Haber: Ahmet ÜNSAL

Akşam saatlerinde yapılan basın açıklamasını Eğitim-Sen Manisa Şube başkanı Mehmet Ramazan dönem sözcüsü olarak üstlendi.

Öğretmen katliamların ve şiddete yönelik girişimlerin durdurulması için çeşitli sloganların atıldığı basın açıklamasında konuşan dönem sözcüsü Mehmet Ramazan;

Manisa’da istilacı kokarcaya karşı ‘Samuray Arıcığı’ salımı yapıldı Manisa’da istilacı kokarcaya karşı ‘Samuray Arıcığı’ salımı yapıldı

“İstanbul'un Eyüp ilçesinde bulunan özel bir okulda görev yapan Milli Eğitim Bakanlığı’ndan emekli öğretmen İbrahim Oktugan bir öğrencisi tarafından gerçekleştirilen silahlı saldırı sonrasında hayatını kaybetmiştir.

Toplum olarak hayatımızın her aşamasında evde, sokakta, iş yerlerinde her gün Şiddet olgusuyla karşı karşıya kalıyoruz. Uzun süredir okullarımızı da sarmalamış olması çok sayıda meslektaşımızın şiddetin hedefi haline gelmesine neden olmaktadır. Öncelikle kabul etmek gerekir ki okullarımızın sık sık şiddet haberleriyle gündeme gelmesinde başta Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) olmak üzere tüm yetkililerin, hatta toplumun tüm kesimlerinin sorumluluğu vardır. Toplum olarak hayatımızın her aşamasında yer alan şiddet olgusu, eğitim kurumlarını, okullarımızı ve öğretmenlerimizi de hedef almış durumdadır.

Yaşanan bu şiddet olayları adeta bir bakanlık politikasına dönüştürülen, eğitim emekçilerinin itibarsızlaştırılmasından ayrı düşünülemez. Bugün bir eğitim emekçisini hayattan koparan ne basit bir öfke krizi, ne failin öğrenci ya da veli oluşu, ne de öğrencinin uyruğu ile ilgilidir. Bizzat bakanın yaptığı açıklamalarda eğitim sisteminde yaşanan olumsuzlukların temel nedeni olarak öğretmenleri göstermesidir. CİMER uygulamasının velilerin elinde bir sopaya dönüştürülmesidir. MEB’in eğitimde yaşanan sorunlara çözüm üretmek yerine öğretmenleri ve idarecileri, veli/öğrenci karşısında tek muhatap olarak bırakması, bugün yaşananlara zemin oluşturmuştur.”

“YILLARINI ÇOCUKLARIN EĞİTİME ADAMIŞ O ÖĞRETMEN ARKADAŞIMIZ ARTIK YOK”

Ramazan sözlerine devam ederek;

“Yıllardır yaptığımız tüm uyarılara rağmen alınmayan önlemler nedeniyle dün 40 yılını çocukların eğitimine adamış bir öğretmen arkadaşımız artık yok. Bakanlığın ideolojik örgütlenme alanına çevirdiği, yap boz tahtasına dönüştürdüğü eğitim politikalarının sonucu olarak  öğretmenimizi kaybetmiş olmanın derin üzüntüsünü yaşıyoruz.

Okullarda yaşanan şiddetin ve eğitim emekçilerine yönelik saldırıların önlenebilmesi, öncelikle her fırsatta eğitim emekçilerini hedef haline getiren politika ve uygulamalara son verilmesinden geçmektedir. Türkiye’nin her yerinde ki eğitim kurumlarında, birbirine benzer şekillerde, eğitim emekçilerini hedef alan şiddet olaylarının yaşanması, şiddetin arkasındaki nedenlerin ortaya çıkarılmasını, eğitim kurumlarında eğitim emekçilerinin can güvenliğinin sağlanmasını gerektirmektedir. Okulda şiddet olaylarının son bulması için MEB’i acilen harekete geçmeye ve önlem almaya çağırıyoruz.

Eğitim emekçilerinin, başta MEB olmak üzere eğitim sendikalarının ve tüm toplum kesimlerinin desteğini hissetmeye ihtiyaçları vardır. Eğitim kurumlarının tümünde, şiddetle mücadele etmek için alınması gereken somut önlemleri, ne yapılacağını ve nasıl önleneceğini gösteren bir eylem planı olmalıdır.

Eğitim emekçilerine yönelik şiddet konusunda Eğitim Sen olarak başta eğitim sendikaları olmak üzere, tüm demokratik kamuoyunu birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz.

Bugün iş yerlerinde siyah kurdele/kokart takıp giderek tepkimizi dile getiren metnimizi okuduk,

Genel başkanımız aracılığıyla diğer sendikaların başkanlarını arayarak ortaklaşma davetinde bulunduk,

   Bugün İstanbul’da düzenlenecek cenaze törenine MYK düzeyinde ve İstanbul şubelerimiz kitlesel katılım sağlayacaktır,

 Perşembe günü mecliste partiler ziyaret edilerek basın toplantısı yapılacaktır.

 Cuma günü ise 1 gün iş bırakarak eğitimde yaşanan şiddeti ve alınmayan önlemleri protesto edeceğiz.

Eğitim Sen olarak İbrahim Oktugan öğretmenimizin ailesi başta olmak üzere tüm meslektaşlarımıza ve eğitim camiasına başsağlığı diliyor, okullarda yaşanan şiddetin sona ermesini ve can güvenliğimizin sağlanmasını talep ediyoruz.”

Editör: Murat Yalçın