İşte Cemiyet Başkanı Aydın'ın yazısı:
Geçtiğimiz gün Manisa’da önemli bir temel atma töreni vardı.
Valimiz Sayın Vahdettin Özkan ile AK Parti Manisa Milletvekilleri Murat Baybatur ve Tamer Akkal’ın öncülüğünde, yaklaşık 6-7 yıldır adeta yılan hikayesine dönen 137 konutluk kentsel dönüşüm projesinin temeli nihayet atıldı.
Bölge insanı için gerçekten hayati bir adım.
Aynı törende komşu mahallemiz Lalapaşa’da da projenin başlayacağının müjdesi verildi.
Ulucamii bölgesi İshakçelebi Mahallesi’nde devam eden kentsel dönüşüm alanında binaların artık iyice yükseldiğini görmek de ayrıca umut verici.
Umarım bundan sonra herhangi bir aksilik yaşanmaz.
Vatandaşlarımız, belirtilen tarihte hasretle bekledikleri sıcak ve güvenli yuvalarına kavuşur.
Baybatur’a ayrı bir parantez
Burada AK Parti Manisa Milletvekili Murat Baybatur’a ayrı bir parantez açmak gerekiyor.
Kendisi en başından bu yana hem Ulucamii-Tabane bölgesindeki 5 mahalleyi kapsayan hem de Mutlu ve Lalapaşa mahallelerini içine alan kentsel dönüşüm projelerinin sıkı takipçisi oldu.
Ankara’da TOKİ ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı nezdinde sürekli istişarelerde bulundu.
Manisa’da da bu konuyla ilgili soruların ilk muhataplarından biri haline geldi.
Elbette süreç kolay olmadı.
Araya yerel seçimler girdi.
Hepimizin içini yakan 6 Şubat depremleri yaşandı.
Bazı hak sahipleri kira yardımlarından faydalanamadı. Bazıları ise günün şartlarında yetersiz kalan desteklerle mücadele etmek zorunda kaldı.
Ama sonuçta projeler rafa kaldırılmadı.
Bugün geldiğimiz noktada yeniden ilerliyor.
Temel atma törenini de yerinde takip ettim.
Baybatur’un proje detaylarını anlatırken diğer AK Parti Manisa milletvekillerinin isimlerini tek tek anarak emeklerini teslim etmesini de önemli buldum.
Siyasette herkes kendi katkısını öne çıkarmaya çalışırken, başkasının emeğini de teslim etmek bence bir alicenaplık örneğidir.
Valimiz Vahdettin Özkan’ın da sürecin Ankara ayağını yakından takip ettiğini biliyoruz.
Törendeki konuşmasında kentsel dönüşümün yanı sıra güvenli yapılaşmaya, Manisa’nın deprem gerçeğine ve afet risklerine dikkat çekmesi de önemliydi.
Bir eksik vardı
Ancak törende gözüme çarpan bir eksik vardı.
Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Besim Dutlulu törende yoktu.
Daha doğrusu davet edilmemiş olması dikkat çekiciydi.
Ben bunun doğru olmadığını düşünüyorum.
Arada siyasi anlamda ne yaşanırsa yaşansın, şehrin Büyükşehir Belediye Başkanı kentsel dönüşüm gibi hayati bir projenin temel atma töreninde olmalı.
Davet edilmeliydi.
Çünkü deprem geldiğinde AK Parti binası, CHP binası, MHP binası ya da başka bir siyasi partinin binası diye ayırmıyor.
İyi yapılan binayı da kötü yapılan binayı da aynı şekilde sınamaya geliyor.
Bu nedenle Manisa’nın büyük projelerinde mümkün olduğunca bütün siyasi aktörlerin aynı masada olması gerektiğine inanıyorum.
Milletvekilleri, belediye başkanları, siyasi parti il başkanları, şehrin diğer yöneticileri…
Kim hangi partiden olursa olsun. Bu şehir hepimizin.
Üstelik aynı düşüncem Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin projeleri için de geçerli.
Büyükşehir’in önemli bir projesi varsa, diğer siyasi aktörler de mümkün olduğunca o masada olmalı.
Manisa için “A partili”, “B partili” ayrımı yapılmamalı.
Aynı masada, aynı safta durulabilmeli.
Mesele sadece konut değil
Ben kentsel dönüşüm meselesini yalnızca konut ihtiyacı ya da artan ev fiyatları üzerinden değerlendirmiyorum.
Benim için asıl mesele deprem.
Her an, her saniye karşımıza çıkabilecek deprem gerçeği.
Bunu daha önce de yazdım.
Manisa’nın yapı stokunun önemli bir bölümünün eski yapılardan oluşması artık erteleyebileceğimiz bir mesele değil.
Özellikle 2000 yılı öncesinde yapılan binalar konusunda çok daha hızlı hareket etmemiz gerekiyor.
Büyükşehir Belediyesi ile Manisa Celal Bayar Üniversitesi tarafından yürütülen çalışmalarda Yunusemre ve Şehzadeler’de on binlerce bağımsız bölümün risk analizinin yapılmış olması önemli.
Ama riskin tespit edilmesi tek başına yetmez.
Asıl mesele, tespit edilen riski ortadan kaldırabilmek.
Bazı mahallelerde yüksek risk oranlarının yüzde 65-80 seviyelerine ulaştığı yönündeki değerlendirmeler gerçekten korkutucu.
6 Şubat depremleri de bize çok acı bir ders verdi.
Eski yapı stokunun yenilenmesini daha fazla erteleyemeyiz.
Artık risk dönüşümüne ihtiyacımız var
Manisa’da yapılması gereken aslında belli.
Kentsel dönüşüm birkaç bölgeyle sınırlı kalmamalı.
Eski yapı stokunun yoğun olduğu mahallelerde vakit kaybetmeden yeni projeler için düğmeye basılmalı.
Kolay olmadığını biliyorum.
Ev sahibi daha fazla metrekare istiyor.
Müteahhit maliyet hesabı yapıyor.
Devletin kaynakları sınırsız değil.
Ama burada herkesin biraz fedakarlık yapması gerekiyor.
Ev sahibi gerektiğinde metrekare beklentisinden bir miktar vazgeçecek.
Müteahhit daha düşük karla çalışacak.
Devlet ise teşvik, finansman ve mevzuat konusunda daha fazla sorumluluk alacak.
Çünkü bunun adı yalnızca kentsel dönüşüm değil.
Bence artık bunun adı risk dönüşümü olmalı.
Manisa’nın elbette başka sorunları da var.
Trafik var.
Otopark sorunu var.
Konut ve kira fiyatları var.
Azalan su kaynaklarımız var.
Bunların tamamı önemli.
Ama hiçbirinin sonucu bir deprem kadar geri döndürülemez olmayabilir.
Trafik sıkışır.
Çözersiniz.
Otopark yaparsınız.
Su kaynakları için yeni tedbirler alırsınız.
Konut üretirsiniz.
Ama deprem olduktan sonra yıkılan binayı yeniden yapmak, kaybedilen canı geri getirmiyor.
İşte bu nedenle kentsel dönüşüm konusunda artık siyaset üstü bir anlayışa ihtiyacımız var.
Bugün Mutlu’da, Lalapaşa’da ve Ulucamii-Tabane bölgesinde atılan adımların devamını başka mahallelerde de görmek istiyoruz.
Bir projenin hangi partinin döneminde başladığı değil, kaç insanın hayatını güvence altına aldığı konuşulmalı.
Manisa’da siyasetçiler birbirleriyle yarışacaksa, keşke bunun yarışını yapsalar.
Kim daha fazla riskli yapıyı dönüştürecek?
Kim daha fazla vatandaşı güvenli konuta kavuşturacak?
Kim daha hızlı hareket edecek?
Kim daha fazla kaynağı Manisa’ya getirecek?
Bence asıl siyasi rekabet bu olmalı.





