki açıklamanın yapılması gerekli görülmüştür.
Üniversitemiz, tüm mezunlarımızın bu özel gününü sorunsuz ve onurlu bir şekilde kutlamayı hedeflerken, bazı öğrencilerimizin pankart açması, bazılarının ise buna gösterdiği tepki ve engelleme girişimi ile bunun yarattığı görüntüler, mezuniyet sevincimizi gölgelemiştir. Yeditepe Üniversitesi, kurulduğu günden bu yana Anayasamızın temel ilkelerine, milli ve manevi değerlere, inanç hürriyetine ve akademik özgürlüğe her zaman tam bir sadakatle bağlı kalmıştır. Üniversitemiz, öğrencilerimizin inanç özgürlüğünün teminatıdır. Bizler hiçbir öğrencimizin inancından dolayı baskı görmesini veya başka öğrencilerimiz tarafından temel haklarının engellenmesini doğru bulmuyoruz. Kurumumuzun adını inanç veya din karşıtlığıyla yan yana getirmeye çalışmak, köklü geçmişimize ve evrensel eğitim anlayışımıza yapılmış açık bir haksızlıktır.
Yeditepe Üniversitesi, Anayasamızın güvence altına aldığı inanç ve düşünce özgürlüğüne, akademik özgürlüğe ve ifade hürriyetine her zaman bağlı kalmıştır. Kur'an-ı Kerim'den bir ayetin yer aldığı pankartın açılmasına kurumsal olarak herhangi bir engelleme yapılmamıştır. İlk değerlendirmelere göre törendeki fotoğraf çekimi esnasında öğrenciler arasında yaşanan durumun, pankartın içeriğinde yer alan Kur'an-ı Kerim ayetine yönelik olmadığı, kişiye yönelik olduğu yönündedir. Bununla birlikte, bu pankarta gösterilen tepki ve pankartın görünüşünü engelleme girişimi, üniversitemizin değerleriyle de bağdaşmamaktadır. Hiçbir kutsal değere veya inanca saygısızlık kabul edilemez.
Bazı sosyal medya mecralarında iftira edildiği şekilde, üniversitemizin İslam Dini karşıtı bir duruşu veya tutumu asla mevzubahis olmayıp, yerleşkemizdeki ana binaların giriş kapılarında, kurulduğumuz günden beri Kufi harflerle ALLAH (C.C.) ve Muhammed (S.A.V.) yazmaktadır. Öte yandan, üniversitemizin halen yargı aşamasında derdest olan bir ceza davasıyla ilgili herhangi bir görüşte ya da açıklamada bulunması da katiyen söz konusu değildir.
Olayla ilgili olarak:
Gerekli idari inceleme derhal başlatılmıştır.Gelecekteki mezuniyet törenlerinde benzer olayların yaşanmaması için ilgili protokol ve kurallar gözden geçirilecektir.
Yeditepe Üniversitesinin bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da inanç ve düşünce özgürlüğünün en güçlü güvencelerinden biri olmaya devam edeceğini kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız."



