Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Lideri Özgür Özel katıldığı canlı yayında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. CHP Lideri Özel Halk TV ekranlarında CHP'de yaşananlara ve mutlak butlan sürecinden sonraki yol haritasına dair açıklamalar yaptı.

Özel canlı yayında gazetecilerin sorularını yanıtlıyor. Özel'in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

"SUÇUMUZ AKP'Yİ YENMEK"

Özel "Devlet bütün gücüyle üzerimize saldırıyor. Partimizin içinden birileriyle işi yürütüyorlar. Suçumuz ne bizim? Mutlak butlan kararı çıkardıkları kurultayın önceki tüm kurultaylardan farkı ne? Ne oldu da bizim başımıza bunlar geliyor. Bizim birinci suçumuz AKP'yi 24 yıl sonra yenmiş olmak. İkinci suçumuz ise 47 yıl sonra partiyi birinci parti yapmak" dedi.

CHP’de Parti Meclisi istifalar gölgesinde toplandı... Olağanüstü kurultaya kapı kapatıldı
CHP’de Parti Meclisi istifalar gölgesinde toplandı... Olağanüstü kurultaya kapı kapatıldı
İçeriği Görüntüle

Özel sözlerine şöyle devam etti:

"Partimiz 13 kez seçim kaybetmesine rağmen bu yenilgilerin ardından hiç bir kurultayla güven tazelememiş, özeleştiri yapmamış bir partiyken biz o süreçte biz 'bir değişim yapacağız' dedik. Kurultaya gittik. Gençler dedik, kadınlar dedik, gelişim dedik, yeni tüzük dedik, yeni program dedik. Ne dediysek yaptık, kurultayda seçildik."

"Sevgili Muharrem İnce'nin bir sözü vardı. 'Atatürk kalkıp gelse bu delegeyle seçimi kazanamaz' demişti. Öyle bir delege desteği vardı, ne oldu? Dedim ki komşusu ikna edecek, berberi ikna edecek, kızı ikna edecek. Kurultay salonunu hatırlıyorsunuz. Solda yukarıdan bir yerden 'Delege sokağın sesini dinle' diye bir slogan atıldı ve gün boyu susmadı o slogan. O delege Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir siyasi partinin başkanını seçimle değiştirebildi.

İzmir'de Cumhuriyet tarihi boyunca 6 tane kadın seçilebilmiş. Biz 8 tane belediye başkanı seçtirdik. Bunların sonucunda biz beklenmedik bir şey yaptık. AKP'nin beklemediği bir şey yaptık. Nüfusun yüzde 65'ine, ekonominin yüzde 85'ine hizmet edebilecek şekilde seçimleri kazandık. Budur işte bizim esas işlediğimiz suç.

Tek adam rejimi değişmesin diyen mutlak sultancılar ile partide yaptığımız değişimi hazmedemeyen mutlak butlancıların bir araya gelmesiyle, dünya kadar iftirayla, mahkeme kararı olmaksızın sonucunda bu kurultay iptal edildi.

Buradan bütün vatandaşlarımıza soruyorum, bu kurultayla Kemal Bey ile yarıştım kazandım. Bu kurultayı veya ötekini veya son kurultayı kaybetseydim biriyle yarışsaydık be o seçilseydi, siz nasıl o kazananın elinden galibiyeti alır da öteki adaya verirsiniz?"

ABD'nin İsrail'in bölgedeki planladığı düzene ve nizama uyum gösterecek makul bir aktör olmayı reddetmek, onların tariflediği düzende yer almayacağımızı söylemektir bizim suçumuz."

"Bugün Recep Tayyip Erdoğan'ın bugünlere gelmesi noktasında hep kendilerinin anlattığı hikaye. Hapse girmesi, partisini kurması, ekonomik krizin üstüne geldi vs. Biz 2023 Kasım'da milletin gözünün içine bakarak, özeleştiri yaparak, sizi dinleyeceğiz diyerek bir rüzgar yakaladık.

Bugün geldiğimiz noktada partimiz birinci parti olmuş, AKP yenilmiş, ama bu saldırıyla birlikte bundan medet umup, buradan parti içi iktidar isteyip, bu iktidar size teklif edilince bunu kabul edip, bir an önce sandığa gitmek yerine bahaneler üretmek. Gelmişler 'sandık koyarsak Özel yine oyların hepsini alır seçilir, sokak Özel'e sahip çıkıyor. Sokağın karşısına çıkamayız, delegenin karşısına çıkamayız, direnirlerse de partiden atarız' diyorlar.

Net olan bir durum var, partiyi aldığımızda yüzde 13'le aldık. Partiyi bıraktığımızda parti birinci parti kimi 36 diyor kimi 33. Yüzde 38 de sandıktan oy almışız. Benimle birlikte olması gereken kişilerin o tarafla, yargı oyunlarıyla hareket ettiğini görüyoruz."

"Amaçları Parti Meclisi'ndeki çoğunluğumuzu düşürmek. Ama şöyle bir şey var o atanmış sözcü şunu diyor: 'Bunlar yargıya gidecekler, orada aklanacaklar öyle gelecekler.' Bu arkadaşlarımız milletvekili, AKP bu arkadaşlarımızın dokunulmazlığını kaldırmaya dile bile getiremiyor, siz onların vekilliğini düşürmek istiyorsunuz. Kendi oluşturdukları MYK ile arkadaşlarımızı kovuyorlar hem de ondan sonra 'yakında yargılanacaklar' diyerek hükümete 'biz de bunu istiyoruz' mesajını veriyorlar. Butlan sözcüsü utanmaz biçimde kendi arkadaşlarını AKP yargısının kucağına atmanın iznini veriyor. Yazık olsun. Birlikte içtiğim bir yudum çaya bile yazıklar olsun."

"TGRT ekranlarında aylarca basın mensuplarına sarı zarf veriliyor iftirası atıldı. Bugün tutmuşlar bir gazeteciye utanmadan sarı zarf veriyor diyorlar. O rezil adamı herkes kınıyor ama, o kişi parti sözcüsünün Whatsapp grubunu kuran kişi. Senin danışmanın o, adı belli, sanı belli, senin Whatsapp grubunu açan kişi o."

Siyasi partiler kanunu diyor ki: Bir siyasi parti iki kongresini üst üste yapmazsa seçime giremez diyor. Altı yıl geçmiş böyle bir risk var. Günü geldiğinde, seçim kararı çıktığında, YSK, Yargıtay'a yazı yazacak ve seçime girme yeterliliği olan partileri talep edecek. Bana kalırsa böyle kumpaslar sonucunda partinin seçime sokulmaması hukuki bir iş olmaz ama "YSK seçime giremez" dedi mi ne yapacağız? O yüzden 25 Temmuz'dan önce bir kurultay yapılması kaçınılmaz olandır, yapmamak bu partiye ihanettir."

Özel kim ki bir bahçıvanın torunu, emekli öğretmen çocuğundan Genel Başkan mı olur' diyor. Faik Bey'in yukarıdan bakan o kibirli bakışı var ya, milletin bana evladı gibi bakması o kibirli bakışın telafisidir. O bizi küçük gören, hakettiğimiz değeri biçen o Faik Bey'in anlatıp ikna edemedikleri biz ikna ederek partiyi birinci yaptık. Faik Bey gelsin Tekirdağ'da sokakta yürüyelim."

Akın Gürlek Erdoğan'dan aldığı talimatla veya Erdoğan'ı ikna ederek yaptıklarının bir sonucudur. CHP'de ne yaşanıyorsa AKP, yargı kolları ve Erdoğan'ın rızası, talimatı ve onayıyla yapılmaktadır. CHP'ye yapılan bir siyasi operasyon olduğunu gördüğü için Erdoğan dün 23 dakika 'biz bu işin içinde yokuz' diye anlatıyor. 'Böyle bir davada tedbir mi olur' diyor hukukçular, butlancılar da bu kararın üstüne oturup parti yöneticiliği oynuyorlar. Delegenin vermediği yetkiyle yapıyorlar. Akın Gürlek'in verdirdiği kararla parti sözcülüğünü sindirebilecek kişiler bunlar.

"PARTİYİ TGRT'CİLERE BIRAKAMAYIZ"

"Bahsedilen Tayyip Bey'inki gibi bir apartmanın en üst katında kurduğu parti değil. Bahsettiğimiz partinin ilk kongresi Sivas Kongresi kabul edilen bir parti. Bu parti kolay kolay terk edilecek, bırakılacak bir parti değil. Bize karşı yapılanlar Türkiye'de bir seçim sistemi var. Tüm dünyadaki gibi itiraz ve kesinleşme üzerine kurulu. 3 yıl önce yapılmış kurultayı yok sayıp 6 yıl öncesine ışınlayan ve geçen yıl zamanı geldiği için tekrar örgütlenip yapılan kurultayı da yok sayan bir istinaf kararı var. Bunun hiçbir meşruluğu yok. Kendisine verilen talimatla tedbir kararı alarak işi çözümsüz bir noktaya getiriyorlar. Buradakiler de bunlardan bulduğu yüzle 'kurultay yapmayacağız' diyerek, bizi partiyi bırakıp gitmeye zorluyorlar sözüm ona. Siz bu partide seçimde yenilmişsiniz, sonra dönüp hiçbir girişimde bulunmamışsınız, siz 1 Nisancı olarak anılıyorsunuz."

Ferdi yoğun bakımdayken Ferdi hakkında karikatür çizenler çikolata dağıtıyorlar Genel Merkez'de. Bu partinin pırıl pırıl evlatlarına öldükten sonra iftira atılmasına, iftira atanlarla kol kola girilmesine üzülüyorum. Bu yüzden de biz Atatürk'ün emanetini TGRT'cilere bırakamayız, onların iftiralarını meşrulaştıranlara bırakamayız."

Tarihin en büyük saldırısında partimi yüzde 36 oyla ayakta tutup bugüne getirmişiz. Partinin yönetimine AKP yargı kolları tarafından atananlar bu partiye pis diyorlar, arınacağız diyorlar, arkadaşlarımıza hırsız diyorlar. Bu yapılanlar ve söylenenler, bir siyasi partide ikbal için yapıyorsanız, parti CHP olmasa ve gençlerin umudu buna bağlı olmasa 'alın, lanet olsun, sizin olsun' diyesi geliyor insanın. Ama bırakamayız. TGRT'ye teslim olanlar mı AKP'yi yenecek? Biz bunu bıraktığımızda birisi bununla AKP'ye mücadele edecek olsa neyse. Bu oyunu bozmak durumundayız."

Muhabir: İclal Çiçek