Behzat Akcan
MANİSA (İHA) -
Manisa'nın Demirci ilçesindeki polis lojmanında geçen yıl 14 Nisan'da, saat 08.00 meydana gelen olayda, güzellik salonu işleten Yeşim Akbaş'ı başından vurulmuş halde buldu.

Yeşim Akbaş, yapılan ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırılırken hayatını kaybetti. Yeşim Akbaş'ın vurulduğu tabancanın komiser yardımcısı Yıldız'a ait olduğu belirlendi. İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından gözaltına alınan Yıldız, sevk edildiği hakimlikte adli kontrol şartıyla serbest kaldı. Cumhuriyet savcılığının itirazı üzerine 19 Nisan'da İzmir'in Bayraklı ilçesinde gözaltına alınan Doğan Can Yıldız, tutuklandı.

Demircili kadınlar Manisa’yı gezdi Demircili kadınlar Manisa’yı gezdi

Salihli Adliyesi Ağır Ceza Mahkemesi’nde gerçekleştirilen ilk duruşmaya tutuklu sanık Doğan Can Yıldız ile Yeşim Akbaş’ın ailesi ve davaya gönüllü olarak müdahil olan Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği’ni temsilen avukatlar katıldı. İlk duruşmada, sanık tutuklanan komiser yardımcısı Doğan Can Yıldız tüm suçlamaları reddederken, Yeşim Akbaş’ın psikolojik sorunları olduğunu öne sürerek intihar ettiğini söyledi. Duruşmada dinlenen tanıklar ise Yeşim Akbaş’ın hayat dolu bir insan olduğunu, intihar etmesinin mümkün olmadığını belirtti.

Mahkeme, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verirken, Yeşim Akbaş’ın ölümüne neden olan merminin vücuda girdiği nokta itibariyle ayrıntılı bir inceleme yapılması ve Yeşim Akbaş’ın sağlık durumuna ilişkin ayrıntılı inceleme talep etti. Mahkeme, istenilen bilgi ve belgelerin toplanılması için duruşmayı 31 Mayıs 2024 tarihine erteledi.
Duruşma çıkışı Salihli Adliyesi önünde Avukat Barış Özbay ve anne Aysun Akbaş, açıklama yaptı.


“Pişmanlık ve üzülme halinde değil
Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği temsilcilerinden İzmir Barosu’na kayıtlı Avukat Barış Özbay, duruşma sonrası yaptığı açıklamada “İlk duruşmada, sanık en baştan olduğu gibi suçlamaları hiçbir şekilde kabul etmedi. Bununla birlikte herhangi bir pişmanlık ve üzülme hali ile tavır ve tutumda olmadı. Ayrıca merhumun hatırasına saygısızlık yaparak, Yeşim Akbaş’ın psikolojik sorunları olduğunu, intihar etmesinin dışında bir seçeneğinin olmadığını söyledi. Biz, bu iddianın doğru olmadığını, zira Adli Tıp Raporu’nda da mermi kovanının girdiği giriş açısı itibariyle yani sanık olmadan hayatın olağan akışına aykırı olacağı yönünde bir itiraz ve beyanda bulunduk. Dosya kapsamında dinlenen tüm tanıklarda Yeşim Akbaş’ın hayat dolu bir insan olduğunu, hayvan sever olduğunu, yaşama sevinci ile dolu olduğunu beyan ettiler. Ölüm anından 15-20 dakika dahi önce iş yerindeki cihazların bakım ve onarımı için bir kişiyle görüştüğünü mahkeme heyetine sunduk. Biz bu sürecin takipçisi olacağız. Mahkeme, tutukluluğun devamı yönünde karar vererek duruşmayı 31 Mayıs 2024 tarihine erteledi” dedi.

Özbay ayrıca, mahkeme merminin girdiği nokta itibariyle ayrıntılı bir inceleme yapılması yönünde değerlendirmesinin olduğunu ifade etti.

“Ben kızımın düğününü yapacaktım"
Yeşim Akbaş’ın annesi Aysun Akbaş ise “Karşı taraf kızımın psikolojisinin bozuk olduğu iftirasında bulunarak suçlamaları kabul etmedi. Benim kızım kendini öldürecek bir kız değil. 2 işyeri olan, maddi sıkıntısı olmayan hayatı ve insanları seven, müzikle uğraşan, hayvanları seven, dünya kadar kitabı olan bir kızdı. Ben o kişinin en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum. Kızım yerinde rahat uyusun. Ben kızımı gelin edeceğim, düğününü yapacağım diye ümit ederken, 26 yaşındaki çocuğumu toprağa verdim. Tutuklunun en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum. Böyle insanlar dışarıdaki başka insanlara zarar vermesin” diye konuştu.

Editör: İclal Çiçek