Adalet Bakanı Akın Gürlek, PKK'nın silah bırakması ve örgütü feshetmesine ilişkin süreç hakkında "Süreç güzel gidiyor, meyveleri toplama aşamasındayız" değerlendirmesinde bulundu.
Gürlek, NTV yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. PKK'nın silah bırakma sürecine yönelik değerlendirmesinde Gürlek, yasal adımların atılması için "Önce örgütün silah bıraktığının tespit edilmesi lazım" dedi.
"SÜREÇTE ÖNEMLİ BİR AŞAMAYA GELİNDİ"
"Herkesin terörün bitmesini istediğini" belirten Gürlek, "İnşallah bu sorunu aşacağız. Gerçekten çok önemli bir aşamaya gelindi. Biz bu süreci çok önemsiyoruz. Türkiye kendi içerisinde terör sorununu bitirirse, dışarıda da güçlü olur" ifadelerini kullandı.
Süreçle ilgili TBMM'de kurulan komisyonun raporunu tamamladığını hatırlatan Gürlek, Meclis'in bu kapsamda yasal düzenleme yapabileceğini dile getirdi.
"GENEL AF OLMAZ"
Raporda belirtilen düzenlemeleri yapma yetkisinin TBMM'de olduğuna işaret eden Gürlek, Adalet Bakanlığı olarak kendilerinin de kanunun yapılma sürecine teknik destek vereceklerini ifade etti.
Bakan Gürlek, şunları kaydetti:
"Kesinlikle yapılacak düzenlemeler, genel affa ilişkin düzenleme olamaz, şahsa ilişkin düzenleme de olamaz. Bunları ayırmamız gerekiyor. Genel af çağrısı ile ilgili, böyle bir şey olmaz. Şahsa ilişkin düzenlemeler de olmaz. Zaten raporda da belirtildi. Sayın Cumhurbaşkanı'mız da daha sonra kamuoyuna açıkladı. Burada İnfaz Kanunu'nda, Terörle Mücadele Kanunu'nda düzenlemeler yapılabilir ya da yüce Meclis yeni bir yasa çıkartabilir, geçici bir madde koyabilir. Artık bu Meclis'in takdiri."
"Diğer terör örgütlerinin" bu düzenlemeden yararlanmaması gerektiğine dikkati çeken Gürlek, Meclis'in de bu hassasiyeti gözeteceğini düşündüğünü söyledi.
"BU PAKETTE 'UMUT HAKKI' İLE İLGİLİ BİR DÜZENLEME YOK"
Bakan Gürlek, "umut hakkı" ile ilgili soruya, "Umut hakkı çok konuşuldu. Ben rapora baktım 'umut hakkı' diye bir ibare yok. Bizde terörden dolayı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları var. Eskiden idam cezasıydı. İdam cezası kalktığı için terörden dolayı ağırlaştırılmış hapis cezaları var. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları aynen infaz ediliyor. Yani ölene kadar infazı gerçekleşiyor. Yani şartlı salıverme ya da koşullu salıverme hükümlerinden yararlanamıyor. Burada Meclis'imizin takdiri. Bir düzenleme yapar mı, yapmaz mı bilmiyorum ama bu pakette 'umut hakkı' ile ilgili bir düzenleme yok" cevabını verdi.
FUTBOLDA ŞİKE SORUŞTURMALARI
Yasa dışı bahis, sanal kumar ve şikenin toplumun kanayan yarası olduğunu vurgulayan Gürlek, "Ben, 81 il başsavcımıza özel olarak genelge gönderdim. Yasa dışı bahis, sanal kumar konusunda mücadele kararlılığımız sonuna kadar devam edecek. Bu, toplumda kanayan yara. İnsanların bu illetten kurtulması lazım. Bizim bataklığı kurutmamız lazım. Buradaki sistem tamamen yurt dışından şirketler üzerinden oluyor. Kanunda eksiklik olduğunu tespit ettik, cezaların az olduğunu gördük. Onlarla ilgili düzenleme yapacağız" diye konuştu.
"Futbolda şike" soruşturmalarına da değinen Gürlek, tüm karşılaşmaların incelendiğini belirterek "Futbolun temiz olması lazım. Tüm Türkiye'de yasa dışı bahis, şike ve aynı şekilde teşvikle ilgili de tüm başsavcılıklarda özel bir birim kurmayı düşünüyorum. Bu konuda İstanbul örnek oldu. Sonuna kadar mücadele edeceğiz" dedi.
"'BARONLARI ALMADILAR' ELEŞTİRİSİNE KATILMIYORUM"
Bakan Gürlek, uyuşturucunun da toplumun kanayan yarası olduğuna dikkati çekerek, gençlerin uyuşturucuya yönelmesinin sebeplerine bakılması gerektiğini söyledi.
Uyuşturucu soruşturmalarında ilk başta kullanıcıyı tespit ettiklerini belirten Gürlek, 'baronları almadılar' eleştirisine katılmadığını kaydetti. Gürlek, "Sonra dağıtıcı, daha sonra ana dağıtıcı, daha sonra da büyük kartellere ulaşıyorsunuz. Bu sistem tüm dünyada da böyle işliyor. İstanbul'da yapmış olduğumuz uyuşturucu operasyonlarında kokain ana dağıtıcısının ikisini yakaladık. Aynı şekilde yurt dışındaki büyük kartellere de operasyon yaptık. Uyuşturucuyla mücadele silsile halinde oluyor. Sonuna kadar gideceğiz. Bu bataklığı kurutmamız gerekiyor. Gençlerimizin geleceği bize emanet" ifadelerini kullandı.
"Suça sürüklenen çocuk" kavramının değiştirilmesi gerektiğinin altını çizen Gürlek, şunları kaydetti:
"Modern hukukta da mukayeseli hukukta da bunun örneklerini inceliyoruz. Bizde cezai anlamda çocuğun sorumluluğu 12 ila 18 yaş aralığında ama mesela Norveç'te çocuğun cezai sorumluluğunu 10 yaşına çektiler. Biz de bunları inceliyoruz. Çocuk neden boşluğa düşüp de suç örgütlerine gidiyor, bizim bunu bulmamız lazım. Gerekirse bunların cezalarını ağırlaştıracağız. İnfaz düzenlemesi yapmamız lazım. Maalesef bizim İnfaz Kanunu'muzda çocuklara özgü infaz hükümleri var. Yani çocuğun cezaevinde kaldığı bir gün, 2 gün sayılıyor. Gerekirse infazda düzenleme yapıp, çocuk cezasının tamamını yatacak."
Gürlek, devamla şunları ifade etti: "Sosyal medyada maalesef genel ahlakı bozan, çocukları cinsiyetsizliğe teşvik eden yayınlar, kişiler türedi. Biz, bunlarla da mücadele edeceğiz. Burada Türk Ceza Kanunu'nda bir boşluk varsa, bunun da müeyyidesini getirmemiz lazım. Çocuklarımızın geleceği bize emanet. Kamu sağlığını, genel ahlakı korumamız lazım. Türk Ceza Kanunu'nda düzenleme eksikliğini tespit ettik. Genel ahlakı bozan, çocuklarımızı cinsiyetsizliğe teşvik eden, sosyal medyada yayınlar yapan, sapkın akımlara yönlendirenler var. Biz bunlarla da mücadele edeceğiz. Arkadaşlarımız teknik çalışmalara başladılar. İnşallah bunları 12. Yargı Paketi'nde kısa sürede icraata getirmeyi düşünüyoruz."
"ANONİM HESAPLAR KAPATILACAK"
"Sosyal medya kesinlikle özgürlük alanı değil kuralları olması lazım" diyen Adalet Bakanı Gürlek, "Sosyal medyada anonim hesaplar var. Sahte hesap açılmaması lazım. 15 yaşını tamamlamış kişiler hakkında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız çalışma yapıyor. Bir kişi hesap açıyorsa bunun sorumluluğunu taşımalı. Anonim olarak kullanılan hesaplara süre vereceğiz. Örneğin 4 ay içerisinde ya gerçek hesaba geç ya da senin hesabın kapatılacak diyeceğiz" şeklinde konuştu.
"AVUKAT KURYE OLARAK KULLANILIYOR"
Cezaevlerinde avukat görüşmelerine ilişkin olası düzenleme sorusuna yanıt veren Gürlek, İnfaz Kanunu’ndaki hükümlere işaret etti. Avukatların kurye olarak kullanıldığını savunan Gürlek, "Adnan Oktar suç örgütü var. Bakın Adnan Oktar suç örgütünün liderini bir ayda 292 tane avukat ziyaret etti. Yani niye ziyaret eder? Neden ziyaret eder? Çünkü avukatlar kurye olarak kullanılıyor" dedi.
İnfaz Kanunu’ndaki hükümlere de işaret eden Gürlek, şunları söyledi: "Şöyle bir örnek verdim ama tabii bu biraz yanlış anlaşılması olabilir. Bakın bizim İnfaz Kanunumuz var. İnfaz Kanunumuz zaten bir düzenleme var. 59. maddede. Ne diyor? Terör ve örgüt suçları bakımından eğer bir avukat sanık ile bir kurye işte yapmışsa yani kurye ne demek? İşte orada örgütün propagandasını yapmışsa, örgüte dışarıya haber göndermişse ya da örgüt konusunda şahsın talimatlarını örgüte iletmişse ya da örgütün talimatlarını şahsa iletmişse burada çok önemli mahkeme kararıyla ve maddi bir somut olgu olması durumunda görüşme kısıtlanabilir, kaldırılabilir, saat aralığı düzenlenebilir diyor."
Yargıda "Alo Adalet" hattını devreye sokacaklarını belirten Gürlek, "Vatandaş adli anlamda kendisine bir muhatap bulacak, davası neden uzamış bir geri dönüş alacak. Kısa sürede hayata geçireceğiz" diye konuştu.




