2017 yılında PKK terör örgütü tarafından Diyarbakır'da şehit edilen Mehmet Devran A.'nın kardeşleri, trafikte tartıştıkları kişilerin kendilerine musallat olmasından dolayı zor günler geçirdiklerini söylüyor.

Şehit kardeşi Yunus A., ağabeyi Mahsum A.'nın kayınbiraderi Kerim K. ile birlikte Temmuz 2025'te Adana'da trafikte bir grupla tartıştı. Bu gruptan biri kavga sırasında yaralanınca olay kan davasına dönüştü.

Grup aracılar üzerinden şehit ailesinden 100 deve, bugünün parasıyla yaklaşık 40 milyon lira 'kan parası' istedi.

Yunus A. ve Kerim K. bunu karşılayamadı ve evlerinin kundaklanması sonucu aileleriyle birlikte polis eşliğinde Adana'dan göç ederek farklı şehirlere dağıldı.

Olayların kardeşi ve kayınbiraderinin yaşadığı bir kavgayla başladığına değinen Mahsum A., sürecin kontrol edilemez bir hale geldiğini dile getirdi:

“KENDİLERİNİ DEAŞ TERÖR ÖRGÜTÜ MENSUBU OLARAK TANITTILAR”

"Bu şahıslar, kendi beyanlarına göre ve tarafımıza ilettikleri ses kayıtlarında kendilerini DAEŞ terör örgütü mensubu olarak tanıttılar. Bu kişiler silahlanarak evimizi bastı, üzerimize ateş açtılar. Ailem kendini korumaya çalışırken bir kişi yaralandı.

Bu olaydan sonra, olay yerini görüntülediği için bir bakkala ses bombası atıldı, üst katı silahla tarandı. İnsanlar korktukları için şikayetçi olamadı ancak bu olaylara ilişkin görüntüler elimizde mevcuttur.

“EVLERİMİZ KUNDAKLANDI”

Daha sonra “sulh” için bir araya geldik. Ancak bu süreçte aile evimiz kundaklandı. Ardından kayınbabamın evi de yakıldı. Can güvenliğimiz kalmadığı için Adana'yı emniyet eşliğinde terk etmek zorunda kaldık. Ancak baskılar burada da bitmedi. Bizden “kan bedeli” adı altında 100 deve, yani yaklaşık 40 milyon TL istediler. Ya da evlerimizi vermemizi talep ettiler.

“KAYINBABAMIN TAPUSU ELİNDEN ALINDI”

İzmir'de 9'u çocuk 25 düzensiz göçmen yakalandı
İzmir'de 9'u çocuk 25 düzensiz göçmen yakalandı
İçeriği Görüntüle

Kendi ifadelerine göre, mahkemeleri tanımadıklarını, devleti kabul etmediklerini, şikayetçi olsak bile sonuç alamayacağımızı söylediler. Ses kayıtlarında, adreslerimizi bildiklerini, bizi takip ettiklerini, her an ulaşabileceklerini ifade etmektedirler. Her gün farklı numaralardan tehdit almaya devam ediyoruz.

En son kayınbabamın evine baskı kurularak tapusu ellerinden alınmıştır. Bugün geldiğimiz noktada biz, bir şehit ailesi olarak korku içinde yaşıyoruz. Buradan devlet büyüklerimize sesleniyorum, artık bu yaşananlara bir son verilmesini istiyoruz. Biz yaşadık, başka aileler yaşamasın.”