Aydınlar Anıldı

Manisa Emek Demokrasi ve Barış Platformu, hayatını kaybeden basın ve demokrasi aydınlarını andı. Manolya Meydanı’nda gerçekleşen anma etkinliğine sivil toplum kuruluşları da destek verdi.

Aydınlar Anıldı

Platform üyeleri, “Devrim Şehitlerini Unutmadık, Demokrasi ve Basın Şehitleri Ölümsüzdür” pankartları taşıdı, “Gün gelecek katiller hesap verecek, Faşizme karşı omuz omuza” sloganları attı.

Platform adına açıklama yapan KESK Dönem Sözcüsü Ali Gök, “Dağ gibi, karayağız birer delikanlıydık. Babamız, sırtında yük taşıyarak getirirdi aşımızı, ekmeğimizi. Arabalar sırıl sırıl ışıklarıyla caddelerden geçerken bizler bir mum ışığında bitirdik kitaplarımızı. Kendimiz gibi yasayan binlerce yoksulun yüreğini yüreğimizde yaşayarak katıldık o büyük kavgaya.  Ecelsiz öldürüldük. Dövüldük, vurulduk, asıldık, Vurulduk ey halkım unutma bizi. Giresun´daki yoksul köylüler, sizin için öldük. Ege’deki tütün isçileri, sizin için öldük. Doğu’daki topraksız köylüler, sizin için öldük.  İstanbul’daki, Ankara’daki isçiler, sizin için öldük. Adana’da paramparça elleriyle, ak pamuk toplayan isçiler, sizin için öldük. Vurulduk, asıldık, öldürüldük ey halkım, unutma bizi” dedi.

 

Bugün emperyalist güçler ve yerli işbirlikçileri tarafından ülkemizde katledilen basın emekçileri ve demokrasi şehitlerini anmak için burada toplanmış bulunduklarını ifade eden Gök, “Metin Göktepe, 8 Ocak 1996'da Ümraniye Cezaevi'nde öldürülen devrimci tutukluların cenazesini izlemek için Alibeyköy'e gitti. Ancak, basın kartı olmadığı gerekçesiyle ilçeye sokulmadı. Yüzlerce insanla birlikte gözaltına alındı ve Eyüp Kapalı Spor Salonu'na götürüldü. Burada polislerin şiddetine maruz kaldı, katledildi. 19 Ocak 2007’de ise Hrant Dink yine aynı şekilde hunharca sokak ortasında katledildi. Şovenizmin ve ırkçılığın bir devlet politikasına dönüştüğünde ne denli tehlikeli olduğu ve her tür katliamın işlenebileceği Hrant Dink cinayetiyle bir kez daha ortaya çıkmıştır.  Araştırmacı gazeteci Uğur Mumcu'nun 24 Ocak 1993'te evinin önündeki arabasına yerleştirilen uzaktan kumandalı bombanın patlatılması sonucu öldürülmesinin üzerinden 22 yıl geçti. Dönemin iktidarının cinayeti çözmenin ve faillerini yakalamanın devletin namus borcu olduğunu söylediklerini üzüntüyle hatırlıyoruz.  Muammer Aksoy, 1950’lilerden son nefesini verdiği güne kadar inanmış bir laik, kararlı bir Atatürkçü kimliği ile demokrasi mücadelesi verdiği için karanlık güçler tarafından katledilmiştir” dedi.

 

Evrensel gazetecilik normlarına göre basın özgürlüğünün bulunmadığı ülkeler arasında yer alan Türkiye’de araştırmacı gazetecilere duyulan ihtiyacın ne denli arttığını bir kez daha hatırlattıklarını kaydeden Gök, “Metin Göktepe, Hrant Dink, Uğur Mumcu, Muammer Aksoy, Abdi İpekçi, Çetin Emeç, Bahriye Üçok, Turan Dursun, Musa Anter gibi basın ve demokrasi şehitlerini saygı ile anıyoruz. Eğer bugün Cizre’de 12 yaşındaki çocuklar öldürülüyor, Hakkâri’de panzerlerden yola patlayıcı maddeler atılıyor ve karanlık cinayetler devam ediyorsa Metin Göktepe, Hrant Dink, Uğur Mumcu, Muammer Aksoy, Musa Anter, Abdi İpekçi Çetin Emeç, Turan Dursun, Berkin Elvan, Ali İsmail Korkmaz ve diğer gezi cinayetlerinin arkasındaki asıl güç ve zihniyet ortaya çıkarılmadığı, Tarihsel Yüzleşme gerçekleştirilmediği içindir. Cinayetlerde sorumluluğu bulunanlar zaman içinde terfi ettirildiği içindir. Taş atan çocuğun arkasında daha ilk gün “örgüt” bulan ama ortak yapım cinayetlerde örgüt “bulamayan” bir yargı olduğu içindir” diye konuştu.

Başkan Gök, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu gün her yıl olduğu gibi katliamların gerçek sahiplerini ortaya çıkarmak, aydınlarımıza sıkılan kurşunların hesabını sormak ve demokrasimizin üzerindeki bu ayıbı kaldırmak için aynı kararlılıkla buradayız. Halkın haber alma ve gerçekleri öğrenme hakkına saygı gösterilmesini, gazetecilerin mesleklerini yapmalarının önündeki engellerin kaldırılmasını istiyoruz. Ve benzeri cinayetlerin yalnızca tetikçilerin değil, bu cinayetlerin emrini veren perde arkasındaki karanlık güçlerin de ortaya çıkarılmasını talep ediyoruz. Bu taleplerimizin sonuna kadar takipçisi olacağız. Gerçek demokrasi ancak insanların güven içinde yaşayabilecekleri ve düşüncelerini özgürce ifade edebilecekleri bir iklimde yeşerir. Bu cinayetleri faili meçhul diye unutturmayacağız, gerçek katiller yargı karşısına geçinceye kadar her ortamda bunun hesabını soracağız. Susmayacağız, Unutmayacağız, Unutturmayacağız.”


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.