Aslında her şey, bakkalların süper marketlere yenik düşmesiyle başladı. Derdimizi paylaştığımız, halimizi, hatırımızı soran mahalle bakkalını, üç kuruş ucuza veren süpermarkete feda etmedik mi? Paramız olmadığı halde bize veresiye verebilen bakkalları harcadık. Süpermarketten değil parasız bir ürün, poşetleri bile ödeme yapmadan alamadığımız halde...

Yazımızın konusu bakkallar değil elbette. Ama derdimiz aynı: Dijital çağa yenik düşmek. Bundan en büyük darbeyi de gazete ve dergiler alıyor maalesef.

Geçtiğimiz günlerde, benim ilk yazmaya başladığım, Gördes'in tek basılı yayın organı, 41 yıldır aralıksız hizmet veren Gördes Gazetesi kapandı. Ben buradan, büyük istikrarla 41 yıl bu gazeteyi çıkarma başarısı gösteren Ahmet İnce Hocamı ve ekibini kutluyorum. Basılı gazete sonlandı ama haber ve köşe yazıları artık dijital olarak https://www.gazetegordes.com/ sitesinden yayın hayatına devam edecek.

Sadece Gördes Gazetesi değil elbette. Manisa'da da kapanan yerel gazeteleri duyuyoruz. Bunun arkası da gelecek elbette.
Evet dijital çağa geçiş yaptık. Artık çoğu dergi dijital olarak yayınlanmaya başladı. Bu kötü bir şey mi? Elbette değil. Ekonomiklik, hızlılık ve kolaylık açısından olması gereken bir şey belki de. Zaten Z Kuşağı dediğimiz yeni nesil, belki de eline hiç gazete ve dergi almadı. O yüzden başlığa yazdığım gibi, gazete ve dergiler de mektup gibi nostalji olarak kalacak. Hatta bundan 5-10 yıl sonrasında, belki de fiziki olarak hiç gazete, dergi çıkmayacak. O yüzden şimdiden, hazır basılıyorken gazete ve dergi alarak saklayın biraz. İlerde çocuklarınıza/torunlarınıza gösterirsiniz.

Ama yine de ben iddia ediyorum ki, hiç bir dijital site, sanal mecra, fiziki olarak elimize alarak okuduğumuz gazete ve derginin yerini tutmayacaktır.

Ben hala, gönderdiğim şiir acaba yayınlandı mı diye gazete bayisinin açılmasını beklediğim o günleri özlüyorum. Sanırım yaşlanıyorum.

Sağlıcakla kalın.