İyi Parti İlçe Başkanı Muzaffer Öztemeller, bir açılışta söylediği sözler nedeniyle Ak Parti İlçe Başkanı Ahmet Nalband'ı eleştirmiş ve "Günaydın" demişti.
Ahmet Nalband bugün bir açıklama yaparak İyi Partili başkana cevap verdi. Nalband şunları söyledi:
21 Ağustos Cuma günü katıldığım iş yeri açılışında, girişimcilerimizin cesaretine ve yatırım iradesine verdiğim desteği simgeleyen takdir cümlelerimi cımbızlayarak siyasi şov malzemesi yapmaya çalışan İYİ Parti İlçe Başkanı’nın hezeyan dolu açıklamalarını ibretle takip ettim.
Şahsıma ve partimize laf yetiştirmeye kalkan, hatta soyadımı bile doğru öğrenemeyecek kadar basiretsiz olan İYİ Parti İlçe Başkanı şunu iyi bilmelidir ki; bu ilçede ve sahada sizin varlığınızdan bile kimsenin haberi yoktur! Şahsıma "Günaydın" deme cüreti gösterenlere cevabım nettir: Siz daha uykudayken biz milletimizin yanındaydık, siz sıcak koltuklarınızda otururken biz esnafımızın dükkanındaydık!
Bizler mikrofon gördüğünde demeç verme yarışına girenlerden, siyaseti parti binalarının iklimlendirilmiş odalarında klavye başında yapanlardan asla olmadık. Günün her saati milletimizle hemhal olan, halkımızın derdiyle dertlenen, sevincine de sıkıntısına da yerinde ortak olan bir anlayışla hareket ediyoruz. Sokakta, pazarda, dükkanda vatandaşımızın kiminle omuz omuza olduğunu hemşehrilerimiz gayet iyi bilmektedir.
Biz tuzu kuruların değil, milletin tam kendisiyiz. Bu ülkenin de bu ilçenin de refah seviyesini yükselten, insanımızın yaşam kalitesini adım adım artıran irade bizim irademizdir.
Bütün dünyayı etkisi altına alan küresel ekonomik zorlukları ve dalgalanmaları görmezden gelmiyoruz. Ancak şu çok iyi bilinmelidir ki; bu küresel zorlu süreçlerden halkımızı çıkaracak, üretimi ve yatırımı şahlandıracak olan da yine biziz.
Açılış kurdelesi kesilirken girişimcilerimize verdiğimiz bir moral desteğini ucuz siyasi polemiklere alet edenlere tavsiyem;
Korkup sığındığınız o bina köşelerinden çıkın! Cımbızcılıkla, suni gündemlerle, bayatlamış algı operasyonlarıyla siyaset yapılmaz.
Bu açıklamadan sonra sizlere tekrar cevap vererek zaman kaybetmeyecek; işimize bakmaya, halkımızla kol kola yürümeye ve milletimize hizmet etmeye devam edeceğiz. Siz yeter ki gölge etmeyin, başka ihsan istemeyiz!
İyi Parti İlçe Başkanı ne demişti
İyi Parti Şehzadeler İlçe Başkanı Muzaffer Öztemeller, dün şu açıklamayı yapmıştı:
"Sayın Nalbant, ekonomik gerçeklerle yeni mi tanışıyorsunuz?
Ahmet Nalbant’ın bir işletme açılışında ekonomik şartlardan yakınmasını dinledim.
Öncelikle kendisini tebrik ediyorum. Çünkü vatandaşın yıllardır yaşayarak öğrendiği ekonomik gerçeklerle Sayın Nalbant da nihayet tanışmış.
Fakat konuşmasını dinlerken insan ister istemez şu soruyu soruyor:
Sayın Nalbant, siz bu ülkede yaşamıyor muydunuz da ekonomik şartların ağırlığını yeni fark ettiniz?
Bugün pazarda filesini dolduramayan emeklinin, çocuğunun okul masrafını hesaplayan anne babanın, ay sonunu getiremeyen çalışanın, kirasını ve faturalarını yetiştirmeye çalışan vatandaşın ekonomik şartların ne kadar ağır olduğunu bir açılış konuşmasından öğrenmeye ihtiyacı yok.
Onlar zaten bu ekonominin tam ortasında yaşıyor.
Asıl mesele, vatandaşın yaşadığı sıkıntıları kürsüden birkaç cümleyle tekrar etmek değil; o sıkıntıları gerçekten hissedebilmek.
Sayın Nalbant’ın konuşmasını dinlediğimde gördüğüm tam da bu samimiyet problemi.
Kusura bakmasın ama vatandaş geçim derdindeyken, ekonomik sıkıntıları sanki dışarıdan gözlemlediği bir toplumsal meseleymiş gibi anlatmak halktan ne kadar kopulduğunu gösteriyor.
Tuzu kuru olanın hayat pahalılığı üzerine konuşması kolaydır Sayın Nalbant.
Mesele, ayın son haftasında cebinde ne kaldığını hesaplayan vatandaşın sofrasına oturabilmek; pazarda etikete bakıp ürünü geri bırakan emeklinin ne hissettiğini anlayabilmektir.
Siz şimdi çıkıp “Ekonomik şartlar zor” diyorsunuz.
Günaydın Sayın Nalbant.
Vatandaş bunu dün öğrenmedi. Yıllardır biliyor.
Bu nedenle ben sizin açıklamalarınızda yeni bir ekonomik tespit değil, geç kalmış bir farkındalık görüyorum. Üstelik bu sözlerin samimiyetine inanabilmemiz için açılıştan açılışa ekonomik sıkıntılardan bahsetmekten daha fazlasını görmemiz gerekiyor.
Vatandaşın derdi bir açılış konuşmasının süsü değildir.
Gerçekten rahatsızsanız, gereğini yapın. Gerçekten vatandaşın halini anlıyorsanız, bunu yalnızca mikrofon gördüğünüz yerde değil, sorumluluk aldığınız her yerde gösterin.
Yok eğer kurdele keserken birkaç cümle ekonomi eleştirisi yapıp sonra herkes kendi hayatına devam edecekse, buna da “vatandaşın derdini paylaşmak” demeyelim.
Çünkü vatandaş artık kimin gerçekten kendisiyle aynı sofraya oturduğunu, kimin yalnızca o sofranın hesabını uzaktan yorumladığını gayet iyi görüyor."





