Manisa Ticaret Borsası tarafından düzenlenen “2026-2027 Sezonu Açılışı ve Geleneksel İlk Çekirdeksiz Kuru Üzüm Töreni” gerçekleştirildi. Törene, Manisa Valisi Vahdettin Özkan, Tarım ve Orman Eski Bakanı Bekir Pakdemirli, YENİ Parti Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek, AK Parti Manisa İl Başkanı Süleyman Turgut, Manisa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Sadık Özkasap protokol üyeleri ve çok sayıda üzüm üreticisi katıldı.

Törenin açılış konuşmasını gerçekleştiren Manisa Ticaret Borsası Başkanı Sadık Özkasap, üreticinin emeğinin karşılığını alabilmesi ve ihracat pazarlarındaki rekabet gücünün korunması gerektiğini söyledi. Özkasap, üzüm fiyatının belirlenmesinde dünya piyasalarının ve sektörün sürdürülebilirliğinin dikkate alınması gerektiğini belirtti.

“Bu yıl yüzümüz güldü”

Geçen yıl yaşanan zirai don nedeniyle tarımsal üretimde ciddi rekolte kayıpları yaşandığını belirten Özkasap, Manisa’daki üreticilerin tarım sigortası konusunda yüksek bilinç göstermesinin kayıpların TARSİM ödemeleriyle kısmen telafi edilmesine katkı sağladığını ifade etti.

Özkasap, bu sezon ise yağışların baraj ve göletlerdeki su seviyelerini yükselttiğini ve bölgede sulama kaynaklı büyük bir sorun yaşanmadığını söyledi.

Manisa Ticaret Borsası bünyesinde temin edilen 6 modern meteorolojik veri istasyonunun farklı bölgelere yerleştirildiğini aktaran Özkasap, bu istasyonlardan elde edilen anlık veriler sayesinde üreticilere zamanında tarımsal uyarılar yapıldığını kaydetti.

Kuru üzümde rekolte beklentisi yükseldi

Yeni sezonda başta üzüm olmak üzere buğday, zeytin ve domateste geçen yıla göre daha yüksek verimle karşı karşıya olduklarını belirten Özkasap, kuru üzümde de rekolte tahminlerinin geçen yıla oranla önemli ölçüde arttığını söyledi.

Manisa’da okullara 1.594 kişilik TYP istihdamı
Manisa’da okullara 1.594 kişilik TYP istihdamı
İçeriği Görüntüle

Hasadın ilk 10 gününde Brix, yani şeker oranlarının beklenen seviyenin altında kalması nedeniyle yaş üzümden kuru üzüme dönüşüm oranlarının düşük seyrettiğini belirten Özkasap, günler ilerledikçe Brix oranlarının yükselmesiyle kuru üzüm tonajlarının da arttığını ifade etti.

“En büyük sorumluluk ürünün doğru fiyattan satılması”

Yüksek rekoltenin sektör açısından önemli bir sorumluluğu da beraberinde getirdiğini vurgulayan Özkasap, ürünün değerinde ve doğru zamanda pazarlanmasının önemine dikkat çekti.

Kuru üzümde Türkiye’nin dünyanın önemli üretici ve ihracatçı ülkelerinden biri olduğunu belirten Özkasap, Çin, Güney Afrika, Özbekistan ve İran başta olmak üzere çok sayıda ülkeyle uluslararası pazarlarda rekabet edildiğini söyledi.

İhracatçı firmaların Manisa Sultani Çekirdeksiz Üzümü’nü dünya pazarlarında yüksek değerle satabilmek için çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Özkasap, sektörün ihracat kapasitesinin korunması gerektiğini ifade etti.

Üreticinin gözü TMO fiyatında

Üreticinin artan mazot, gübre, zirai ilaç, işçilik, enerji, sulama ve finansman maliyetleriyle karşı karşıya olduğunu dile getiren Özkasap, üreticinin bu maliyetleri karşılayacak ve kendisine kazanç sağlayacak bir fiyat beklentisi içinde olduğunu söyledi.
Özkasap, fiyat belirlenirken dünya piyasa gerçeklerinin de göz önünde bulundurulması gerektiğini belirterek, yüksek fiyat nedeniyle ihracat pazarlarının kaybedilmesinin uzun vadede sektör açısından risk oluşturabileceği uyarısında bulundu.
Üretici, tüccar ve ihracatçının yanı sıra sektörün tüm paydaşlarının Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından açıklanacak fiyatı yakından takip ettiğini ifade eden Özkasap, fiyat politikasında yalnızca kısa vadeli değil, sektörün geleceği ve sürdürülebilirliğinin de dikkate alınması gerektiğini söyledi.

139 bin 400 ton kuru üzüm ihraç edildi

Manisa Ticaret Borsası’nın sektörel kayıt ve raporlama verilerini de paylaşan Özkasap, 2025-2026 sezonunun 31 Ağustos’ta tamamlanacağını, 1 Eylül itibarıyla yeni sezona geçileceğini belirtti.
Temmuz sonu müstahsilden alım tescili verilerine göre kayıtlara giren çekirdeksiz kuru üzüm miktarının 210 bin 243 ton olduğunu açıklayan Özkasap, 22 Ağustos tarihli ihracat verilerine göre ise 139 bin 400 ton kuru üzüm ihracatı gerçekleştirildiğini ve Türkiye’ye 455 milyon dolar gelir sağlandığını söyledi.


Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu da programda yaptığı konuşmada Manisa’nın yalnızca bir sanayi kenti olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin önemli tarım merkezlerinden biri olduğunu belirterek, üzümün kent kimliğinde daha güçlü şekilde öne çıkarılması gerektiğini söyledi. Dutlulu, 20 yılı aşkın süredir kentte bağ bozumu konusunda kapsamlı bir etkinlik yapılmadığına dikkat çekerek, düzenleyecekleri bağ bozumu şenliğini uluslararası platformlara taşımayı hedeflediklerini açıkladı.

Dutlulu, Türkiye’de üzüm üretiminde önemli bir merkez olan Manisa’nın dünya çapında da üzümün merkezi olarak konumlandırılması gerektiğini ifade etti.

“Var olan mirası yeniden canlandırmak istiyoruz”

Kentte üzüm ve bağcılığın güçlü bir kültürel geçmişe sahip olduğunu belirten Dutlulu, bağ bozumu geleneğinin daha görünür hale getirilmesi gerektiğini söyledi.
Dutlulu, “Derdimiz yeni bir gelenek yaratmak değil. Var olan mirası yeniden canlandırmak istiyoruz” dedi.

Bağ bozumu etkinliğinin yalnızca birkaç günlük bir organizasyon olarak kalmasını istemediklerini belirten Dutlulu, ilerleyen süreçte kentin ekonomisine ve üreticilerine katkı sağlayacak çalışmalar yapmayı hedeflediklerini kaydetti.


“Her bir bağ bizim kalemizdir”

Üzüm bağlarının Manisa açısından sanayi tesisleri kadar önemli olduğunu vurgulayan Dutlulu, tarımsal üretimin stratejik önemine dikkat çekti.

Dutlulu, “Her bir fabrikamız bizim kalemizse, her bir bağ da bizim kalemizdir” diyerek, üzüm üretiminin kent için stratejik bir ürün olduğunu ifade etti.

Kuru üzüm tüketimi artırılmalı

Türkiye’de kuru üzüm tüketiminin artırılması gerektiğini belirten Dutlulu, geçmişte okullarda öğrencilere kuru üzüm dağıtıldığını hatırlattı.

Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak kuru üzümün özellikle çocuklar arasında daha fazla tüketilmesini teşvik edecek çalışmalar yapılması gerektiğini ifade eden Dutlulu, kuru üzümün sağlıklı bir gıda olduğunu söyledi.

“Üzüm lobisi bunu başarmıştı”

Geçmişte uçaklarda yolculara Manisa üzümü ikram edildiğini anlatan Dutlulu, üzümün tanıtımı konusunda geçmişte yapılan çalışmaların yeniden gündeme alınması gerektiğini belirtti.

Dutlulu, Manisa üzümünün Türkiye içinde olduğu kadar uluslararası alanda da daha güçlü şekilde tanıtılması gerektiğini ifade ederek, Büyükşehir Belediyesi olarak Ticaret Borsası ve ilgili kurumlarla birlikte çalışma yürütüleceğini söyledi.

“Şenlik fiyatlara çözüm değil, farkındalık”

Üzüm fiyatlarının gündemde olduğu bir dönemde bağ bozumu şenliği düzenlenmesine yönelik eleştiriler geldiğini belirten Dutlulu, etkinliğin doğrudan fiyat sorununu çözme amacı taşımadığını söyledi.

Dutlulu, “Şenlik bir çözüm değil, şu anda bir farkındalık yaratıyoruz” ifadelerini kullanarak, amaçlarının Manisa’nın üzüm kimliğini yeniden gündeme taşımak olduğunu kaydetti.

Dutlulu, bağ bozumu etkinliğini ilerleyen yıllarda ulusal ve uluslararası platformlara taşıyarak Manisa’nın üzüm kimliğini daha güçlü şekilde tanıtmayı hedeflediklerini belirtti.

TARİŞ Üzüm Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ferhat Şen, yeni kuru üzüm sezonunda alım takvimini açıklayarak, 7 Eylül itibarıyla randevu sisteminin açılacağını, 10 Eylül itibarıyla da ürün alımına başlanacağını söyledi. Şen, üreticinin emeğinin karşılığını alması için çalışacaklarını belirterek, “Kimsenin ürünü dalında kalmaz, elde kalmaz” dedi.

7 Eylül’de randevu sistemi açılacak

Yeni sezon hazırlıklarının sürdüğünü belirten Şen, TARİŞ'in ürün alım takvimini açıkladı.

Şen, “Bizler 7 Eylül itibarıyla randevu sistemimizi açacağız, 10 Eylül itibarıyla ürün alımına başlayacağız. İnşallah devletimiz gerekli açıklamayı yapar. Hepimize yeni sezonun hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.

“Kimsenin ürünü dalında kalmaz”

Kuru üzümde yüksek rekoltenin piyasadaki arzı artıracağını belirten Şen, fiyat oluşumunda dünya piyasalarındaki arz-talep dengesinin dikkate alınması gerektiğini söyledi.

Türkiye’nin kuru üzüm ihracatında uluslararası rekabet içinde olduğunu ifade eden Şen, üreticinin yüksek fiyat beklentisinin doğal olduğunu ancak dünya piyasalarındaki fiyatların da göz ardı edilemeyeceğini dile getirdi.

Şen, üreticilerin ürünlerinin elde kalmaması için gerekli çalışmaların yapılacağını belirterek, “Kimsenin ürünü dalında kalmaz, elde kalmaz. Herkesin hak ettiği değeri fazlasıyla vereceğiz” dedi.

Kuru üzümde iç tüketim vurgusu

Türkiye’de kuru üzümün büyük bölümünün ihraç edildiğine dikkat çeken Şen, iç tüketimin artırılması gerektiğini söyledi.

Üzümün farklı sanayi alanlarında daha fazla kullanılmasının sektöre yeni pazarlar kazandırabileceğini belirten Şen, kuru üzüm tüketiminin artırılması için mevzuat ve sanayi alanında yeni adımlar atılmasının önemine dikkat çekti.

“Pazar sorunumuz yok”

Manisa Sultani Çekirdeksiz Üzümü’nün dünyanın en kaliteli ürünlerinden biri olduğunu belirten Şen, asıl meselenin ürünü dünya piyasalarının kabul edeceği fiyatlarla pazarlayabilmek olduğunu söyledi.
Şen, “Bizim pazar anlamında hiçbir sorunumuz yok. İnanın bizim sultanimiz dünyanın en kaliteli ürünlerinden. Ama diğer tarafta yabancının 1,8-2 dolar dediği bir ürünü 3 dolara satma şansımız yok” ifadelerini kullandı.


Yeni Parti Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, kuru üzüm piyasasında üreticinin yaşadığı sorunlara dikkat çekerek, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) alım fiyatını bir an önce açıklaması gerektiğini söyledi. Bakırlıoğlu, kuru üzüm fiyatının 120 liradan 80 liraya kadar gerilediğini belirterek, ithal edilen kuru üzümlerin denetlenmesi ve üreticinin korunması çağrısında bulundu.
Yeni Parti Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Manisa’da düzenlenen üzüm sezonu programında kuru üzüm piyasasındaki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“Kuru üzüm 120 liradan 80 liraya düştü”

Üreticinin yeni sezonda fiyat beklentisinin yüksek olduğunu belirten Bakırlıoğlu, piyasadaki fiyat hareketlerine dikkat çekti.
Bakırlıoğlu, “120 lira satılan kuru üzüm şu anda 80 lira. Beklenti şu: Bir an önce Toprak Mahsulleri Ofisi’nin fiyat açıklaması lazım” dedi.

TMO’nun yalnızca fiyatı değil, ne kadar ürün alacağı, hangi şartlarda alım yapacağı ve ne kadar alım gerçekleştireceğinin de açıklanması gerektiğini ifade eden Bakırlıoğlu, açıklamanın gecikmesi halinde üretici açısından sorunların büyüyebileceğini söyledi.

“TMO’nun fiyat açıklaması tek başına yetmez”

Kuru üzüm sektöründeki sorunların yalnızca TMO’nun fiyat açıklamasıyla çözülemeyeceğini belirten Bakırlıoğlu, üretici ve sektör açısından başka adımların da atılması gerektiğini söyledi.

Bakırlıoğlu, kuru üzüm piyasasına ilişkin sorunları daha önce Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ve Ticaret Bakanı ile yaptığı görüşmelerde de gündeme getirdiğini ifade etti.

Özbekistan’dan kuru üzüm ithalatı iddiası

Türkiye’ye hayvan yemi amacıyla kuru üzüm getirildiğini öne süren Bakırlıoğlu, özellikle Özbekistan’dan ithal edildiğini belirttiği ürünlerin denetlenmesi gerektiğini savundu.

Bakırlıoğlu, “Şu anda ülkemize hayvan yemi adı altında kuru üzüm geliyor. Sadece Özbekistan’dan 45 liradan 20 bin ton kuru üzümün geldiği söyleniyor. Neyin geldiğini bilmiyoruz. Bunlarda kalıntı var mı, nedir, ne değildir bilmiyoruz” ifadelerini kullandı.

İthal edilen ürünlerin yalnızca hayvan yemi olarak kullanılmadığını iddia eden Bakırlıoğlu, bazı ürünlerin sirke, pekmez ve alkol sanayisinde değerlendirildiğini ileri sürdü.

“Bunun bir an önce durdurulması lazım”

İthalat konusunda Ticaret Bakanlığı’na daha önce uyarıda bulunduğunu belirten Bakırlıoğlu, “Bunun bir an önce durdurulması lazım. İkazlarımıza rağmen ben Ticaret Bakanlığı’na söyledim. Dedim ki, bunu kimin getirdiği belli, kimlerin getirdiği belli. Eğer isim isim isterseniz ben size isim isim kimlerin getirdiğini söyleyebilirim. Ama o günden bugüne değişen hiçbir şey ne yazık ki olmadı” diye konuştu.

Bakırlıoğlu, kuru üzümde üreticinin korunması için ithalat, fiyat ve alım politikalarının birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti.

“Üreticinin ürünü elinde kalmamalı”

Kuru üzüm üretiminin büyük ölçüde ihracata dayalı olduğunu belirten Bakırlıoğlu, iç tüketimin artırılması ve sanayide kuru üzüm kullanımının geliştirilmesi gerektiğine de dikkat çekti.

Üreticinin yüksek maliyetlerle üretim yaptığını ifade eden Bakırlıoğlu, yeni sezonda piyasadaki gelişmelerin yakından takip edilmesi ve üreticinin mağduriyet yaşamaması gerektiğini söyledi.

Manisa Valisi Vahdettin Özkan, kentte yaklaşık 40 bin ailenin bağcılıkla geçimini sağladığını belirterek, Manisa’nın üzüm ve bağcılık kültürünün yeniden canlandırılması için çalışmalar yürütüleceğini söyledi.

Vali Vahdettin Özkan, Manisa’nın üzüm üretimindeki önemine dikkat çekerek, kentte bağcılığın ekonomik değerinin yanı sıra kültürel bir miras olduğunu ifade etti.

“Var olan mirası yeniden canlandırmak istiyoruz”

Manisa’da üzümle ilgili bağ bozumu etkinliklerinin ve geleneklerin süreklilik kazanması gerektiğini belirten Özkan, “Derdimiz yeni bir gelenek yaratmak değil. Var olan mirası yeniden canlı hale getirmek istiyoruz” dedi.

Bu konuda Manisa Büyükşehir Belediyesi ile birlikte çalışmalar yapacaklarını kaydeden Özkan, üzüm ve bağcılığın yalnızca birkaç gün süren etkinliklerle sınırlı kalmaması gerektiğini ifade etti.

Uluslararası platform hedefi

Vali Özkan, üzüm ve bağcılıkla ilgili çalışmaların ilerleyen süreçte kent ekonomisine ve üreticiye katkı sağlayacak şekilde geliştirilmesini hedeflediklerini belirtti.
Manisa’nın üzüm üretimindeki konumunun uluslararası platformlarda daha fazla tanıtılması gerektiğini dile getiren Özkan, yapılacak çalışmaların süreklilik kazanmasının önemine işaret etti.

“40 bin aile bağcılıkla geçiniyor”

Manisa’da yaklaşık 40 bin ailenin bağcılıkla geçimini sağladığını belirten Özkan, üzümün kent açısından önemli bir üretim alanı olduğunu söyledi.

Özkan, Manisa’nın sahip olduğu üzüm ve bağcılık mirasının korunması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla kamu kurumları ve yerel yönetimlerle birlikte çalışmaların sürdürüleceğini kaydetti.

Tarım ve Orman Eski Bakanı Bekir Pakdemirli de,

Manisa’da üzüm üreticisinin sorunlarının çözümü için belediye, valilik, ticaret borsası, üretici kuruluşları ve ilgili kurumların ortak bir masa etrafında buluşması gerektiğini söyledi. Çiftçinin gelirini koruyacak sigorta sisteminin genişletilmesini isteyen Pakdemirli, üzüm fiyatında dünya piyasalarının da dikkate alınması gerektiğini belirterek, önümüzdeki günlerde üreticinin lehine açıklamalar beklediğini ifade etti.

“Herkes aynı masa etrafında toplanmalı”

Üreticinin sorunlarının çözümü için eleştirilerin yanında somut çözüm önerilerinin de ortaya konulması gerektiğini belirten Pakdemirli, Manisa’daki kurum ve kuruluşların ortak hareket etmesi çağrısında bulundu.
Pakdemirli, “Belediye başkanımız, valimiz, il başkanlarımız, borsa başkanımız, il müdürümüz, herkes ilgililer. Bir araya geldikten sonra bunları Ankara’ya tek bir ağız, tek bir cevap, tek bir istek olarak mutlaka göndermemiz lazım” dedi.


“Ege üzüm üreticisinin sesi daha çok duyulmalı"


Çay ve fındık üreticilerinin örgütlü şekilde taleplerini gündeme taşıdığını belirten Pakdemirli, Ege’deki üzüm üreticilerinin de ortak hareket etmesi gerektiğini söyledi.
Pakdemirli, “Ege’deki üzüm müstahsillerinin Ankara’da sesi daha çok duyulmalı. Bağırarak, buradan tabut kaldırarak başka şeyler yaparak değil; aklıselim bir araya gelelim, konuşarak ve tek yürek birlikte bu taleplerimizi mutlaka açmamız lazım” ifadelerini kullandı.

“Ankara bu işe duyarsız değil”


Tarım ve Orman Bakanlığı ile Toprak Mahsulleri Ofisi’nin kuru üzüm konusunda çalışmalar yürüttüğünü belirten Pakdemirli, konunun yalnızca Tarım ve Orman Bakanlığı’nın değil, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın da gündeminde olması gerektiğini söyledi.
Pakdemirli, “Ankara bu işe duyarsız mı? Hayır. Son derece duyarlı. Tarım Bakanlığımız çalışıyor. TMO ile görüştüm, onlar da çalışıyorlar” ifadelerini kullandı.


Önümüzdeki günlerde çiftçinin lehine olabilecek açıklamalar yapılacağını tahmin ettiğini belirten Pakdemirli, üzüm üreticisinin taleplerinin ortak bir iradeyle Ankara’ya taşınması gerektiğini yineledi.


“Ege çiftçisi siyasette ağırlığını hissettirmeli”

Ege çiftçisinin siyasette ağırlığını hissettirmesi gerektiğini söyleyen Pakdemirli, ancak bunun ortak talepler etrafında ve birlikte hareket edilerek yapılması gerektiğini ifade etti.


1991 seçimlerinden Manisa ve Akhisar’daki siyasi atmosferi örnek gösteren Pakdemirli, çiftçinin taleplerini güçlü şekilde ortaya koymasının önemine dikkat çekti.


Pakdemirli, yoğun programına rağmen üreticilerin çağrısı üzerine Manisa’daki programa katıldığını belirterek, yeni sezonun üreticiler açısından hayırlı olmasını diledi.

Törenin ardından Şehzadeler ilçesine bağlı Hacırahmanlı Mahallesi'nden üretici Tuncay Anadolu'nun üzümü 4 Bin TL'den Ticaret Borsası tarafından satın alındı.

Muhabir: Murat Yalçın