2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı'nın ilk dönemi tamamlandı.
CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper'den Milli Eğitim Bakanlığı'nın politikalarını değerlendiren açıklama geldi.
"BAŞÖĞRETMENİMİZİN, ATAMIZIN İSMİNE BİLE TAHAMMÜLLERİ YOK"
İlkokul 1. ve 2. sınıflarda geleneksel karne yerine "Öğrenci Gelişim Raporu" sistemine geçilmesini eleştiren Başkan Özalper, "Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin gibi bürokratlar AK Parti'de çok sayıda var. Bu arkadaşların Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'le, bayrağımızla olan dertleri bitmedi. Bu kişilerin Türkiye'nin kurucu değerlerine, Atamıza ve bayrağımıza karşı alerjileri var, bunu ellerine geçen her fırsatta gösteriyorlar. Bakan Yusuf Tekin yine akla hayale gelmeyecek bir işe imza attı ve sırf Atamız, bayrağımız, Gençliğe Hitabemiz var diye geleneksel karneyi 'öğrenci gelişim raporu' denilen bir sisteme çevirdi, yerine AK Parti projeleri koyuldu. Bunların Başöğretmenimizin, Atamızın ismine bile tahammülleri yok. Sonra iş bununla da sınırlı kalmadı, okul takviminde düzenleme yapıldı ve 10 Kasım ara tatilin başlangıcı yapıldı. Atamızın anma etkinliklerinin sınırlı kalması, öğrencilerin etkinliklere katılmaması için özel bir çaba sarf ederek bu düzenlemeyi yaptılar ama bu milletin kalbindeki sevgiyi unuttular. Ne düzenleme yaparlarsa yapsınlar 10 Kasım'larda 7'den 70'e herkes gözü yaşlı bir şekilde ama kararlılıkla, minnetle, şükranla büyük Atasını anacak" dedi.
BAKAN TEKİN'İN KARNESİ: "OTUR SIFIR!"
Bakan Yusuf Tekin'in politikalarını eleştiren CHP'li Özalper, "Okullara sabun ve peçete veremeyen, yüz binlerce öğretmenini işsiz bırakan Milli Eğitim Bakanlığı'nı yöneten Yusuf Tekin'in karnesi bu yıl da sıfırlarla dolu. Her yıl yeni bir sistem getirerek hem öğrencilerin, hem öğretmenlerin, hem de ebeveynlerin aklıyla oynayan Bakan Yusuf Tekin, bu yıl da bizleri şaşırtmayarak en olmayacak işlere ve açıklamalara imza attı. Bu yıl ilk olarak zorunlu eğitim süresinin değiştirilmesi gündeme atıldı ve kamuoyunun tepkisi takip edildi. İş hayatı ve eğitim arasındaki dengeyi baltalayan bu tartışmadan hiçbir sonuç alınamadı, Milli Eğitim Bakanlığı'nın birçok politikası gibi bu politikası da belirsizliklerle havada bırakıldı" dedi.
"ÖĞRENCİLER DE VELİLER DE SINAVLARA GÜVENMİYOR"
Başkan Özalper, "Liselere Geçiş Sınavı sonrası yapılan bazı paylaşımlarla birlikte soruların önceden sızdırıldığı iddiaları öğrencileri de, velileri de ayağa kaldırdı. Yıllarca emek vererek sınava hazırlanan öğrenciler küçücük yaşta kaygı bozukluğu ve güvensizlikle tanıştı, ebeveynler ise varını yoğunu ortaya koyarak adaletine inanmadıkları sisteme karşı çocuklarını yurtdışına göndermeye çalışıyor. Ortada onlarca iddia varken, Milli Eğitim Bakanlığı kafasını kuma gömerek tartışmaların unutulmasını istiyor, bir diğer yandan pırıl pırıl öğretmenler zan altında kalıyor. Eğitimin hiçbir paydaşı, sınav sonuçlarına gönül rahatlığıyla güvenemiyor" diye konuştu.
"PEDAGOJİK FORMASYONU KALDIRARAK EĞİTİM KALİTESİNİ YERLE BİR ETTİLER"
CHP'li İlksen Özalper, "Bakan Yusuf Tekin yine durup durup ortaya müthiş (!) bir fikir daha attı: o da pedagojik formasyonun kaldırılması... Artık öğretmen adayları için üniversitelerde pedagojik formasyon şartı aranmayacak, Milli Eğitim Akademisi çatısı altındaki hazırlık eğitimleri yeterli olacak. Bu, öğretmen kalitesini yerle bir eden bir karar. Eğitim Fakülteleri ayağa kalktı, öğretmen adayları arasında görüş ayrılıkları oldu. Bir diğer yandan ücretli öğretmenlik sorunu da bitmedi. Yüz binlerce Eğitim Fakültesi mezunu atama beklerken, pedagojiye dair hiçbir eğitim almamış on binlerce kişi ücretli öğretmenlik yapmaya devam ediyor" diye konuştu.
"BAKAN TEKİN MESEM ELİYLE ÖĞRENCİLERİ İŞÇİ YAPTI!"
Başkan Özalper, "Okullardaki hijyen sorunu hala devam ediyor. Bakan Tekin birden fazla son model makam aracıyla Ankara sokaklarında gezerken, çocuklarımız okullarda bir sabunu zor buluyor, zaten onu da veliler alıyor. Yeterli hizmet personeli olmaması sebebiyle öğretmenler çocukların sağlığını korumak için sınıfları ve koridoru temizliyor. Okulda öğrencisine hijyen sunamayanlar; sözde iş hayatına hazırladıkları çocukları da koruyamıyor. Öğrencilerin haftada 1 gün okulda teorik eğitim aldığı, geri kalan 4 gün işyerinde çalıştığı Mesleki Eğitim Merkezi denilen bu sistem küçücük çocukları canından etti. Patronlar ucuz iş gücünden kar etti, sistem çocuk işçiliği meşrulaştırdı. Öğrenciler, resmi bir öğretmen gözetimi olmadan tehlikeli çalışma ortamlarına sokuldu. Yusuf Tekin'in bakanlık görevini yürüttüğü sırada 16 çocuk MESEM yüzünden hayatını kaybetti. 2024 ile 2025 yılları arasında en az 72 çocuğun MESEM kapsamında çalıştığı işyerlerinde hayatını kaybettiği belirtiliyor. Tam rakamları öğrenemiyoruz çünkü Yusuf Tekin her konuda olduğu gibi bu konuda da açıklama yapmıyor. Çocuklarımız göz göre göre katlediliyor ya da TBMM gibi bir kurumda bile görüldüğü gibi tacize uğruyor!" şeklinde konuştu.
"YUSUF TEKİN MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI KOLTUĞUNU BİR DAKİKA DAHİ İŞGAL ETMEMELİDİR"
CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper son olarak şu ifadeleri kullandı, "Bakan Yusuf Tekin, kendi döneminde 16 çocuğun öldüğünü bilmesine rağmen hala o koltukta oturuyor. Ne öğretmen, ne öğrenci, ne de veli mutlu ve inançlı... İşte tüm bu sebeplerle, Bakan Yusuf Tekin'in karnesi sıfırdır, Milli Eğitim Bakanlığı gibi Türkiye'nin kurtuluş için kilit noktası olan o koltuğu 1 dakika dahi işgal etmemelidir. AK Parti iktidarı eğitimin ayarlarını tamamen bozmuştur. Sizlere söz veriyoruz, Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında öğrenciler ucuz iş gücü olarak piyasaya sürülmeyecek, öğrenciler hijyen yoksunluğundan her hafta hasta olmayacak, öğretmenler hak ettikleri ücretleri alacak, veliler çocuklarını gönül rahatlığıyla okula götürecek. Türkiye, Yusuf Tekin ve arkadaşları gibi bürokratlardan çok daha fazlasını hak ediyor!" ifadelerini kullandı.




