ÖZDAĞ’DAN SOMALI MADEN İŞÇİLERİNE BAYRAM MÜJDESİ

AK Parti Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ Ramazan bayramında gittiği Soma’da maden işçilerinin beklentisi olan kıdem tazminatlarının bir kısmının bayram öncesinde ödendiğini geri kalan kısmının ise bayram sonrasında ödeneceğini belirtti.

ÖZDAĞ’DAN SOMALI MADEN İŞÇİLERİNE BAYRAM MÜJDESİ

AK Parti Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ Soma ilçe teşkilatını ziyaret ederek partililerle ve vatandaşlarla bir araya geldi. Ziyarette gerçekleşen sohbet esnasında kendisine yöneltilen soruları da açık yüreklilikle cevaplandıran Özdağ, CHP Manisa Milletvekili Mazlum Nurlu’nun “Soma işçileri beş kuruşa mahkum” sözlerini eleştirdi. Özdağ, “Ağzı olan konuşuyor. Muhalefet tabi konuşacak ama mantıklı konuşacak, laf olsun diye değil. Biz bu maden işçisi kardeşlerimiz işsiz, aşsız kalmasın diye çaba gösterirken bunlar o zaman bu ocaklar için, ‘kapansın’ diyorlardı. Birileri gibi televizyonlara, meydanlara çıkıp şov yapmıyoruz, iş yapıyoruz. AK Partili Manisa Milletvekilleri olarak bizden ne talep edilmişse, ne istenmişse işçilerimizin, ailelerimizin ve halkımızın emrinde olduk. Bayramdan önce işçilerin kıdem tazminatlarının bir kısmını ödedik geri kalan ödemeleri de bayram sonunda yapacağız” dedi.  
 

“SOMALILARI SADECE KÖMÜRE MAHKUM ETMEYECEĞİZ” 

Maden işçilerimiz 13 Mayıs 2014 tarihinde meydana gelen Türkiye’nin en büyük iş kazasından bu güne kadar işlerine devam etmeyi sürdürmüşler, her şeye rağmen evlerine ekmek götürebilmenin bahtiyarlığını yaşamışlardır” diyen Özdağ, “Biz de şirketin maden işçilerine maaş veremediği dönemde ‘devlet başa’ diyerek maden işçilerimizin ve ailelerinin mağdur olmaması için maaşlarını ödedik. İşsizlik maaşlarını ödedik. Yaşanan iş kazasından sonra maden işçilerimize iş bulmak için gerek İmbat’ı, gerek Işıklar’ı, gerek Atabacıları’nı gerekse de Demir Export’u devreye soktuk. Hatta kazadan sonra çalışmaya devam eden Demir Export ve İmbat’a firma yetkilileriyle görüşerek daha fazla işçi girmesi için gayret gösterdik. SEAŞ’ın özelleştirilmesini geciktirdik ve bir kişinin dahi işten çıkartılmamasını sağladık. Eli Maden İşletmelerine işçisinden, teknisyenine kadar yeni personel alımının yapılmasını sağladık. Soma’da yaşayan ve evine ekmek götürmek için gece gündüz çalışan vatandaşlarımızı sadece madene, kömüre mahkum etmemek için yeni iş sahalarının açılmasını sağladık. Bunların hiç kuşkusuz başlıcası Soma’da yeni Organize Sanayi Bölgesi’dir. Bitirilmesi için 25 milyon lira para aktardık ve kamulaştırma şu an son aşamada” şeklinde konuştu. 
 

“SOMA’YA 15 AYDA 22 KEZ GELDİM” 

 Soma OSB’de en geç Ekim ayı gibi firmaların hizmete başlamasını beklediklerini belirten Özdağ, “750 kişiye istihdam yaratacak, 300 Milyon Euro’ya mal olacak olan ve 18 ayda tamamlanacak olan yerli- yabancı sermaye ortaklığında yapılan Çimento Fabrikasının da takipçisi olduk. Soma’da meydana gelen üzücü iş kazasından sonra Valilik, Kaymakamlık, Belediye, hükümetimizin tüm organları, devletimizin tüm birimleri yaraları sarma adına seferber oldular. Bakanlarımızla birlikte AK Partili Manisa Milletvekilleri olarak bizler üzerimize ne düşüyorsa onu yapmaya üstün gayret gösterdik. Meydana gelen kazadan sonra Soma’ya 22 kez geldim ve tüm çalışmaların takipçisi oldum. Yardım paralarının ailelere sağlıklı bir şekilde dağıtılmasını sağladık. Okulları, Spor Salonlarının açılışını gerçekleştirdik. Yani o trajediden sonra ne söz vermişsek bunların hepsini yerine getirdik. En son yine işçilerle ilgili kıdem tazminatları gündeme getirildi bunun da ödenmesini sağladık. Bu paranın bir kısmı önce verildi geri kalan kısmı da bayramdan sonra verilecek. Daha bayram bitmeden sırf laf olsun diye Muhalefet Milletvekillerinden biri kalkmış, “İşçiler üç kuruşa muhtaç” diyor. Ağzı olan konuşuyor. Muhalefet tabi konuşacak ama mantıklı konuşacak, laf olsun diye değil. Biz bu maden işçisi kardeşlerimiz işsiz, aşsız kalmasın diye çaba gösterirken bunlar o zaman bu ocaklar için, ‘kapansın’ diyorlardı. Birileri gibi televizyonlara, meydanlara çıkıp şov yapmıyoruz biz, iş yapıyoruz. AK Partili Manisa Milletvekilleri olarak bizden ne talep edilmişse, ne istenmişse işçilerimizin, ailelerimizin ve halkımızın emrinde olduk. Devlette kimsenin parası kalmaz bu işçilerimizin de kalmayacak” dedi. 
 

“SOMA’DA İŞSİZLİĞİ YÜZDE 3’E ÇEKECEĞİZ” 

Soma’da işsizliğin 13 Mayıs’ta meydana gelen maden kazasından önce yüzde 5 civarında olduğunu gelinen nokta da tüm yaşanan üzücü olaylara rağmen işsizlik oranının aynı olduğunu kaydeden Özdağ, “OSB’yi açarak, yeni yatırımlar yapmanın gayretiyle işsizliği Soma’da yüzde 3’e çekmenin hedefindeyiz. Bölge esnafımızda yaşanan kazadan sonra mağduriyet yaşamasın diye 2500 esnafımıza da ilk bir yıl ödemesiz üç yıl geri ödemeli 50 Bin lira ödedik ki bölgeye canlılık gelsin. Yıldırım Demirören hayırsever işadamı olarak yeni bir okul yaptı. Ondan önce yine hayırsever işadamı Sadettin Saran’a spor salonu yaptırdık ve hemen açtırdık. Yatırımları sadece Soma ile sınırlı bırakmayarak mağduriyetlerin yaşandığı yakın ilçe olarak Kırkağaç ilçesinde de önemli yatırımlar yaptık” diye konuştu. 
 

“AYM’NİN KARARINDAN SONRA HAYAL DÜNYASINA GİRDİLER” 

Soma’da ki maden ocakları ve işletmelerinde ki yetkili sendikanın Türk-İş’e bağlı olduğunu kaza meydana geldikten sonra sendikanın DİSK’in eline geçmesi için bazı kesimlerin çok çaba gösterdiğini kaydeden Özdağ, “DİSK yetkili sendika olabilir ama DİSK öne sürülerek PKK’nın eline geçirilmesine çalışıldı. Bunu engelleme adına dolaylı ya da dolaysız çok çalıştım, gayret gösterdim. Paralel yapı da tehlikelidir ve mücadele konusunda kesin kararlıyız ama bu ülke için en büyük tehlike PKK’dır. Somalı vatandaşlarımız, işçilerimiz her zaman Soma’da ki mevcut imkanlarla devleti de yanına alarak kendi yağlarında kavrulur ama biz Soma’ya illegal örgütlerin, PKK’nın ve provokatörlerin girmesine asla müsaade etmeyeceğiz. Türkiye’de Paralel Yapı ve PKK olmak üzere iki örgüt yapısıyla karşı karşıyayız. Bu iki tehlikeye karşı çok dikkatli ve uyanık olmalıyız. Paralel yapı yıllarca milletimizi, devletimizi istismar ederek makbuzsuz çok büyük paralar topladı. Geçmiş dönemlerde de iyi niyetle biz de bunlara okul, yurt yapıyorlar, öğrencilere burs veriyorlar, gazete çıkartıyorlar diye yardım ettik. Hasbi olan, samimi olan vatandaşlarımıza sesleniyorum; Bu Paralel Yapı tehlikeli bir örgüttür ve buradan ayrılın. Dershanelerle ilgili AYM’nin kararından sonra şimdi yine hayal dünyasına kapıldılar. Halbuki yeni bir kanun çıkartılıncaya kadar başka bir kanundan bahsedilemez, dolayısıyla dershaneler kapalıdır. Başbakanımız ve Milli Eğitim Bakanımız bu konuyla ilgili açıklama yaptılar yapmaya da devam edecekler inşallah. Konuyla ilgili yeni bir düzenleme yapılması gerekiyorsa Türkiye Büyük Meclisinde de Milletvekilleri olarak bu düzenlemeyi yaparız. Bütün dershaneler bunlara ait de değil. Paralel Yapıya bağlı Türkiye genelinde 300 civarında dershane vardı. Bunların bakmayın fakir öğrencileri okutacağız dediklerine, bunlar zengin ve zeki öğrencilerin yanındadır. Okullarında, dershanelerinde zengin, fakir, zeki öğrenci ayrımı yapan bir eğitimci karakterine sahipler. Lise de okuyan öğrenciler bile son zamanlarda bunun farkına varmışlardı. Paralel ve vesayetçi yapı ile mücadelemiz devam edecek” dedi.  
 

“PKK SİLAHI YA BIRAKACAK, YA BIRAKACAK!” 

“Biz çözüm sürecini PKK Güneydoğu özerkliğini ilan etsin. İnsanları haraca bağlasın, mahkemeler kursun. Sandıklarda hile yapsın. Kendisinden başkalarına tahammül etmesin diye yapmadık diyen Özdağ sözlerini şöyle sürdürdü; “Biz çözüm sürecine silahlar sussun, dağa çıkmasınlar, asker ve polis ölmesin diye yaptık. Çözüm süreci bireysel özgürlüklere evet. Kolektif özgürlüklere hayır demektir. Bireysel özgürlüklerden yanayız. Kürtçe konuşmak, şarkı söylemek, özel okul açmak, televizyon, radyo, gazete kurmak, ekonomi, siyaset, sosyal alan ve benzeri alanlarda eşitlikten yanayız. Hiçbir etnik ve mezhepsel yapı diğer bir etnik ve mezhepsel yapıdan üstün değildir. Herkes Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin vatandaşıdır diyerek yaklaştık. Ama birileri PKK ve silah vasıtasıyla Türkiye’yi diz çöktürmek istiyor. Asla çökmeyiz, çöktüremezler. PKK silahı bırakacak, bırakmak zorunda. Ya bırakacaklar, ya bırakacaklar… Birileri Güneydoğu’da kalkıyor, “Çözüm süreci özerklik demektir. Çözüm süreci bölgeye hakim olmamız demektir. Bize tabi olun, haraç verin, çocuklarınızı dağa, askere gönderin” diyor. Barış isteyen 10 Bin çocuğu dağa çıkartır mı? Kürdistan’dan bahseder mi? HDP’li Milletvekilleri kalkıyorlar Kürdistan’dan bahsederek, “Biz dört bölgeyiz” diyor. Biz ülkemizi bütün olarak görüyor ve üniter yapıyı savunuyoruz. Geçtiğimiz gün Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’da belirtti, bu topraklar üzerinde ay yıldızlı Türk bayrağından başka bir bayrak dalgalanmayacak. PKK’lılar, PKK güdümünde olan HDP’liler ve sempatizanları bizim ay yıldızlı bayrağımızı kabul etmiyor. Biz Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu’yu PKK’nın, KCK’nınHDP’nin insafına terk edemeyiz. Bunların arkasında İngiltere, Almanya, Rusya ve egemen güçler var. Silvan’da 2 Milyon dekar arazi üzerinde binlerce vatandaşımızın iş sahibi olacağı bir baraj yapıyoruz. Sürekli işçileri kaçırmaktan, barajı bombalamaktan bahsediyorlar. O bölgede yüze yakın yeni yatırım yapıyoruz. Tüm bunların ardından büyük bir hamle yapacağız. Yaptıklarımızla şu ana kadar kartopunu Ağrı dağının tepesine kadar götürmeyi başardık. Bu kartopunu diğer taraftan yuvarlamamızı istemiyorlar, tüm gayretleri bunun için ama biz büyük bir hamle yapacağız ve bu kartopunu yuvarlayarak Türk ve Müslüman dünyasının umudu olmaya devam edecek daha güçlü ve süper ülke Türkiye olmayı başaracağız.”  


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
fatih - 1 yıl önce

esnaf kan kusuyo iş yok millette para yok şelçuk bey maşallah anlatıyo ama kimse anlamıyo