Bahar bitti, kış yine geldi Manisaspor’da bir haftalık bahar havası geride kaldı… Yerini yine soğuk kışa bıraktı… Coşkun Kököz kardeşim yazdı  ‘Yalancı bahar’ diye… Peki kısa süreli açan güneşin Manisaspor’u ısıtmayacağını bir tek Coşkun kardeşim mi görd

Bahar bitti, kış yine geldi

Manisaspor’da bir haftalık bahar havası geride kaldı… Yerini yine soğuk kışa bıraktı… Coşkun Kököz kardeşim yazdı  ‘Yalancı bahar’ diye… Peki kısa süreli açan güneşin Manisaspor’u ısıtmayacağını bir tek Coşkun kardeşim mi gördü?  Coşkun kardeşim ‘Yalancı bahar’ ile bu takımı idare edenleri uyarma görevini yaparken, bendeniz de bir ışığın göründüğünü söyledim… Ama tünelin çıkışındaki ışık olmadığını da yazının sonuna ekledim…

Böyle yazınca… Manisaspor düşmanı görülüyoruz… Başka bir gözle bakılıyoruz… Bize kızanlar oluyor… Medenice sitemde bulunanlar oluyor… İleriye gidip küfürü basanlar oluyor… Ama Allah bize iki göz verdi, bir de biraz daha iyi görelim diye gözlük nasip etti… Yani dört gözümüzle sahayı izliyoruz… Bu takımın göz göre göre düşüşüne şahit oluyoruz… Olmadık denemelerle çocuk oyuncağı haline geldiğini izliyoruz… İçimiz yanıyor… Yüreğimi kararıyor… Her hafta umutlarımızı tüketerek, ellerimiz tuşlara gidiyor… Ve aynı şeyleri yazıp çiziyoruz… Çünkü Manisaspor’da değişen bir şey olmuyor…

Ümit hocam… Lafı daha fazla evelemeden, gevelemeden söyleyeyim… Bu Makukula’dan sana yar olmaz, bu Kahe’den soruna deva olmaz… Bak sezon başı senin geçtiğin bu yoldan, bu takım geçti… Aslan gibi, boylu poslu iki golcü ile dönüşümlü sezona başladık olmadı… Olmadığını da sahada 10 kişi kalınca anca anladık…Aklımız başımıza gelince ileri uca Isaac’i koyduk… Sağdan Yiğit Gökoğlan ya da Ahmet İlhan, soldan da Simpsonla gol aradık… Bu üçlü sürekli maç içinde yer değiştirerek, rakip savunmayı dağıttı, aradan Murat Erdoğan’ın paslarıyla da yakaladığımızı attık… Muhtemelen diyeceksin ki topu topu maç başına bu taktikle bir gol bulmuşsun… Haklısın… Haklısında golleri birer birer attık, puanları da üçer üçer aldık… Allahtan  aldık.

Şimdi senle yola çıktık… Heyecan gelsin diye… Ama sen bizi anlamsız bir yola sokuyorsun… Olmayacak duaya amin dememizi istiyorsun… İnatla tank gibi golcülerden vazgeçmemeye devam ediyorsun… Sahaya sürdüğün 11 ile orta sahayı yol geçen hanına dönüştürüyorsun… Sonra da faturayı hakeme yüklüyorsun…

Farkında mısın hocam… Çok hata yapıyorsun… Belki de Bursa maçının faturasını kestiğin hakem Kuddusi Müftüoğlu kadar hata yapıyorsun… Tamam onun hata yapma lüksü yok… Gördüğünü çalmalı… Ama hocam, bu ortam da seninde hata yapma lüksün yok… Bu takımın artık hata götürecek yanı yok…

Farkında mısın  hocam… Oyuncuların disiplinden uzak… Bu maçı kaybettikleri yetmiyormuş gibi, gelecek haftaları da önemsemiyorlar… Kaptan İlker’in hali ortada… Ahmet İlhan’ın agresifliği ortada, hele senin Antalya’da en çok ihtiyaç duyacağın Yiğit İncedemir’in gördüğü kart meydan da… Üçü de gelecek hafta yok…

Hocam bu takım böyle değildi inan bana… Öyle yan toptan da bu kadar kolay gol yeme özelliği de yoktu… Yeni yeni çıktı bu huylar… Bu takım kaybederdi ama en azından mücadele ederdi… Şimdi sahada gönülsüzler ordusu olmaya başladı hocam… Günü kurtarmaya çalışan, geleceği düşünmeyen bir takım oluştu…

Hocam farkında mısın bilmiyorum ama bu takım sahaya yenilgiyi kabullenmiş çıkıyor… Gönülden değil, kerhen oynuyor…