BU ADAMLARI KAYBETTİNİZ, YAZIKLAR OLSUN/ Hakan AĞAR Yazdı...

BU ADAMLARI KAYBETTİNİZ, YAZIKLAR OLSUN/ Hakan AĞAR Yazdı...

banner216
Haftasonumu çok sevdiğim bir kardeşim için İstanbul'da geçirdim. 2.5 sezon boyunca Manisaspor'da oynayan dostum Berk Neziroğluları hayatını Büşra Yurtgül'le dillere destan bir düğünün ardından birleştirdi. Öncelikle bu iki çok sevdiğim insanı kutluyor, hayat boyu mutluluklarının sürmesini diliyorum. Böyle bir açılışın köşe yazısıyla ne alakası var diyebilirsiniz. Şuradan bağlayacağım; Başta birbirini tanımayan bir grup futbolcunun, koca bir sezon kenetlenmesiyle kısa zamanda nasıl birer dosta ve aileye dönüştüğünü gözlerimle gördüm. 2015-2016 sezonunda oyuncular teknik heyet, taraftar ve birbiri arasında öyle bir bağ kurmuş ki her defasında bunu görüyorum. Beraber gerçekten bir takım için emek verince unutamıyorsunuz. 
KARDEŞİNE SAHİP ÇIKMAMAN GEREKİYORMUŞ
Düğünde Berk'in birçok dostu vardı ancak Manisaspor'dan dostları, şampiyon kardeşleri de onu yalnız bırakmamak için dünya yolu tepip gelmişti. İsimleri tek tek saymak istemiyorum, malum BİRİLERİ "Kuruluyor". Futbol bazında bakarsak birbiriyle bu kadar iyi anlaşan, bu denli dost olan iyi futbolcuların başarısız olması mümkün müdür? ASLA. Orada sağdan sola gelen tüm oyunculara da baktım, o masalarda oturan futbolcuların artık resmi olarak HİÇ BİRİ Manisaspor'un oyuncusu değil. Kötü oynadıklarından mı? YOK. Anlaşamadıklarından mı? YOK. Birbirine kenetlenip, sahip çıktıkları, haklarını aradıkları için mi? YES. O zaman buradan ne anlıyormuşuz? Bir takımda kalmak için yalaka çekmek gerekiyormuş, birilerinin adamı olmak gerekiyormuş, oynamasan da yönetimle ipleri kısa tutmak gerekiyormuş, sana yapılan haksızlıklara eyvallah demek gerekiyormuş, kardeşlerini, takım arkadaşlarını korumamak gerekiyormuş. 
ÇOK BEĞENDİM!
Bu adamlar şampiyon yaptı Manisaspor'u yahu! Hepiniz gördünüz! Sivas maçından sonra ağlamadık mı beraber? 10 puan fark kapandığında biz küsmemize rağmen bıraktı mı bu adamlar yarışı? Son nefese birlikte girmedik mi? O şampiyonluk primler sayesinde mi, 3 kuruş şampiyonluk primi için mi kazanıldı? HAYIR. Ben hepsinin her zaman neler yaşadıklarını 1. göz olarak gördüm. Galibiyet primleriyle geçinip, 5 kuruş maç başı para almadan her maça BİRBİRLERİ için çıktıklarını gördüm. SİZ ne yaptınız? O kadroyu paramparça ettiniz. AFERİN SİZE! Şunu ben birçok kişiye söyledim, düğünde de futbolcu dostlarımın hepsiyle paylaştım. Yönetim bu kadar ayıp yapıp, bu adamları içeriden parçalamaya, kadroyu dağıtmaya çalışmasa, 2016-2017 sezonuna geçen sezon şampiyon olan adamlara 2-3 yabancı transferi hariç ekleme yapmadan devam etse BU TAKIM BU SEZON PLAY-OFF OYNARDI. Bilmiyorsunuz! Bu işi bilmiyorsunuz! Siz ancak ne yaparsınız? 4-0'lık Bolu maçının 3. golünde futbol kariyerinin bittiğini BAS BAS bağıran Hüseyin Tok'u kadroda tutarsınız. Ayıptır! Mustafa Tatlı ağabeyim sosyal medyaya yazmış, net söylüyorum; ÇOK BEĞENDİM. Ne demiş Tatlı: "Hüseyin Tok ile sözleşme yenileyen zihniyetin futbol aklından şüphe ederim. Siz futbolla falan uğraşmayın, limon alın satın daha iyi.". Mustafa ağabeyle her zaman fikirlerimiz uyuştuğu söylenemez ama lafı CUK oturtmuş, AĞZINA SAĞLIK. 
ÜZÜNTÜLÜYÜM
Üzüntülüyüm, samimi söylüyorum çok üzülüyorum. Ben bu adamların karakterinden, birbirine olan sadakatinden, ayaklarında olan yetenekten, meslek etiklerinden, çalışma azimlerinden hiç şüphe etmedim ve bu adamların her birinin MECBUREN bu takımdan kaçtıklarını görüyorum, içim acıyor. Bu kadar yaş olarak, fiziksel ve mental olarak olgunluk çağında olan, birbiriyle kimyası tutan bir takım bulup, göz göre göre bu adamları dağıtmak sadece amatörlüktür, başka birşey değil. Dedim ya; Takımda kalmak mı istiyorsun? Ayıplara göz YUMACAKSIN, dostlarına sahip ÇIKMAYACAKSIN, hakkını asla ARAMAYACAKSIN. Yoksa ne olur "Bu adam takımı karıştırıyor" olur. Pırlanta gibi futbolcuları, insanları, adamları kaybettiniz; YAZIKLAR OLSUN! Bazılarınızın "Sen geçmişte kalmışsın, artık geç bunları" dediğini duyar gibiyim; Bu kulübü şu anda bulunduğu yerlere çıkartanları ben de unutursam yüreğimiz kurusun be kardeşim, ne izleyelim, ne destekleyelim!
KÜÇÜK BİR PARANTEZ
Bu adamları çok mu büyüttüm? Biraz fazla mı süsledim, abarttım? Hayır. Tam haklarını verdim, fazlası değil. Her biri iyi futbolcular, iyi insanlar. Takımda nereden nereye geldiğimizi söyleyeyim mi? Masasında oturduğum o adamların hepsini dibine kadar eleştirdim, onlar da bunu çok iyi biliyorlar ama iki taraf da iyi niyetli olduğu için bu kimseye dert olmuyor. Berk'ten başlayıp, diğer tüm oyunculara kadar hepsini daha iyi olmalarını istediğim için her maçtan sonra eleştirdim, birisi de gıkını çıkarttı mı? NO. İşini yaptı, daha iyi oldu, birer şampiyon oldu. Oradan nereye mi geldik? Eleştiriye kapalı, saldırgan bir Emre Öztürk, telefonla beni evlerden aldıran Umut Gündoğan. Fark ne mi? İşte fark bu... Maç için kendini son saniyeye kadar yırtan adamlardan, gol olsun diye bırakan adamlara; FARK BU. Hocasının yüzüne bakıp konuşanlardan, arkadaşlarının daha iyi oynamasını isteyen adamlardan, kulisçi insanlara; FARK BU.

 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.