BİZ 550 GÜN SAYMIŞTIK AMA!

Murat Yalçın Orada geçirdiğim dördüncü bayramdı… Son geceydi artık. İçim içime sığmıyor, birbirinden güzel hayaller kuruyordum. Bir ay önce Yeni Asır’dan aramışlar ve masamın hazır olduğunu söylemişlerdi. İşim beni bekliyordu.  Kolay değil, 18 ayd

BİZ 550 GÜN SAYMIŞTIK AMA!

Murat Yalçın

Orada geçirdiğim dördüncü bayramdı… Son geceydi artık. İçim içime sığmıyor, birbirinden güzel hayaller kuruyordum. Bir ay önce Yeni Asır’dan aramışlar ve masamın hazır olduğunu söylemişlerdi. İşim beni bekliyordu.  Kolay değil, 18 aydır silah, kamuflaj, kep ve botlar… Yeşilden nefret etmiştim. Bu tekdüze sürecin bazen hiç bitmeyeceğini düşündüğüm zamanlar oluyordu. Ama silahı sevmiştim. Belki de sivilde asla ilgi duymadığım bu soğuk icat 18 ay boyunca en sevdiğim sırdaşım, arkadaşım olmuştu.  Bazen tutukluk yapsa da ona gerekli komutları uyguladığınızda tam 200 metre ilerideki hedefi yerle bir ediyordu. Bu müthiş bir duyguydu…     

Tam 18 ay…

Geçmiyor, geçmiyor, geçmiyordu… Dile kolay 550 gün! Firar edip kaçanlar oldu. Kendisini jiletleyenler, hava değişimi almak için vücuduna zarar verenler… Hele ilk günler tam bir kabustu.  Devreciliğe bir de öğlen yemeğinde kapuska eklenmişse vay halinize…

Ama insanoğlu alışıyor. Alıştıkça keyif almaya başlıyorsunuz. Size en başta işkence gibi gelen her şey yavaş yavaş yerini kabullenmişliğe bırakıyor. Ve derken bir bakıyorsunuz askersiniz. Niçin diye sorguladığınızda öyle bir sebep yüzünüze çarpıyor ki, utanıyorsunuz o sorgulamayı yaptığınıza…

Vatan!

Vatan için oradasınız. Borçlu olduğunuzu hatırlıyorsunuz. Sonra müthiş bir motivasyon!

Ay akşamdan ışığdır

Yaylalar yaylalar

Yüküm şimşir kaşığıdır

Dilo dilo yaylalar…

Son geceydi…  Tertipler, alt devreler, torunlar ve PVC (Kısa dönem)  arkadaşlarla koğuştaki dört yatağı birleştirip oturmuş ve geç saatlere kadar sohbet etmiştik. Elimizde demir bardaklar, kola içmiştik bilmem kaç tane…  

Herkes sivil hayatından kesitler anlatıyordu.  Askerde sivil hatıralar, sivildeyken askerlik anıları…

Tam 18 ay…

İzinleri çıkarın 17 ay 10 gün… Ve de tam dört bayramdır oradaydım ben. Ve benimle birlikte yani 3. tertip gelen herkes 4.bayramı da askerde geçiriyordu. Aynı dönemden bazı arkadaşlar izinlerini kullanamadığı için bayramdan birkaç gün önce tezkere almış gitmişti. Benim tezkerem ise tam bayram gününe denk gelmişti.

Son gece arifeydi. Yarın ise bayram. Benim için şafak 550 değil, 400 değil, 300, 200, 100 hiç değil, hatta 50, 25, 10 da değil. 3, 2, 1 bile değildi. Şafak doğan güneşti…

O gece bitmek bilmemişti. Ama dünya dönmüş, güneş doğmuştu. Nihayet gidiyordum artık. Hem bayramdı hem de tezkere.  Annemin içli köftesini yiyecek, babamla tavla oynayacaktım. Demir, plastik bardakta çay içmeyecektim artık. En önemlisi renkli renkli giyinecektim. Yazın sıcağında bot da olmayacaktı artık ayağımda…  

İnanamıyordum…

18 ay da bitmişti,  vatan borcu da tabi…

Aradan tam 10 yıl geçti.

Askerlik önce 15 aya düştü, şimdi ise 12 ay olacak. 550’den 360’a…

Kıskanmıyorum, üzülmüyorum. Ama biz 550 saymıştık. Sadece merak ediyorum; Biz mi fazla yaptık bizden sonrakiler mi eksik yapacak?  

Nedir bunun ortası?

   

 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.