Önder Aydın şunları yazdı:

Trump Ankara'da konuştu: "İran ile ateşkes benim için bitti"
Trump Ankara'da konuştu: "İran ile ateşkes benim için bitti"
İçeriği Görüntüle

Şehrin merkezinde, CHP il binasının önünde günlerdir nöbet tutuluyor. İçerideki "teslim etmem" diyor, dışarıdaki "ben atandım" diyor. Vatandaş ise uzaktan bakıp kendince bir iç geçiriyor…
Şunu açıkça söyleyeyim; burada taraflardan hangisi haklı, hangisi haksız, o işlerin peşinde değilim. Kimin haklı olduğunu halkımız, kimsenin anlatmasına gerek kalmadan, gözüyle görüp tartacak zekaya sahip. Bir taraf mutlak butlanla gelen yönetim tarafından görevden alındı, diğeri yine aynı yönetim tarafından atandı.
Görevden alınan İlksen Özalper, Manisa siyasetinde çalışkanlığıyla bilinen bir isim. Belki kendisinin ve ona destek verenlerin haklı gerekçeleri, bu değişime karşı kendilerince itirazları olabilir. Elbette kendisinden yeni atanan Engin Uzun’u kapıda çiçeklerle karşılamasını beklemiyorum. Ancak binayı teslim etmeyip durumu bir nevi "Kurtuluş savaşı" havasına sokmak, kendisine siyasi bir başarı hikayesi yazmaz. Kavga dövüş yerine o anahtarla ilgili farklı alternatifler pekala düşünülebilir. Aynı şekilde, genel merkez tarafından atanan Engin Uzun’un da o koltuğa oturması, CHP’deki sorunları bir çırpıda çözecek sihirli bir değnek sayılmaz. Kaos, kimseye yaramaz aksine dışarıdan bakan büyük bir kesimce itici gelir. Bugün Özgür Özel’i görüyoruz; çıkıyor parkta bankın üstüne çıkıyor konuşma yapıyor, pazarda esnafın arasına giriyor, vatandaşın derdini dinliyor. Kendini dört duvar arasına sıkıştırmıyor. Siyaset, binanın kapısını tutmakla değil, halkın arasında sözünü söyleyebilmekle karşılık bulur. Kemal Kılıçdaroğlu da genel merkezde oturuyor diye sesi daha gür çıkmıyor ya da partide birlik bütünlüğü sağlamış olmuyor. Birlik binada değil, gönülde olur. Ortada bir mahkeme kararı varsa hukuk zaten kendi yolunu bulacaktır. Manisa’nın, esnafın, emeklinin, işsiz gencin derdi belli. Biz bu dertlerin çözülmesini beklerken, siyasi parti binalarının önünde "anahtar kavgası" izlemek vatandaşa yük oluyor. Toplumu germenin, kaos ortamı oluşturmanın hiç kimseye, hiçbir partiye faydası yok. Nihayetinde Türk siyasi tarihinin en köklü, en önemli partilerinden biri olan ve bugün ana muhalefet sorumluluğunu taşıyan bir partiden söz ediyoruz. Bu partinin il başkanlığının kapısında yaşanan bu 'inadına tutma' ve 'atandım geldim' çekişmeleri o kurumsal kimliğe zarar veriyor, seçmenin beklentisini gölgeliyor. İnsanların güvenini kaybederseniz o anahtarın da o binanın da bir hükmü kalmaz. Bu kavganın kazananı yok.

Muhabir: Murat Yalçın