EN VARLIKLI İLE EN YOKSUL ARASINDAKİ FARK ARTTI!

CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, “Ülkemizde, toplumun en varlıklı %10’luk dilimindeki kesim ile en yoksul %10’luk dilimindeki kesim arasındaki gelir farkı 14 kata kadar yükselmiştir.” dedi. Özgür Özel şunları söyledi:  “Ülkemizde bir taraftan r

EN VARLIKLI İLE EN YOKSUL ARASINDAKİ FARK ARTTI!

CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, “Ülkemizde, toplumun en varlıklı %10’luk dilimindeki kesim ile en yoksul %10’luk dilimindeki kesim arasındaki gelir farkı 14 kata kadar yükselmiştir.” dedi.

Özgür Özel şunları söyledi:  “Ülkemizde bir taraftan rakamlarla büyüme hızla artarken, diğer taraftan da yoksul sayımız artmaktadır. Ama gerçekte; rakamlara göre büyümüş olan ülkemiz kalkınmış bir ülke olmanın çok çok uzağındadır. Çünkü, her geçen gün yoksulun daha da yoksullaştığı, alım gücünün git gide eridiği ülkemizde gelir dağılımındaki adaletsizlik de artmakta, en varlıklı ile en yoksul arasındaki uçurum katlanarak büyümektedir. Ülkemizde, toplumun en varlıklı %10’luk dilimindeki kesim ile en yoksul %10’luk dilimindeki kesim arasındaki gelir farkı 14 kata kadar yükselmiştir. En varlıklı ile en yoksul arasındaki bu gelir adetsizliği ülkemizin gerçekten büyümediğinin, zenginin daha da zenginleşirken, yoksulun daha da yoksul kaldığının açık bir göstergesidir.

Son verilere göre de, nüfusumuzun %16,3’lük bir kesiminin sürekli yoksulluk riski altında olması durumun vehametini ortaya koymaktadır. Özellikle işsizlik ve büyük kentlere göç ile artan yoksulluk riski verilerinin kırsal kesimlerde daha da yüksek oluşu ise son derece düşündürücüdür. Neredeyse 21,5 milyonu aşan yoksul nüfusun olduğu ülkemizde; yoksulluk ile işbirliği içerisinde olan, yoksulluğu yöneten, yoksulluktan nemalanan ancak yoksulluğu ortadan kaldırmayan ve yoksulun derdine çözüm bulmak için hiçbir girişimde bulunmayan AKP iktidarının gerçekte zenginin yanında, patronun ve sermayenin yanında olduğu da rahatlıkla görülebilecektir.

İşçinin, emeklinin, çiftçinin, asgari ücretlinin, öğretmenin, memurun derdi ile ilgilenmeyen bu anlayış sürdürülebilir değildir ve yoksulluğun hüküm sürdüğü, gelir dağılımında adaletin olmadığı ve siyasetin vatandaşın refahı amacından giderek uzlaşarak, kişisel çıkarlara hapsolduğu ülkelerde ise demokrasi yoktur, olamaz da!

Sosyal demokrasinin hüküm sürdüğü ülkelerde gerçek demokrasi ve gelir dağılımında ise adalet olur. Siyasetin asıl işlevi de zaten budur; toplumun her kesimini kapsayacak gerçek büyümeyi ve refahtan herkesin pay aldığı gerçek bir kalkınmayı sağlamak. İşte bizler, ülkemizin sosyal adalet ve sosyal demokrasi ile yönetildiği bir ülke olması için canla başla çalışıyor, emekçimizin, işçimizin, çiftçimizim, memurumuzun, öğretmenimizin, emeklimizin alım gücünü azaltan, onu her geçen biraz daha yoksullaştıran ve bu yoksulluğu ona bir kadermişçesine sunan politikalara karşı mücadelemize kararlılıkla devam ediyoruz.

1993 yılından bu yana yoksulluğa dikkat çekmek ve belirlenen hedefler doğrultusunda yoksullukla mücadele etmek amacıyla Birleşmiş Milletler tarafından belirlenmiş Dünya Yoksullukla Mücadele Günü vesilesi ile açlığın, yoksulluğun, işsizliğin ve eşitsizliklerin son bulduğu bir dünya temenni ediyor, sosyal adaletin ve sosyal demokrasinin hüküm sürdüğü yarınlar için çalışmaya devam edeceğimizin bir kez daha altını çiziyorum.”

 

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.