YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, süreç ile ilgili Meclis Başkanlığı'na sunulan çerçeve yasaya ilişkin açıklamalarda bulundu.
"Biz YENİ Parti olarak teknik değerlendirmeyi ve siyasi değerlendirmeyi peş peşe ve iç içe yaptık" diyen Özel, şunları söyledi:
"Bundan sonraki süreçte arkadaşlarımız komisyonda gerekli eleştirileri, önerileri, katkıyı sağlayacaklar. Daha sonra Meclis Genel Kurulu'na geldiğinde de biz YENİ Parti olarak ilk günden beri takındığımız genel tutumumuza uygun olarak, ilkesel tutumumuza uygun olarak davranacağız. Ama bu vakitten sonra gidip kanun teklifine imza atma çabamız yok. Komisyonda, tarih önünde sözümüzü parti olarak söyleyeceğiz."
"YENİ Parti evet mi, hayır mı diyecek?" sorusuna Özel, şu yanıtı verdi:
"YENİ Parti, özellikle komisyon raporunun 6'ncı maddesi gereği hazırlanan bu maddenin daha doğru bir şekilde yasalaşması için katkı sağlayacak. 7'nci kısmı demokratikleşmedir; esas olarak bir ülkede bu kadar kalıcı, önemli bir sorunu çözecekseniz ilk önce sorunu ortaya çıkaran sebepleri ortadan kaldıracak adımları atmanız lazım. Bu konuda YENİ Parti'nin uyarıları, önerileri, hatırlatmaları, önergeleri, geleceğe dönük olarak bu konuda diğer partilerin tutumlarına açıkça bir kez daha ifade etmeleri noktasında gerekli çabaları olacak. Ancak bu meselenin Meclis zemininde çözülmesine yönelik geçmişten beri takındığımız ve halen daha terk etmediğimiz tutumumuzu sürdüreceğiz."
Demokratikleşme noktasında komisyonda somut neler yapılabileceğinin sorulması üzerine Özel, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Yapılacak somut şöyle bir şey var. Bu Meclisin Başkanı o günkü oturumu yönetmeye kendi gelebilir. Oturumun başında Can Atalay’la ilgili Anayasa Mahkemesi kararını okutup, Can Atalay’ı çıkartabilir direkt. O gün buraya gelmeden önce İçişleri Bakanlığı atanan kayyımların yerine belediye başkanlarını görevlerine iade edebilir. Bunun yanında altına 50 tane imza atıldı. Hepimizin namusları onlar. Şimdi biz imzamızın arkasındayız. Tüm kötülüklere ve zulümlere rağmen arkasındayız. Biz bu ülkede bir daha şehit cenazesine gitmeme ihtimali için, Kürt’ün de Türk’ün de anasının gözünden bir damla yaş akmasın diye bu işin arkasındayız.
Altı yürürlük maddesi ‘Silahların bırakıldığının teyit ve tespiti ile birlikte’ diyor. O güne kadar geçecek süre yedinci maddenin süresidir. O zaman kayyımlar iade edilecek, Can Atalay da Selahattin Demirtaş da çıkacak. Siyasi tutuklular ve haksız yere içeride tutulan düşünce suçluları çıkacak. Bu millet sözünü tutanı da bilir, kıvıranı da parça kıranı da bilir. Allah'a şükür bugüne kadar hiçbir zaman son dakikada parça kırmadım, kırmam ve kırdırmam."
Hakkında hazırlanan 62. fezleke sorulan Özel, fezlekenin basına sızdırılarak gizlilik kararlarının ihlal edilmesine tepki gösterdi:
"61 tane fezleke var, bu 62’ncisi. Ancak Meclis tarihinde yapılmayan bir şey yapılıyor. Gizlilik olan, milletvekilinin kendisi dışında kimseye verilmeyen fezleke üzerinden itibar suikastı planlanıyor. Salı günü biz toplantımızı yapmışız, Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Adalet Bakanlığı’na yolladığı fezlekeyle ilgili basın açıklaması yapıyor. Adında 'rüşvet' geçiyor. 'Özgür Özel rüşvet almış' dedirtmek istiyorlar."
Fezlekedeki iddiaları yalanlayan Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:
"İhraç ettiğimiz eski belediye başkanı ihraça tepki olarak ve etkin pişmanlıktan yararlanmak için yalan iddialarda bulunuyor. Kurultaya giderken masraflara ortak olmak için aramızda para birleştirdik. Varsayınız ki vermiştir; bunun neresi rüşvet? Benim nerem kamu görevlisi, ihale mi dağıtıyorum? Utanmazlığın dik alasıdır. Şükürler olsun ki Meclis Başkanlığı ve bütün gruplar bunun yapılmaması gereken bir şey olduğu konusunda birleştiler; gösterdikleri hassasiyet için teşekkür ediyorum."




