MANİSA CEZAEVİ'NDE ŞOK ÖLÜM!

Manisa Tekelliler köyü civarındaki T Tipi Kapalı Cezaevi'nde bu sabah saat 08.00 sıralarında kimsesi olmadığı belirtilen 30 yaşındaki mahkum Abdullah Akgün yatağında ölü olarak bulundu. CHP Cezaevleri İzleme Komisyonu üyesi ve Manisa Milletvekili Özgür Özel, durumun kendisine mahkumlar tarafından telefonla bildirilmesinin ardından E Tipi Açıkevi'ne gitti.

MANİSA CEZAEVİ'NDE ŞOK ÖLÜM!

CHP'li Özel, Açık Cezaevi'nde mahkumlarla birlikte ambulansta cenazesi bulunan Abdullah Akgün için dua etti. CHP'li Özel daha sonra cezaevinin önünde toplanan mahkumlarda olay hakkında bilgi aldı.

Kendisini cezaevinde revir sorumlusu olarak tanıtan bir mahkum yaptığı açıklamada, Abdullah Akgün'ün gece saat 22.30 sıralarında rahatsızlandığı belirterek, "Arkadaşımız gece üşüme, titreme ile ateş olması sebebiyle rahatsızlandı. Daha sonra Acil 112 ambulansı geldi. Hastamız ayakta duramayacak kadar kötüydü. İki arkadaşımız koluna girip hastayı ambulansa bindirdik. Ardından ambulansın içindeki doktor hasta arkadaşımıza bir iğne yaptı. Arkadaşımız o hasta haliyle iğneden alerjisi olduğunu belirtmesine karşın iğne yapıldı. Belli bir müddet doktor bekledikten sonra hastayı tekrar koğuşuna götürdük'' diye konuştu.

50 TL İÇİN HASTANEYE GÖTÜRÜLEMEDİ İDDİASI

Cezaevindeki mahkumlar, hastane götürülen hastaların daha sonra 50 TL taksi ücreti karşılığında kendi imkanlarıyla cezaevine geldiğini, ölen mahkum Abdullah Akgün'ün 50 TL geri dönüş taksi ücreti olmadığı için hastaneye götürülmediğini iddia ettiler.

CHP'li Özel mahkumları dinledikten sonra, ölüm hakkında bilgi almak için cezaevi yetkilileri ile görüştü. 

"KİMSESİ OLMADIĞI İÇİN HASTANEYE GİDEMİYOR'' 

CHP Manisa Milletvekili ve Cezaevlerini Araştırma Komisyonu Üyesi Özgür Özel cezaevi yetkilileri ile görüştükten sonra, yaşanan olayla ilgili olarak cezaevinin önünde açıklamada bulundu. CHP'li Özel, ölen Abdullah Akgün'ün cebinde 50 TL taksi parası olmadığı için hastaneye götürülmediğini iddia ederek, "Bu ölümün defalarca dikkat çektiğimiz bir sağlık sorunu ve aslında Türkiye için bir sağlık skandalı yüzünden meydana geldiğin görmüş durumdayız. 31 yaşında Abdullah Akgün adında bir mahkum hayatını kaybetti. Dün akşam saat 22.30 sıralarında üşüme, titreme ve ateşle Acil 112 çağırılıyor. 112 geldiği zaman hastayı muayene ediyor. Orada şöyle bir sorunla karşılaşılıyor. Hastanın ateşi var ve normal şartlarda hastanın hastaneye götürülmesi lazım. 20'ye yakın mahkumun teyit ettiğine göre, eğer Açık Cezaevi'nde rahatsızlanırsanız ve ambulans sizi hastaneye götürürse, geriye kendi ihtiyaçlarınızla döneceğiniz için 50 TL taksi parasına ihtiyacınız var. Çünkü mevcut ceza infaz kurumu Devlet Hastanesi'ne 26 km uzaklıkta. 50 TL'den aşağı ise taksi tutmuyor. Bu nedenle hiç kimsesi olmayan ve hiç parası olmayan bu mahkum hastaneye gidemiyor. Orada geçmişte geçirdiği bir rahatsızlığının olduğu ve kendisinin ilaç alerjisinin olduğunu söylediği, daha sonra bir iğne vurularak başında beklendiği, alerji gelişmedikten sonra Acil 112'nin gittiği ve hastanın birkaç sonra tekrar rahatsızlığını artığı ifade edildi. Hastanın gece saat 02.00'de titremesiyle birlikte uykuya daldığı ve sabah ise ölü bulunduğunu öğrenmiş durumdayız'' diye konuştu. 

"BURADA KURUM HEKİMİ OLMADIĞINI TESPİT ETTİM'' 

CHP'li Özel, kurum hekimlerinin Sağlık Bakanlığı tarafından aile hekimliğine geçirmesi sebebiyle cezaevleri gibi kurumlarda kurum hekimlerinin kalmadığının altını çizerek, "Ben cezaevi yetkilileri, gardiyanlarla, savcıyla, hastanın koğuş arkadaşları ve 100'den fazla mahkumla görüştüm. Genel olarak herkesin üzerinde durduğu sorun şu oldu. Burada bir kurum hekimi yok. Aile hekimliği uygulaması ile Sağlık Bakanlığı tüm kurum hekimlerini aldı. Kurum hekimi olmadığı için hastayım diyenin durumunu değerlendirecek kimse yok. Kurum hekimi olmadığı için hastaları, mahkumları tanıyan, kimi gerçekten rahatsız veya kimin o günü dışarı da geçirmek için gitmek istediğini bilen kimse yok. Bu kararları buradaki revirden sorumlu sağlıkçı olmayan birisi veriyor. Bugün buradaki tartışma şu, "Hastaneye gitmeli miydi, gitmemeli miydi?', ‘Parası olsa hastaneye gitmeli miydi?'. Mahkumlara ‘Siz bunu daha önce yaşadınız mı?' diye sordum. 20'den fazla mahkum şunu söylüyor. ‘Parası olmayan birisi hastaneye gitmesi gerektiğinde bir tepsi çıkarıyoruz. Herkes için para atıyor. 50 TL toplanırsa hastaneye gidiyor. Çünkü dönüşte topladığımız 50 TL ile buraya dönecek. Dönmezse ve yok yazılırsa açık cezaevinden kapalı cezaevine gider. O nedenle dönmek zorunda' diyorlar. Zaman zaman kurum amirleri bu konuda yardımcı olduklarını söyleseler de, burada çok ciddi sıkıntılar ile karşılaşılıyor'' diye konuştu. 

"AMBULANS CEZAEVİNE YARIM SAATTE GELİYOR'' 

CHP'li Özel, T Tipi Cezaevi'nin en yakın devlet hastanesine yarım saat uzaklıkta olduğunu ve bu nedenle acil bir durumda ambulansın cezaevine yarım saatte geldiğini dile getirdi. CHP'li Özel, "Burada gördüğümüz önemli sorun, tüm cezaevlerinde olan aile hekimi sistemiyle kurum doktorları gitti. Kurum doktoru olmadığı için mahkumun aciliyetine karar verecek bir doktor yok. Bunu herhangi bir personel karar veriyor. İkinci önemli sorun bu cezaevine ambulans yarım saatten önce gelmiyor. Kurum müdürün dediğine göre en acil durumda ambulansın 25 dakikadan önce gelmiyor. Birisi kalp krizi geçirirse, ne mahkum, ne cezaevi personelinin kurtulması mümkün değil. Üçüncü sorun buradaki mahkumlar hastaneye gittiği zaman devlet bir ambulansla veya başka bir araçla cezaevine geri getirmiyor. Adalet Bakanlığı esas olarak bu cezaevinden hastaneye gitmiş mahkumun cezaevine geri dönmesini sağlamak zorunda. 50 TL'si olmayan hastaneye gitmeyi reddediyor. Hastaneye gittin, taksiyle dönemezsen eğer bu sefer firarı sayılıyor. Hızla bunu çözümlenmesi lazım. Ancak esas sorun şu. Burada insanlar insan olmaktan, devlet devlet olmaktan çıkmış durumlar. Aslında ne cezaevi personeline, ne Adalet Bakanlığı'na ne Sağlık Bakanlığı'na nede ambulansa söylenecek bir söz yok. Şuanda devlet devlet gibi değil, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan istediği anonim şirket gibi devleti yönetiyor. Bir anonim şirket hastayı götürür dönüşüne karışmaz. Ama devletse, o hastanın gitmesine, dönmesine ve takibinde karışır. İnsana insan olduğu için, mahkuma da devlete emanet olduğu için değre verir. Bugün burada devlet devlet olmaktan çıktığı, iyi bir anonim şirket olduğunu görüyoruz'' diye konuştu. 

"ADALET BAKANINI ŞAHSINA GEN SORU ÖNERGESİ VERİLEBİLİR'' 

CHP'li Özel son olarak konuyu TBMM'nin gündemine taşıyacaklarını dile getirerek, "Bu olaydan sonra CHP Cezaevleri İzleme Komisyonu olarak Açık Cezaevlerini yeniden mercek altına alacağız. Sağlık sorunlarını defalarca söyledik dinlenmedi. Bu konusa hakkında tekrar hem soru önergesi, imkan olursa Adalet Bakanı'nın şahsına, bu ölümdeki duyarsızlığından dolayı gen soruda verilmesi gündeme gelebilir. Meclis araştırması defalarca dile getirdik. Ancak hep reddedildi. Meclis ise şimdi kapanmak üzere. Ancak önümüzdeki dönem meclisin en önemli gündemlerinden bir tanesi yine cezaevleri ve cezaevlerindeki sağlık sorunları olacak'' diye konuştu. 

"ÖLÜM NEDENİ BAŞKA BİR SEBEPTEN OLABİLİR'' 

Manisa Sağlık Müdür Yardımcısı Ali Özer'de yaptıkları araştırmada Açık Cezaevi'nden gelen ihbarla içinde doktor olan bir 112 ambulansının cezaevine gittiğini belirterek, "Hasta Acil 12 ekiplerimiz tarafından doktor eşliğinde muayene edildi. Kendisine üst solumun rahatsızlığı kaynaklanan ateş sebebiyle ağrı kesici ve ateş düşürücü iğne yapıldı. Hasta muayene edildikten ve iğne yapıldıktan sonra Acil 112 ekibimiz ve doktorumuz belli bir müddet hasta için bekledi. Ardından Acil 112 ekibimiz cezaevinden ayrıldı. Eğer iğneye alerjisi olsaydı Acil 112 ekibimiz iğne yaptıktan sonra beklediği sürece de hasta bir reaksiyon gösterirdi. Ancak böyle bişey olmamış. Ölümün iğneden değil başka bir sebepten meydana gelmiş olabilir'' diye konuştu.

T Tipi Kapalı Cezaevi'nde sabah saatlerinde yatağında ölü bulunan Abdullah Akgün'ün ölüm sebebinin tespiti için cenazesi İzmir Adli Tıp'a gönderildi. Kesin ölüm sebebinin adli tıptan sonra belli olacağı belirtildi.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.