Kasapoğlu kamu yönetimi öğrencileriyle buluştu
Kasapoğlu kamu yönetimi öğrencileriyle buluştu
İçeriği Görüntüle

Cumhurbaşkanı Erdoğan mesaisine, AK Parti Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşma ile devam etti.
TBMM'de kürsüde önemli mesajlar veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, hafta sonu yapılan seçimlerde elde edilen zaferlere değindi.
Cumhurbaşkanı akabinde sözü, Cumhuriyet Halk Partisi'ne getirdi.
"CHP kendisini dev aynasında görüyor. Ama sandık sonuçlarının gelmesiyle hepsi birden ortalıkta kayboldu.
Daha düne kadar avazı çıktığı bağıranların sesi oluğu çıkmaz oldu. Ne konuşan var ne de seçim hakkında yorum yapan var ne de vatandaşlarımızdan özür dileyen var.

Siz bu kafayla giderseniz sandıkta daha çok tokat yersiniz." dedi.
Cumhurbaşkanı, CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin çıkan mutlak butlan kararına da değindi.
"Paşa'nın kurduğu partiyi affınıza sığınarak söylüyorum pavyon masalarına düşüren yine kendileridir." dedi ve şöyle devam etti;
"OTOBÜSLERLE O ŞEHİRDEN BU ŞEHRE VATANDAŞLARIMIZI SÜRÜKLEDİLER"
"Bakınız burada 7 Haziran seçimlerinde ortaya çıkan tablonun önemli bir yönüne dikkatinizi çekmek istiyorum. Malumunuz, bir süredir ana muhalefet partisinin kimi aktörleri üst perdeden konuşarak kendilerince bir gündem oluşturma çabasındaydılar.
Otobüslerle o şehirden bu şehre sürükledikleri vatandaşlarımız üzerinden güya ahkam kesiyor, kendilerini dev aynasında görüyorlardı. Ama sandık sonuçlarının gelmesiyle hepsi birden ortalıktan kayboldular.
Daha düne kadar avazı çıktığınca bağıranların üç gündür sesi soluğu çıkmaz oldu. Ne konuşan var, ne seçimler hakkında yorum yapan var, ne de galeyana getirdikleri vatandaşlarımızdan çıkıp özür dileyen var. Aslında benzer bir yüzsüzlüğe biz 14-28 Mayıs seçimleri sonrasında da şahit olduk. O günleri hepimiz dün gibi hatırlıyoruz.
Nelerle karşılaşmadık ki? Geride olduklarını çok iyi bildikleri halde utanmadan çıktılar 'öndeyiz' diyerek halkımıza yalan söylediler. Kampanya döneminde sipariş anketler vasıtasıyla seçmenlerini manipüle etmeye kalktılar.
"MİLLETİ SUÇLUYORLAR"
Seçim sonuçları kesinleştikten sonra bile yanıldıklarını kabul etmek yerine milleti suçladılar, hatayı kendilerinde değil milletin tercihlerinde aradılar.
"SİZ DAHA ÇOK YENİLGİ TADARSINIZ"
Yaşadıkları ağır hezimete rağmen siyasetin sosyal medyanın yankı odalarından ibaret olmadığını bir türlü anlayamadılar. Bugün de aynısını yapıyorlar.
Faturayı kendi beceriksizlikleri dışında herkese ve her şeye kesen bu kibir abidelerine sadece şunu söylemek isterim: Beyler, kusura bakmayın; siz bu kafayla giderseniz sandıkta milletten daha çok tokat yersiniz. Siz kendinizi düzeltmez, gerçekçi siyaset yapmazsanız daha çok dut yemiş bülbüle dönersiniz.
Siz cuntacıların ve suç örgütlerinin vesayetinden kurtulamazsanız daha çok yenilgi tadar, daha çok hüsrana uğrarsınız.
"BİR KEZ OLSUN ZİHNİYETİ DEĞİŞTİRMEDİLER"
Bakın, her zaman ifade ediyorum: Sorun sadece bunların siyasete bakış açılarında, siyaset tarzlarında, bunların çirkin ve çirkef üsluplarında değildir.
Esas sorun bunların zihniyetindedir, bunların faşizan ideolojisindedir. Sorun bunların sokakla kurdukları bağın harbi ve hasbi, sahici ve samimi olmamasındadır. Sorun bunların milleti mümeyyiz görmemelerinde, Anadolu irfanını hafife almalarındadır.
Sorun bunların siyaseti halka hizmet vasıtası olarak değil şahsi kariyer ve kazanç kapısı olarak görmelerindedir.
Çeyrek asra yaklaşan rekabetimiz bütün bunlar boyunca defalarca yenildiler, defalarca yanıldılar fakat bir kez olsun zihniyetlerini değiştirmeyi denemediler.
"CUMHUR İTTİFAKI ÇOK ANLAMLI BİR ZAFERE İMZA ATTI"
“Yola çıktığımız ilk günden beri milletle bütünleşmemiz katlanarak, güçlenerek hamdolsun devam ediyor. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak aziz milletimizle kurduğumuz gönül köprülerinin sağlamlığına hafta sonu bir kere daha şahitlik ettik. Halkımız pazar günü Gümüşhane, Nevşehir ve Tokat'taki 6 beldede belediye başkanlarını ve meclis üyelerini belirlemek üzere sandık başına gitti. Yapılan ara seçimlerde 6 beldenin 4'ünde AK Partimizin, birinde ise İttifak ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi'nin adayı ipi göğüslemiştir. Cumhur İttifakı çok anlamlı bir seçim zaferine imza atmıştır.”
KAZANANLARI TEBRİK ETTİ
“Öncelikle hemşerilerinin takdiriyle belediye başkanı olarak seçilen; Tokat Başçiftlik beldesinde Mustafa Karadağ'ı, Tokat Yolüstü beldesinde Mustafa Altın'ı, Gümüşhane Tekke beldesinde Kemalettin Demirkıran'ı, Nevşehir Mustafapaşa beldesinde Mustafa Özer'i canıgönülden tebrik ediyorum.”
"SANDIKLARI PATLATTINIZ"
“Kelimenin tam anlamıyla sandıkları patlatan vatandaşlarımıza da partimize ve ittifakımıza yönelik teveccühleri için teşekkür ediyorum. İnşallah bu güveni ve muhabbeti asla boşa çıkarmayacak; milletimize olan şükran borcumuzu daha çok çalışarak ödemenin gayretinde olacağız. Yine 7 Haziran Pazar günü ülkemiz genelinde 355 mahallede muhtarlık, 37 mahallede ise ihtiyar heyeti için sandık kuruldu. Demokrasimizin temel yapı taşları olarak gördüğümüz muhtarlarımızı da yürekten tebrik ediyor, kendilerine başarılar diliyorum.”
"İDDİALARI MAHKEMEYE GÖTÜREN CHP'LİLER"
“Son günlerdeki tavırlarına bakılırsa pek değiştirecek gibi de durmuyorlar. Kendi aralarındaki anlaşmazlıkları yargı kararları çerçevesinde suhulet ve sükunetle çözmek yerine; kimi zaman bizi, kimi zaman mahkemeleri, kimi zaman da medyayı suçlayarak yine kendilerine toz kondurmuyorlar. Oysa biz ilk günden itibaren hep şunu dedik: CHP’nin 38. kurultayına ilişkin tartışmalarda kurultayı yapan da, kurultaya şaibe bulaştığını iddia eden de, bu iddiaları belgeleriyle birlikte mahkemeye götürüp hakkını arayan da CHP’lilerdir. Gazi Mustafa Kemal'in kurduğu partiyi, affınıza sığınarak söylüyorum, pavyon masalarına düşürenler yine kendileridir. "Rüşvet aldım, rüşvet verdim, şu kişiye şu kadar para verdim" diyenler aynı şekilde kendileridir. Dün 'halkın umudu' dediklerine bugün 'hain' damgası vuranlar da kendilerinden başkası değildir. Tüm tarafların CHP’li olduğu hukuki bir ihtilafta belge ve bilgiler ışığında yargı gerekli değerlendirmeleri yapmış, neticede hükmünü vermiştir.”
"MAHKEME KARARI HAKLILIĞIMIZI TEYİT ETTİ"
“Mahkeme kararı sonrası yaşananlar bizim haklılığımızı teyit etmiştir. Dikkat ederseniz partimize yönelik edep, adap ve siyasi nezaket dışı onca hakarete rağmen karar sonrasında da tartışmaların uzağında durduk. Hiç elimizi, dilimizi bulaştırmadık. Siyaset bezirganlarının sataşmalarına kulak asmadık. Medyadaki silahşörlerin tuzaklarına düşmedik. Aklı ile ağzı arasındaki rabıta kopmuş olan çapsızlara prim vermedik. Hadiseleri ve tartışmaları güvenli bir mesafeden takip etmekle yetindik. Aynı tavrımızı koruyoruz. Toplumsal barışa, kamu düzenine ve siyaset kurumuna zarar vermediği sürece CHP’deki anafor bizi zerre miskal ilgilendirmiyor. Biz bu girdabın içine sürüklenmek veya çekilmek asla istemiyoruz. Koltuk ve salon kapmaca savaşının tarafı değiliz ve olmayacağız. Esasen milletimizin arzusu ve bizden beklentisi de bu yöndedir. Biz kendimize yakışanı yapmakla mükellefiz, nitekim bunu yapıyoruz. AK Parti olarak samimi temennimiz; suç örgütlerinin güdümünden çıkamayan kimi tiplerin sorumsuz tavırları sebebiyle saatli bir bombaya dönüşen bu krizin bir an önce aşılmasıdır. Milletimizin huzuruna, Gazi Meclisimizin mehabetine, demokrasimizin ve ülkemizin itibarına zarar vermeye başlayan bu kavganın yargı kararları çerçevesinde demokratik bir olgunlukla çözüme kavuşturulmasıdır.”
"TBMM'NİN TERÖRİZE EDİLMESİNE RIZA GÖSTERMEYİZ"
“Bakın açık söylüyorum: Siyasette rakibimiz dahi olsa bu yüce çatı altında milleti temsil eden hiçbir partinin kavgayla, çatışmayla, sokaklara ve Meclis koridorlarına taşan güç mücadelesiyle anılmasını biz arzu etmeyiz. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin terörize edilmesine, Gazi Meclis'in nümayiş arenasına dönüştürülmesine de rıza göstermeyiz. Az dinleyip çok bağırarak, az düşünüp çok konuşarak siyaset yapılmaz. Herkes 86 milyona karşı sorumluluk duygusuyla hareket etmelidir. Siyasette polarizasyonu artıracak adımlardan herkes uzak durmalıdır.”
"MÜCADELİMİZ 28 ŞUBAT ZORBALARIYLA"
“Burada şu gerçeğin de bilinmesinde fayda görüyorum: CHP’nin Genel Başkanlık koltuğunu kimin işgal ettiğinin bizim nazarımızda hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur. Bugüne kadar bizim şahıslarla işimiz olmadı, bundan sonra da olmayacak. Çünkü AK Parti hareketi olarak bizim mücadelemiz kişilerle değil; CHP’nin halk düşmanı, milli irade düşmanı ideolojisiyledir. Bizim mücadelemiz başörtülü kızlarımızı üniversite kapılarında ağlatan 28 Şubat zorbalarıyladır. Bizim mücadelemiz milletin inancına, kutsalına, değerlerine dil uzatan, millete tepeden bakan Jakoben zihniyetledir. Bizim mücadelemiz Hacca gitmek için yardım isteyen vatandaşa 'Boş ver, Araplara paranı kaptırma' diyen gafillerledir. Bizim mücadelemiz milletin kaynaklarını siyasi ikballerine basamak yapan yağmacılarladır. Bizim mücadelemiz Batılı patronlarından 'Aferin' alabilmek için Türkiye'yi yurt dışına şikayet eden mandacılarladır. Bizim mücadelemiz ellerine fırsat geçse Türkiye'yi tek parti karanlığına tekrar götürecek faşizm heveslileriyledir. Bizim mücadelemiz Mehter marşından rahatsız olanlarla, okullarımızda Ramazan etkinliklerine tahammül edemeyenlerle, laikliği siper alarak milletin inanç değerlerine ateş edenlerledir. Bizim mücadelemiz Sultan Fatih’in emaneti Aziz İstanbul’un duvarlarını 'Zulüm 1453’te başladı' yazılarıyla kirleten mankurtlarladır. Bu makamlarda olduğumuz müddetçe mücadelemiz devam edecektir.”
"VİZYONSUZ MUHALEFETTEN ÜLKEYE FAYDA GELMEZ"
“Şunu bir kere daha sizlere ve aziz milletime hatırlatmak durumundayım: Tembel muhalefetten, vizyonsuz muhalefetten, kavgalı muhalefetten ne bu ülkeye ne de bu millete hiçbir fayda gelmez. Türkiye’nin güçlü, dirayetli, başarılı, istikrarlı bir iktidar kadar vizyon, ufuk ve hassasiyet sahibi muhalefete de ihtiyacı var. Bizimle eser, hizmet ve projede yarışacak muhalefet arayışımız son 23 yıldır maalesef makes bulmadı. Ama buna rağmen umutlarımızı tüketmiş değiliz. Er veya geç Türkiye'nin hak ettiği kalitede bir muhalefete kavuşacağına yürekten inanıyorum. Biz o gün gelene kadar kendimizle yarışmaya devam edeceğiz. Rakiplerimiz kendi kısır çekişmeleriyle meşgulken, her zaman söylediğim gibi biz sadece işimize bakıyoruz. Özellikle dış politikada 2026 senesini en verimli şekilde değerlendirmenin mücadelesini veriyoruz. Geçen hafta sonu İstanbul’umuz çevre diplomasisi alanında çok tarihi bir uluslararası toplantıya ev sahipliği yaptı. Sıfır Atık Forumu, 183 ülkeden 120’yi aşkın bakanın, 200’ün üzerinde belediye başkanının ve 5 binden fazla katılımcının iştirakiyle ülkemizin ev sahipliğinde başarıyla gerçekleştirildi.”
ANKARA'DA DÜZENLENECEK OLAN NATO LİDERLER ZİRVESİ
“2026 yılı inşallah Türkiye’nin uluslararası itibarı ve görünürlüğünün doruğa çıktığı bir sene olacak. 7-8 Temmuz’da Ankara’da tertiplenecek NATO Liderler Zirvesi’ne büyük önem atfediyoruz. Geçtiğimiz günlerde Amerikan Başkanı Sayın Trump’ın zirveye bizzat katılacağının açıklanması ittifakın insicamı bakımından kıymetli bir adımdı. Sadece müttefikler arasında değil, dünya genelinde de Ankara Zirvesi’ne yönelik yoğun bir ilgi söz konusu. Biz de Ankara Zirvesi’nin NATO’nun tarihinde bir referans noktası olması için hazırlıklarımızı yoğunlaştırdık. Geride kalan yaklaşık bir aylık zamanı da en etkin şekilde kullanacağız. NATO dışında biliyorsunuz Ekim ayında 77. Uluslararası Uzay Kongresi’ne ev sahipliği yapacağız. Akabinde aile meclisimiz olarak gördüğümüz Türk Devletleri Teşkilatı’nın 13. Liderler Zirvesi’ni ülkemizde tertipleyeceğiz. 9-20 Kasım tarihleri arasında ise Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansları'nın 31'incisini (COP 31) Antalya’da düzenleyeceğiz. 197 farklı ülkeden 100 bin katılımcıyla COP 31’in tarihin en büyük çevre zirvesi olarak kayıtlara geçtiğini göreceksiniz.”

Muhabir: Murat Yalçın