Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu.

Erdoğan, grup toplantısına Türkiye atkısıyla çıktı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şu şekilde:

"2026 Dünya kupasına kazanmaya hak kazanan bizim çocukları gönülden tebrik ediyorum. Takımımıza oynayacağımız maçlarda başarılar diliyorum.

Nevruz Bayramınızı tebrik ediyorum, kutlamalarda 5-10 provokatörün kundaklama girişimine rağmen bu sene de herhangi bir taşkınlık yaşanmamasından duyduğumuz memnuniyeti tekrar ifade ediyorum. Nevruz'u anlamına ve ruhuna uygun şekilde kutlayan aziz milletimize tekrar teşekkür ediyorum.

Milletimizin hayır duasına mazhar olabilmek için geceyi gündüze eklemeye devam edeceğiz. 86 milyonu kendimize kaderdaş kardeş bilecek kardeşlik hukukumuzun zarar görmesine asla müsaade etmeyeceğiz. Burada samimi bir durum tespitinde bulunmak istiyorum AK Parti ve Cumhur ittifakı olarak biz üslubumuza özen gösteriyoruz. Kırıcı olmamaya özellikle dikkat ediyoruz. Sağ duyuyu sükuneti elden bırakmıyoruz.

Ana muhalefetin şahsımızı ve partimizi hedef alan, çoğu zamanda siyasi nezaket sınırlarını aşan saldırgan sistemleri karşısında kendimizi koruduk. Kimi zaman bunları genel başkanın acemiliğine verdik. Kimi zaman doğru yolu bulurlar umuduyla hareket ettik. Onların sataşmalarına cevap vermedik. Etrafımız ateş çemberine dönmüşken, sınırlarımız ötesinde füzeler uçarken, bizi meşgul edecek her türlü siyasi tartışmadan uzak durduk. Şunu herkes bilsin ki; duruşumuz yapılan edepsizlikleri sineye çekmek değil tam aksine edebimizdendir.

Biz 23 yıldır olduğu gibi bugün de laf üstüne laf koymanın değil taş üstüne taş koymanın çabasındayız. Biz Türkiye'yi küresel bir oyuncu haline getirme mücadelesi içindeyiz, akan kanı durdurmanın derdindeyiz. Muhalefetin köpüttüğü sanal gündemlerin kuyruğuna takılmadan Türkiye Yüzyılı vizyonunda emin adımlarla ilerliyoruz.

Bizim AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak çok büyük sorumluluklarımız var, ülkemizi bölgemizdeki yangından korumak gibi bir vazifemiz var. Son günlerde muhalefetin iyice zıvanadan çıkan uslübü yüzünden bu hatırlatmayı gerekli buluyorum. Bu milletin gözünü boyuyamazsınız. Laf cambazlığını siyaset diye yutturamazsınız. Bu millet; samimiyi kolpacıdan, ahkallıyı ahlaksızdan ayırmayı çok iyi bilir. Halk, ana muhalefet partisi arasındaki kalite, vizyon farkını çok net görmekte. Ana muhalefet partisi başkanının sürdürdüğü çirkinliği benim vatandaşım elbette görmektedir. Bundan zerre kadar şüphe duymuyorum.

Unutmasınlar ki sadece kendilerini küçük düşürürler. Biz bu oyuna asla alet olmadık, olmayacağız. Fakat gerektiğinde hadsize hadsizi bildirmenin 40 yetime kaftan girdirmekten daha üstün olduğunu da çok iyi bileceğiz. Bu ülkenin Cumhurbaşkanına, iktidar partisine çirkin ifadelerle hakaret etmek, ana muhalefet dahil kimsenin hakkı da haddi de değildir. Bu ülkede darbeciliğin ve cuntacılığın kitabını CHP yazmıştır. Türk siyasi tarihini açıp bakın, orada darbecilerle kol kola yürüyen CHP'yi görürsünüz.

27 Mayıs'ın baş aktörü CHP'yi görürsünüz. 12 Eylül darbecilerinin ilham kaynağı CHP ideolojisidir. 3 Kasım 2002'den beri Türkiye'yi hedef alan provokasyonların tamamında CHP vardır. 27 Nisan bildirisi öncesinde CHP vardır. Gezi olaylarında sokaktakilerin sırtını sıvazlayan CHP'dir. 15 Temmuz ihanetine kontrollü darbe diyerek darbecileri aklamaya çalışan yine CHP'dir. Darbecilik CHP'nin karakteri ve kimliğidir. Darbeye destek CHP'nin milli sporudur. CHP bu ülkede darbeciliği vücut bulmuş halidir. Nasıl tenekeyi sarıya boyamakla altına dönüşmezse, CHP'nin de darbeci zihniyeti değişmez.

Karşımızda ne kalibremize ne de kalitemize uygun bir siyasi rakip var. Maalesef ana muhalefet partisinin genel başkanlık koltuğunda ağzı bozuk, ruhu hali bozuk, hakaretlerinden yüzü dahi kızarmayan bir karakter bulunmaktadır. CHP'li vatandaşlarımızın bu akıl tutulmasından rahatsız olduğunu çok iyi biliyorum."

“SAVAŞ TEHDİT VE TEHLİKE DÜZEYİNİ ARTIRARAK DEVAM EDİYOR”

Birinci ayını dolduran savaş tehlikeli tehdit ve tehlike düzeyini artırarak devam ediyor. Önceliğimiz ülkemizin fırtınalı dönemi kazasız atlatmasıdır. Türkiye'yi bu yangının uzağında tutmakta kararlıyız. Hükümet olarak muhalefetin bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden, dengeli ve rasyonel bir zeminde bu süreci yönetiyoruz.

Türkiye'nin tavrı çok berraktır. Barışın hakim olması için ne yapılması gerekiyorsa bunları tereddütsüz yapmayı görev biliyoruz. Akan kanın durması, gözyaşının dinmesi, silahların susması, sorunların diplomasi ile çözülebilmesi için şayet iğne ucu kadar dahi umut varsa bunu değerlendirmek boynumuzun borcudur.

Savaşın başından beri Türkiye'nin ilkeli duruşu dünyaya ve bölgeye verdiği mesajlar insanlığın ve vicdanın sesi olmuştur. Kardeş ve dost ülkelerin yaşadığı acıların bir an önce son bulmasını samimiyetle arzu ediyoruz. Ancak bölgemizin bekleyen tehlikelerin başında savaşın uzamasının yanı sıra bölgesel bir iç çatışmaya dönüşme riski vardır. Altyapıya yönelik misillemeler maalesef bu ihtimali artırmaktadır.

CHP'nin kurultay davası ertelendi
CHP'nin kurultay davası ertelendi
İçeriği Görüntüle

Bölgemizi yangın yerine çevirmekle kalmayıp tüm insanlığın omuzlarına ekonomik yük bindiren bu hukuksuz savaşın birinci derecede sorumlusu çatışma, kaos ve kriz bağımlısı İsrail hükümetidir. Savaşın devam etmesine sebebiyet verecek her gelişme İsrail'in stratejisine hizmet edecektir. İran'la savaşın küresel barış vizyonuna hizmet etmediği, zora soktuğu gayet açıktır. Temennimiz barışa giden yolun açılmasıdır."