MANİSA ÜZÜMÜ DÜNYAYA TANITILACAK

Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin bu yıl ilk kez hayata geçirdiği ‘1. Sultani Üzüm Şenliği’ kapsamında Manisa Kültür Merkezi’nde ‘Sultani Üzümün Türkiye’de ve Dünyadaki Yeri’ adlı bir panel düzenlendi. Sultani üzümün ihracının oldukça yüksek olmasına rağmen Türkiye’deki tüketiminin az olduğunun belirtildiği panelde, tüketim ve tanıtım aşamasında tüm kurumların işbirliği içerisinde hareket etmesi gerektiği vurgulandı.

MANİSA ÜZÜMÜ DÜNYAYA TANITILACAK

Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin Manisa Sultani üzümünü tanıtmak ve markalaştırmak amacıyla başlattığı ‘1. Manisa Sultani Üzüm Şenliği’ kapsamında Manisa Kültür Merkezi’nde bir panel düzenlendi. Panele Manisa Valisi Erdoğan Bektaş, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Halil Memiş, panel konuşmacıları ve davetliler katıldı. Panel, Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanı Nedim Zurnacı’nın konuşması ile başladı. Zurnacı, “Üzüm, Manisa’nın bir numaralı geçim kaynağı ve bizler bu konuda elimizden geleni yaparak, Manisa’yı ve üzümü tüm dünyaya tanıtmalıyız. Kuru üzümün üretimini arttırmalı, üzümü ve ürünlerini hep birlikte tanıtmalıyız. Kitle iletişim araçlarından faydalanarak üzümü dünyaya en iyi şekilde duyurmak istiyoruz. Önümüzdeki yıllarda oluşturulacak sinerji ile daha iyi çalışmalar yapabiliriz” dedi. Ardından konuşmacılardan Ege Üniversitesinden Prof. Dr. Ahmet Altındişli söz aldı.

Kuru üzüm şifa kaynağı

Prof. Dr. Ahmet Altındişli konuşmasına Türkiye’deki üzüm tüketimine ilişkin bazı sorunlara değinerek başladı. Altındişli, “Türkiye ihracatta zirvede olmasına rağmen, kıymetli bir üretici olarak tüketim konusunda maalesef aynı düzeyde değil. Kişi başına kuru üzüm tüketimimiz dünyaya nazaran sadece bir avuç. 200-250 gram gibi çok az bir rakam, bir yılda tükettiğimiz miktar olmasından dolayı bu çok komik bir rakam. Halbuki kuru üzüm çok sağlıklı bir ürün. Kuru üzümün faydalarını anlatacak olsak, benim elimde bir cilt olacak kadar veri var. Antioksidanlar açısından kansere karşı besleyici özelliği taşıması, demir taşıması, kansızlığı gidermesi, diş çürütmemesi gibi birçok faydası var. Kuru üzümün içindeki enzimler, dişi çürüten bakterileri öldürüyor. Dolayısıyla diş çürütmeden yiyebileceğimiz bir tatlı kuru üzüm, vücuda çok hızlı bir enerji yayıyor. Almanya üreten bir ülke olmamasına rağmen bizden fazla tüketiyor. Kuru üzümü daha çok tanıtmak gerekiyor. Büyükşehir Belediyesi’nin paydaşlarıyla birlikte güzel çalışmaları oluyor. Sonuçta biz bu kuru üzümü ihraç ediyoruz ama işleyerek katma değeri arttırılmış ürün sayısını arttırmamız tabi ki avantaj. Çünkü şu anda kuru üzümümüzün yüzde 90’ı gıda sanayinin ham maddesi olarak gidiyor. Bunlar üzümlü ekmek, bisküvi gibi bir başka ürünün içine girmek üzere gidiyor, o nedenle kuru üzümü farklı kullanım alanlarında geliştirerek, gıda güvenliğini ve yetebilirliğini ve iç pazarını da küçümsemeden gerekli önlemleri almalı ve üretimi arttırıcı ve tüketime sevk edecek tanıtımlar yapmalıyız” diye konuştu.

İhracat fazla tüketim az

Prof. Dr. Ahmet Altındişli’nin konuşmasının ardından söz alan İzmir Ticaret Borsası temsilcisi İlhan Zincirlioğlu ise, Çekirdeksiz Kuru Üzüm’ün Türkiye ve dünyadaki üretim ve tüketim istatistiklerini vererek Türkiye’nin AB ülkelerine çekirdeksiz kuru üzüm ihracatı fazla

yapmasına rağmen, iç tüketimde en az seviyede olduğunu vurguladı. Daha sonra Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Hasan Çebi, Türkiye’de ve dünyada üzüm üretimi ile ilgili bir sunum gerçekleştirdi. Dünyada üzüm üretiminin en fazla olduğu ülkenin Çin olduğunu belirten Çebi, “Çin 9,6 milyon ton ile ilk sırada, Türkiye ise 4 milyon ton üretim yapıyor. Ülkemizde üretilen üzümlerin yüzde 52’si sofralık, yüzde 38’i kurutmalık ve yüzde 10’luk kısmı şıra ve şaraplık olarak değerlendirilmektedir. Dünyada önde gelen üretici ülkeler tarafından üretilen üzümlerin belirli bir kısmı her yıl kurutularak 1,2 milyon tona yakın miktarda kurutulmuş üzüm elde ediliyor. Türkiye dünyanın en önemli kuru üzüm üreticilerinden biri. ABD ise ikinci sırada yer alıyor. Burada Manisa için önemli olan rakam ise, Sultani Çekirdeksiz Kuru Üzüm ile özdeşleşmiş olan ilimiz Türkiye kuru üzüm üretiminin yüzde 94’ünü karşılamaktadır. 1 Milyar TL’nin üzerindeki bir rakam ile Sultani Çekirdeksiz Kuru Üzüm ilimizin en önemli tarımsal gelir kaynağıdır. 2014 yılında ilimizde yaklaşık 1 milyon 650 bin ton üzüm üretimi olacağını tahmin ediyoruz” diye konuştu.

Paydaşlar elini taşın altına sokmalı

Panelist konuşmacılardan Manisa Ziraat Odası Başkanı Nuri Sorman ise, üzüm üretimi ile ilgili devlet tarafından bazı yaptırımlar olması gerektiğini vurgularken, paydaşların elini taşın altına sokması gerektiğini ve stok kurumu veya stokla ilgili yapılanmaların bir an önce uygulamaya geçmesi gerektiğini söyledi. Devletin denetim mekanizmasının olmasının şu sıralar çok yapılan bir hatanın da önüne geçeceğini belirten Sorman, “Rekolte kavgası çok yaşanıyor, aslında rekolte açıklanmaz bu hata çok yapılıyor. Bu rakamları sadece devletin kuracağı müdahil gruplar bilir. Kısacası Dünya piyasalarına hakim olmak için stok yapılması gerekir. Üretici, tüccar, ihracatçı ve paydaşlar birlik olmalı, eşit şekilde gelir paylaşılmalıdır” dedi.

Üzüm çeşitlerini arttırmalıyız

Son olarak söz alan Manisa Bağcılık Araştırma İstasyonu Müdürü Akay Ünal da, Bağcılık Araştırma Enstitüsü’nün çalışmalarını anlatarak üzüm üretimini ve olgunlaşmasını geliştirmek gerektiğini ve ıslah çalışmaları ile yeni çeşitleri üretime kazandırmalarının büyük önem teşkil ettiğini vurguladı.

Büyükşehir üzerine düşeni yapacak

Konuşmaların ardından Prof. Dr. Ahmet Altındişli, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Halil Memiş’i sahneye davet etti. Konuklara Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün’ün selamlarını ileten Memiş, “Son zamanlarda herkes tarafından bilinen 1/100000’lik planlar askıya çıktı. Bazı hususlarda itirazımızı bildirdik. Orada hiç dikkate alınmayan bir çevre düzenlemesi var. Benim ricam tüm tarafların bu konuya dikkatle eğilmesidir. Özellikle ifade edildi. İstanbul-İzmir otoyolunun o alan içinden geçip Turgutlu üzerinden İzmir’e varması katlanamayacağımız bir durum ve bu konuda biz elimizden geleni yapacağız. Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığımız en son kurulan daire başkanlığımız olmasına rağmen tarımsal sulama konusunda gerekli çalışmaları başlatmış durumdadır. Geçiş süreci içinde olmamız nedeniyle, Büyükşehir Belediyesi olarak İl Özel İdaresinden bize devrolan göletlerin tamamlanması ve oradaki değerlerin heba edilmemesi açısından bir çalışma yürütmek üzere, ilk etaptaki planlamalarımız bu şekilde ilerleyecek. Bundan sonraki yıllarda tüm paydaşlarla yapacağımız işbirlikleriyle önemli olan, temel hedefimiz ise öncelik olan hangi ürüne yönelmemiz gerekiyorsa veya hangi tür tarım sistemi veya uygulamalarının geliştirilmesi gerekiyorsa onu yapacağız. İyi uygulamalar geliştirirsek hem tarım uygulamaları, hem de pazarlama açısından tüm dünyanın ilgisini Manisa’nın üzerine çekebiliriz. Yapılan bu etkinliklerin ve bugünkü panelin farkındalık yarattığını düşünüyorum

ve bu paneli düzenleyen başta Sayın Valimiz, Büyükşehir Belediye Başkanımız ve Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’na çok teşekkür ediyorum” diye konuştu. Konuşmaların ardından davetlilerin soruları panelistler tarafından cevaplanırken, panelin sonunda Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Halil Memiş, konuşmacılara hediye takdim etti.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.