Vergi Bilinci ve Vergi Kültürü Paneli

26. Vergi Haftası etkinlik programı kapsamında Manisa Vergi Dairesi Başkanlığı, Celal Bayar Üniversitesi (CBÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ve Manisa Serbest Mali Müşavirler ve Muhasebeciler Odası işbirliğiyle, “Vergi Bilinci ve Vergi Kültürü” konulu panel düzenlendi.

Vergi Bilinci ve Vergi Kültürü Paneli

Süleyman Demirel Kültür Merkezinde gerçekleşen Panelin moderatörlüğünü CBÜ İİBF Maliye Teorisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ramazan Gökbunar yaparken, CBÜ İİBF Maliye Teorisi Ana Bölüm Dalı Bşk.Yrd. Doç. Dr. Tülin Canbay, Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Tolga Tunç Çalışkan, Gelir İdaresi Grup Müdürü Mehmet Uslu ve TESMER Yönetim Kurulu Üyesi Savaş Öztürk konuşmacı olarak katıldı.

Panelin açılış konuşmasını yapan Manisa Vergi Dairesi Başkanı Yılmaz Çakan, Gelir İdaresi Başkanlığı olarak 1990 yılından beri Vergi Haftası’nın kutlandığını ifade etti. Bu anlamlı haftaları fırsatlara çevirdiklerini kaydeden Çakan, bu kapsamda paneller, vergi ödül törenleri gerçekleştirdiklerini söyledi.  Vergi bilincinin manasını tam olarak önemsenemediğinin altını çizen Çakan, “Vergi kültürünün oluşmasında en önemli etkenlerden biri de kanunlarla çizilen çerçevedir. Verginin devletin en temel gelir kaynağı olduğu düşüncesini unutmamalıyız. Bu anlamda vergi bizim geleceğimizdir. Bu şekilde toplumun bilinçlenmesi çok önemlidir” dedi.

Düzenlenen panelde konuşmacı olarak katılan Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Tolga Tunç Çalışkan, Vergi Bilinci ve Vergi Kültürünün oluşması ile ilgili görüşlerini katılımcılarla paylaştı. Devlet gelirleri arasında en önemli gelirin vergi olduğunu belirten Çalışkan, ‘Devletin kurumlarının hizmetlerinin kesin ve sağlıklı yürütülmesinin yolu devlet gelirleridir. Şüphesiz ki, devlet gelirleri arasında en önemli gelir kalemi devletin topladığı vergilerdir. Vergi, en geniş anlamıyla kamusal mali ihtiyaçların karşılanması veya kamu ekonomisine ait diğer gayelerini özellikle iktisadi ve sosyal amaçların  gerçekleştirilmesi için zorunlu olarak ve özel bir karşılık gözetmeksizin kamu tüzel kişilerince diğer ekonomik birimlere yüklenen ödemelerdir. Üreten ve çalışan her kesim bir şekilde direk ya da dolaylı vergiler veriyor. Kimimiz elimize geçmeden direk verirken, kimimiz de kazancımızın içerisinden ödüyoruz.  Bireyler, vergiyi ya gönüllü olarak öderler, ya da yakalanma ve cezalandırma riskini göze alarak ödemezler. Devlet ve mükellefler arasındaki ilişki bir psikolojik sözleşme olarak görülür. Bu da güçlü duygusal bağlar ve sadakati gerektirir. Bahsi geçen psikolojik sözleşmede belirlenen işbirliği olmakta ve burada da güven önemli bir rol oynamaktadır.

‘Vergi kültürü oluşmasında devlet politikaları belirleyicidir’

Toplumların vergiyi algılama düzeylerinde farklılıklar ve kendilerine özgü bir vergi algısı ve kültürü söyleyen Çalışkan, ‘Irk, dil, din, tarih ve iktisadi anlayış, mülkiyet anlayışı, coğrafi özellikler gibi pek çok unsurun birleşiminden oluşan kültürün, vergi açısından da bir alt yapı oluşturduğu kabul edilmektedir. Bu kültürün oluşup şekillenmesinde belirleyici olan ise devlet politikasıdır. Vergi ahlakını, devlet-birey ilişkilerini ve vergi adaletini bu politikalar doğrudan etkiler. Hükümetler uygulanan politikalarla bir yandan gelir sağlamaya çalışırken, öte yandan da mükellef haklarını, vergilemenin mükellef üzerinde gelişen ekonomik ve sosyal değişkenlerinin etkisini daha öngörülebilir ve adil bir şekilde belirlemektedir. Vergi sisteminin adaletsiz olduğuna inanılması ve vergi yükünün başkalarına oranla daha yüksek algılanması gibi düşünceler, vergi kültürünü olumsuz etkileyen unsurlardır. Unutmayalım vergi hukuku vergi kültürünü, vergi kültürü de ulusal kültürü etkiler’ dedi.

‘İşverenlerin mağduriyetleri tartışılmalı’

İşveren kesimin mağduriyetinin de tartışılması gerektiğini sözlerine ekleyen Çalışkan, ‘Elbette ki vergi vermeden hizmet almak genel anlamda başkalarının haklarının ihlal edilmesi gibidir ve hepimiz de bunun farkındayız. Ancak burada bizlerinde mağduriyetleri tartışılmalı dile getirilmelidir. Örneğin, yüksek vergi oranları, kayıt dışı ekonomi ile mücadele de geçici adı altında toplanıp kalıcıya dönüşen vergiler, uzun ve karmaşık vergi mevzuatı, verginin tabana yayılmaması, gelir dağılımındaki eşitsizliğin yanı sıra, vergi üretimindeki bölgesel farklılıklardan dolayı herkesin verdiği kadar değil, siyasi gücü kadar devlet yardım ve yatırımlarından faydalanması bizlerin sıkıntısıdır. Verdiğim örnekler sıkıntılarımızın bir kısmıdır’ diye konuştu.

Manisa Vergi Dairesi Başkanı Yılmaz Çakan’a teşekkür

Verginin, devletçe kazancın tescili olduğunu belirten Çalışkan, ‘En anlaşılabilir şekilde vergiyi tanımlamak gerekirse, Vergi kazancımızın devletçe tescillenmesinin adıdır. Ancak bunu gerçekleştirirken canımızın çıkarılmaması da en büyük arzumuzdur. Bu vesile ile bizlere karşı tahsilatçı değil, bir yol gösterici bilinciyle yaklaşan ve tüm işlerimizde bizlere zorluktan ziyade kolaylık sağlayan, mükellef dostu, bizleri yaşatmaya yönelik davranan Manisa Vergi Dairesi Başkanı Yılmaz Çakan beyefendiye ve değerli mesai arkadaşlarına teşekkür ediyorum.Vergi kültürü ve bilincinin oluşup oturmasına yönelik bize düşen her ne göre varsa sizlerle birlikte işbirliği yaparak yerine getirmeye hazır olduğumuz ifade ediyorum. Hepinize vergilendirilmiş, kutsal kazançlar diliyorum’ dedi. 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.