CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in 22. Dönem TBMM Başkanı Bülent Arınç’ı ziyaret etmesi siyasi gündemi meşgul etmeye devam ediyor. TGRT Ankara Temsilcisi Fatih Atik, görüşme sırasında CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın'ın odadan çıkarıldığını öne sürdü.
İddialar üzerine Arınç, Nefes Gazetesi yazarı Aytunç Erkin'e konuştu. Konuyla ilgili yaptığı açıklamada söz konusu bilginin doğru olmadığını belirten Arınç, Günaydın'ın görüşmeye katılmama kararını kendisinin verdiğini ifade ederek, "Gökhan Bey’e ‘Siz de girecek misiniz?’ diye sordum. Kendisi ‘Efendim lütfen siz baş başa konuşun’ dedi ve dışarıda kalmayı tercih etti" dedi.
ÖZGÜR ÖZEL: YALANLAMAK BANA DÜŞMEZDİ
Özgür Özel, Manisa’daki iftar programının ardından şu açıklamayı yaştı: "Ben seçildiğimde Sayın Bülent Arınç bizi ziyarete geldi. Geçen hafta verdiği iftara icabet edemeyince bir iadeyi ziyaret ve Ramazan tebliğine gittim. Elbette birçok konuyu konuştuk. Ancak TGRT'deki bir gazeteci o gün sanki oradaymış gibi bir sürü gerçek dışı beyanda bulundu. Yalanlamak bana yakışmazdı, Bülent Bey'e düşerdi. Bülent Bey de gecikmeden bugün Nefes gazetesine tam bir sayfa yalanlama yapmış. Bülent Bey'in söylediği her şey o gazeteciyi herhalde utandırmıştır. Yani bu kadar gerçek dışı hiç konuşmadığımız şeyleri söylemiş. Sayın Bülent Arınç gayet nazik bir şekilde tutuksuz yargılanma gerektiğini, mahkemelere güven olması gerektiğini, bu şartların güvensizlik yarattığını söyledi. Son derece nazik... Manisa'dan konuştuk en çok. Ferdi'den konuştuk Gülşah'tan konuştuk. Ramazan'dan konuştuk Manisa'daki İftardan konuştuk. Ve Manisa'nın çıkarlarından konuştuk. Türkiye siyaseti ile ilgili genel değerlendirmeler yaptık.”
ARINÇ NEFES GAZETSİ’NE NE AÇIKLADI
Arınç, Nefes Gazetesi yazarı Aytunç Erkin'e konuştu.
Aytunç Erkin şu yazıyı kaleme aldı:
CHP lideri Özgür Özel, Meclis eski Başkanı Bülent Arınç’ı ziyaret etti ve sonrasında basın açıklaması yapıldı. Ardından TGRT Ankara Temsilcisi Fatih Atik, Arınç’la konuştu. Özel’in ziyaret heyetinde bulunan CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın’ın Arınç-Özel görüşmesi sırasında odadan çıkarıldığını öne süren Atik “Gökhan Günaydın’ın Ekrem İmamoğlu’na çok yakın olduğu biliniyor. Gökhan Günaydın daha sonra odadan çıkarılıyor ve ikisi baş başa görüşüyor” ifadelerini kullandı. Parti içinde Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu’na yönelik büyük bir tepki olduğunun altını çizen Atik “Özgür Özel görüşmede normalleşme sürecini hatırlatmış. Özel ‘Erdoğan’a düşmanlık beslemiyorum’ demiş” diye konuştu. Bülent Arınç’ın Özel’e tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu’nu ziyaret etmeyeceğini bildirdiğini vurgulayan Fatih Atik “Arınç ‘Ekrem İmamoğlu’na gitmem’ demiş. Arınç, ‘Yargılamalar devam ediyor, İmamoğlu’nun yanına gitmem, yanında görünmem doğru olmaz’ diyor” sözlerine yer verdi. Yine Arınç’ın, Meclis’te iki bakanın yemin töreninde yaşananları değerlendirirken Atik şu bilgiyi verdi: “Arınç, ‘Bu yaptığınız kepazeliktir’ demiş.”
Bunun üzerine Bülent Arınç’ı aradım ve sordum. Arınç, “Fatih Bey sevdiğim, güvendiğim bir arkadaş. Ama notu notuna tamı tamamına aktaramıyor bazı şeyleri. Yanlış anlaşılmalara neden olabilir. Siz lütfen kayda alır mısınız? Ben de alacağım” dedi.
Gürsel Tekin için ne dedi?
Arınç sohbetimizde “Bir şey daha eklemek istiyorum” dedi: “Gürsel Tekin benim saygı duyduğum arkadaşımdır. O da öyle derdi benim için. Birkaç defa tweet atmış; ‘Genel başkan bizimle görüşmüyor, milletvekilleriyle görüşmüyor da hep Bülent Arınç’la konuşuyor’. Gürsel Tekin’in bugünkü konumuna göre Özgür Özel nasıl onunla konuşsun. İl başkanlığına kayyum tayin edilmiş. Sen o partinin kayyumu olacak insan mısın? Özgür Özel seni neden muhatap alsın? Dışarıdan bakan bir insan olarak söylüyorum. Benim CHP’deki kavgalarla ilişkim yok ki, benimle rahatlıkla konuşuyorlar. Müsavat Dervişoğlu, DEM Partililerle de MHP’yle de HÜDA PAR’la da konuşuyorum.
Gökhan Günaydın kendisi dışarıda kalmak istedi
- Gökhan Günaydın’ın ziyarette olmasını istemediniz mi?
Allah korusun. Fatih Bey’e çok kızdım. Çok yanlış bir şey söyledi, eksik söyledi. Nasıl yapabilirim bunu? Gelişi gösteren videoyu gördünüz. İki üç kişiyle geldiler. Onların içinde en tanıdığım arkadaştı Gökhan Bey, ekranlarda olduğu için. Hepsine hoş geldiniz dedim. “Gökhan Bey siz de girecek misiniz?” diye sordum. “Efendim lütfen siz baş başa konuşun” dediler. Kendisi dışarıda kaldı. Sonra da sözümüz bitince dedim ki, “Basına haber vermedim, siz de vermediniz herhalde. Ama arkadaşlar görev yapıyorlar. Dışarıda bekliyorlarsa bizim onlara bir şey söylememiz lazım. Acaba Gökhan Bey bu konuda ne düşünür” dedim. Ben kendim davet ettim. Üçümüz oturduk, Gökhan Bey de “Efendim dışarıda bir açıklama yapsanız iyi olur. Sizden bunu bekliyorlar” dedi. Sonra beraberce basının karşısına çıktık. Aman bizi dinlemesin, içeri girmesin… Allah korusun.
- “İmamoğlu’na yakın bir isim olduğu için Gökhan Günaydın’ın görüşmede olmadığı” iddia edildi.
Yazıklar olsun. Ben bunları da bilmem. Başarılı bir grup başkanvekili olarak bilirim. İmamoğlu özelinde de bunlar konuşulmadı, Gökhan Bey’in de dışarıda kalması kendi iradesiyle oldu.
Özgür Bey “Normalleşme mazide kaldı” dedi
- Özgür Bey “Erdoğan’a düşman değilim” dedi mi?
Tam cümleyi hatırlamıyorum ama daha çok konuşan ben oldum Aytunç Bey. Özgür Bey de nezaket gösterdi. Türkiye tablosu çizmeye çalıştım, tam olarak ana muhalefet partisi olarak onlardan beklentilerimi ifade ettim. Beni tamamen dinledi, nezaket gösterdi. Partiyle ilgili iç işlerine karışmam, bu çok saygısızlık olur. Ne Kılıçdaroğlu, ne İmamoğlu ne butlan meselesi… Butlan meselesini de konuşmadık. Neden konuşayım bunları? Kendi parti içindeki meseleler. Şöyle dedi: “Seçimlerden sonra ben normalleşme sözü üzerine memnun oldum. Ben gittim, iyi karşılandım. Sonra kendisi geldi. ‘Cumhurbaşkanı geliyor’ dedim forsu astırdım. Dışarıda karşıladım. Bazı arkadaşlarımız beni eleştirdi. Ama ‘o cumhurbaşkanı’ dedim. ‘Ama…’ diye devam etti: ‘Ben bu kadar şeyler yaptım. Meclis’e geldiğinde ayakta karşılamaya ikna ettim. Yeter ki gerginlik olmasın, siyasetin buna ihtiyacı var diye düşündüm. Ama bu mazide kaldı. Yapılan tutuklamalar arkasından açılan davalar oldu’ diye konuştu.
- Mutlak butlan konusu geçti mi?
Hayır. Vallahi billahi geçmedi. Ben de sormadım o da söylemedi. Neden sorayım? Bu parti içi mesele.
Özgür Bey’le İmamoğlu konusunu konuşmadık
Çok özel görüşmeydi. Ama gazeteciler haber alınca kısa bir açıklama yaptık. Ondan sonra Fatih Atik sevdiğim bir arkadaştır, ‘Bana biraz arka plan verebilir misiniz?’ dedi. Ben de doğrulardan birkaç parçayı naklettim. Biliyorsunuz, Osman Kavala’yı, Selahattin Demirtaş’ı, Murat Çalık’ı, Tunç Soyer’i, Sincan’da 15 Temmuz yargılamaları sonucunda hüküm giymiş arkadaşlarımı, eski milletvekilleri de var aralarında ziyaret ettim. İşin başında, iddianame yazılmadan önce de şimdi iddianame yazıldı, yargılamalar başladı. Öncesinde bana “Ekrem İmamoğlu’nu ziyaret edecek misiniz” dediklerinde şu yanıtı verdim: “Şu anda göz önünde olan bir insan, hakkındaki iddialar da ortaya döküldü. Benim kendisini ziyaret etmemi her taraf yanlış anlayabilir. Bunu ben kesinlikle düşünmüyorum.” Bunu söylemiştim gelen arkadaşlarımıza. Şimdi de yargılama başladı. Bu safhada da böyle bir şey düşünmüyorum. Hakkındaki iddialardan yargı önünde aklanmasını dilerim.
- Peki Ekrem İmamoğlu ziyareti gündeme geldi mi?
Özgür Bey’le İmamoğlu konusunda bir şey konuşmadık, kesinlikle. Hoş görmem bunu. ‘İmamoğlu için ne düşünüyorsunuz’ diye bir şey sormadı. Ben, ‘yargılamalar başladığı için tavrım bellidir’ dedim. Şunu ekledim: ‘Ekrem İmamoğlu’nu ziyaret etmemi isteyenler oldu ama bunun yanlış anlaşılmalara neden olabileceğini düşünerek yapmadım.’
Tweet atmıştım bunun dışına çıkmadım
- Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin yemin törenlerinde yaşananlarla ilgili Özgür Bey’e “Bu yaşananlar kepazelik” dediniz mi?
Bu konuda iki defa tweet attım. Birincisi bir yıl önceydi sanırım. Akın Gürlek’i hedef gösteren konuşmalar oldu. ‘Bir insanı seversiniz sevmezsiniz. Ama bir kamu görevlisini hedef göstererek şikayet etmek doğru olmaz’ demiştim. Sadece Akın Gürlek değil, beni de sizi de hedef gösterseler… En son Meclis’teki Sayın Bakan’ın yemin töreninde önce kürsünün işgali sonra bağırıp çağırmalar… Fiilen kavgaya dönüşmesini eleştirdim. Buna sebep olanları kastettim. Bunu anlatırken tweetimin dışına çıkmadım. “Kepazelik” dedim mi hatırlamıyorum ama tweetimin dışına çıkmadım.
Ben Kissinger değilim, düz adamım
- Şöyle bir iddia dolaşıyor, konuşuluyor. Sayın Arınç, Özgür Özel’le, muhalefetle görüşüyor. Sonra Sayın Erdoğan’la konuşuyor. Bu olayları çözelim, dengeli bir siyaset olsun. Mutlak butlan konusunda Özgür Özel’e yol haritası çiziyor. Böyle iddialar var. Sizin böyle bir misyonunuz var mı?
Böyle bir misyonum yok. Beni bir türlü kabullenemeyen insanlar beni anlamayan insanlardır. Bazıları saçma sapan senaryolar yazıyor. Ben Sayın Cumhurbaşkanımızla her zaman görüşüyorum. İkimizin arasındaki konulardır. Akşam birisi benzetme yaptı, Henry Kissinger (ABD eski Dışişleri Bakanı, ülkeler arasında mekik diplomasisi yöntemiyle bilinir) benzetmesi yaptı. Benim böyle bir misyonum yok. Ben düz bir adamım. Bildiklerimi her yerde konuşuyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızla kendi özelimizde konuşmalar yaparız. Benim misyonum yok. Ben AK Partiliyim, AK Parti benim evim, kalmaya devam edeceğim, kurucusuyum. Tayyip Erdoğan da benim liderim ve genel başkanım. Diğerlerinden farkım; yermesini de takdir etmesini de bilirim. Başkaları eleştiri deyince korkudan kaçar, ben eleştiririm, bu inancımın bana yüklediği sorumluluk.
Özgür Özel: Düzeltme yapmak bana düşmezdi
Bülent Arınç’la konuştuktan sonra CHP lideri Özgür Özel’i aradım. Arınç’la yaptığım görüşmeyi anlattım ve kendisine görüşmeyi sordum. Özel sadece şu cümleyi kurdu: “TGRT’deki yayında yapılan konuşmaları düzeltmek bana düşmezdi, Sayın Arınç’a düşerdi. O da konuştu, teşekkür ediyorum.”





