banner299

banner298

Ramazan Sayfası (14. Gün)

banner297

Bu sayfa Manisa İl Müftülüğünün katkılarıyla hazırlanmıştır.

Ramazan 26.04.2021, 03:03
Ramazan Sayfası (14. Gün)
banner388
  •  GÜNÜN SOHBETİ 

   AHDE VEFA 

Vefa sözlükte, sözünde durmak demektir. Ahde vefa, verilen sözün gereklerini yerine getirmektir. Kur-an ahlâkıyla ahlaklanmış Hz. Muhammed (sav)'in en önemli Kur-ani ilkelerindendir. Vefa, Kuran'da imandan sayılmıştır. "Sana yeminle bağlılık sözü verenler gerçekte bu sözü Allah’a vermiş oluyorlar, Allah’ın eli (kudreti) onların elleri üzerindedir. Bu sebeple kim Allah’a verdiği ahdi bozarsa ancak kendi aleyhine bozmuş olur, Allah’a verdiği sözün gereğini yerine getirene ise Allah yakında büyük ödül verecektir. ( Fetih, 10 ) "Allah'a karşı ahitlerini hiçe sayanların ahirette nasiplerinin olmadığını ve azaba çarptırılacaklarını yine Kur-an bildiriyor ( Al-i İmran, 77 )

Ahde vefa, insanlar arası ilişkilerde güven duygusunun hâkim olmasında büyük bir etkiye sahiptir. Müslümanların karakteristik özelliklerindendir. Kur’an'ı Kerim ahde vefayı, insanın bireysel ve toplumsal hayatının önemli ve uyulması zorunlu unsurlarından biri sayar. Dolayısıyla ahde vefa, kul-Allah ilişkilerinin yanında insanlar arası ilişkilerin temel unsurlarındandır. Kur-an'ı Azimu'ş Şan bu konuda çok titizdir. "... Verdiğiniz sözü de yerine getirin. Çünkü söz veren ( sözden ) sorumludur." ( İsra, 34 )

Hz. Nebi ( A. S ) Efendimiz de ahde vefada çok hassas davranmıştır. Sözde durmayı imanın gereği ve dini bir görev saymıştır. Verilen sözün yerine getirilmesi, Kur-an'ın emridir. Aleyhine de olsa verdiği sözü yerine getirir. İnanan, sözünden caymaz. İnanan, Allah'tan hakkıyla korkan kişinin sözü senettir. Sözden caymak, nifak alametidir.

İnkârcılar arasında bile " El- Emin "(sözünde duran, güvenilir) sıfatıyla anılan Hz. Peygamberimiz'in vefa ve sadakatle dolu hayatı da bize bu konuda en güzel örnektir. Tam bir vefa örneği olan Hz. Nebi (as) insanların yanında taşa, toprağa karşı da vefa doluydu. Mekke' yi arzular, Uhud'a uğrar ve her cumartesi hicrette ilk konağı olan Kuba'yı ziyaret ederdi. İmam Buhari'de geçen bir hadiste 

O (sav) :" Biz onu severiz, o da bizi sever." Dediği Uhud Dağı'nın ziyaret ederdi. Yine Medine'nin mezarlığı Cennetü'l Baki'ye gider. Orda medfun bulunan Sahabilere selam verir ve onlara dua ederdi. Hz. Ali' nin dediği gibi: "O (sav), insanların en doğru sözlüsü ve ahdine en vefalısıydı. "

Sevgili Peygamberimiz, ilk eşi, O'na ilk inanan, İslam davasında Hz. Peygamber'e en büyük desteği veren eşsiz bir örnek ve cennetle müjdelenen Mü'minlerin anası Hz. Hatice'yi, Kendisine bir hafta süt emziren dadısı ve "Annemden sonra annem" dediği Ümmü Eymen'i, ücret karşılığında olsa bile yıllarca Kendisine bakan sütannesi Hz. Halime'yi, sütkardeşi Hz. Şeyma'yı, çocukluğunu yanında geçirdiği amcası Ebû Talib'in hanımı Fatıma'yı ömrü boyunca unutmamış. Her fırsatta onlarla ilgilenmiş, onlara yardım etmiştir. Habeş Necaşi'sini (ra) daima hayırla yâd etmiş, öldüğünde ona dua etmiştir. Hudeybiye Antlaşması sonrası Kendisine sığınan Ebû Cendel'i (R. A) anlaşma gereği Müşriklere teslim etmesi, O'nun ( sav) verdiği söze bağlılığının en önemli örneğidir.

Bizler, insanlarla münasebetimizin sağlıklı bir şekilde devam etmesini istiyorsak; etrafımıza güven verme adına yalandan, sözünde durmamaktan ve emanete riayetsizlikten şiddetle sakınmalıyız. Verdiğimiz sözü tutmalı, tutabileceğimiz sözü vermeliyiz. Bir söz verdikten sonra gerçekten onu yapamayacağımıza dair bir gelişme olmuşsa söz verdiğimiz kişiyi bilgilendirmeliyiz. Böylece hem onun bize duyduğu güveni sürdürmüş hem de söz verdiğimiz kimsenin başka bir tedbir almasını sağlayarak mağdur olmasını engellemiş oluruz. 

Seyfettin ATAMAN/Cezaevi Vaizi

  •  GÜNÜN AYETİ 

“Yine onlar ki, emanetlerine ve verdikleri sözlere riâyet ederler.”( Mü’minûn Sûresi, 8)

  •  GÜNÜN HADİSİ 

“Kardeşinle (düşmanlığa varan) tartışmaya girme, onunla (kırıcı şekilde) şakalaşma ve ona yerine getiremeyeceğin sözü verme. ”(Tirmizî, Birr, 58)

  •  GÜNÜN DUASI 

“…Allah’ım! Nefsime takvasını (günahlardan sakınma duygusu) ver ve onu (her türlü günahtan) temizle, Sen temizleyenlerin en hayırlısısın. Onun koruyucusu ve efendisi de sensin..”(Müslim, “Zikir”, 73)

  •  ESMAUL-HÜSNA 

"En güzel isimler Allah'ındır. O halde, O'na bu güzel isimlerle dua edin..." (A'râf, 7/180)

El-Vedud: Seven, bütün mahlûkatın hayrını isteyen, onlara ihsan eden. İyilikleri ve iyi kullarını seven, rahmet ve rızasını erdiren, mahlûkatın arasına sevgi koyan.

Sevilmeye layık ve toplumun arasına sevgi ve barış duygularını veren, demektir. “Rabbinizden bağışlanma dileyin; sonra O’na tevbe edin. Muhakkak ki Rabbim çok merhametlidir, çok sever” (Hud, 90)

Kur’an-ı Kerimde Yüce Allah kendini iki yerde Vedûd olarak tanıtır. Vedûd kelimesi iki anlama gelmektedir. Nimetleri gereği kullarını sevendir. Çünkü O, kendisine tevbe eden ve yönelen kimseyi sever. Yine O, sevilendir. Allah’ın Vedûd ismini bilen her müslüman, insanlarla sevgi  ve muhabete dayalı ilişkiler kurmalı, itaat ve ibadetlerle Allah’ın sevgisini kazanmaya çalışmalıdır.

  •  BİR SORU BİR CEVAP 

Soru: Ağız kokusunu önlemek için ağız spreyi kullanmak veya sakız çiğnemek oruca zarar verir mi?

Cevap: Ağız ve burundan alınıp mideye ulaşan her şey orucu bozar. Bu itibarla, ağız kokusunu önlemek veya diş ağrısını gidermek maksadı ile ağza sıkılan sprey ve benzeri maddeler yutulur da mideye ulaşırsa orucu bozar, yutulmazsa bozmaz.

Günümüzde üretilen sakızlarda, ağızda çözülen katkı maddeleri bulunduğundan, ne kadar dikkat edilirse edilsin bunların yutulmasından kaçınmak mümkün değildir. Bu sebeple bu tür sakız çiğnemek orucu bozar (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, III, 395, 396). Öte yandan, hangi sakızın orucu bozmayan türden olduğu bilinemeyeceğinden oruçlu iken sakız çiğnemekten sakınılmalıdır.(D. İ. Y. K) 

  •  RAMAZAN MANİSİ 

Hoş geldi Ramazan ayı

Açıldı İslâm’ın gülü

Geldi Mübarek Ramazan

Mesrur etti cân ü dili.

  •  İFTAR VE SAHUR SAATİ 

Manisa sahur: 04:41

Manisa iftar; 20:04

İFTAR DUASI VE ANLAMI

"Allahümme leke sumtu ve bike âmentü ve aleyke tevekkeltü ve alâ rızkuke eftartü ve savme'l-Ğadi min şehri Ramazane neveytü, feğfirli mâ kaddemtü ve mâ ahhartü."

"Allah'ım! Senin rızan için oruç tuttum, sana inandım ve sana güvendim. Senin rızkınla orucumu açtım ve Ramazan ayının yarınki orucuna da niyet ettim. Benim geçmiş ve gelecek günahlarımı bağışla!"

  •  KISSADAN HİSSE 

SÖZÜNDE DURMANIN ÖNEMİ

Mehmet Akif Ersoy'un çok yakın dostlarından Fatih Gökmen, Mehmet Akif'in söz verme konusundaki duruşunu şöyle anlatır: “Akif, verdiği söze bağlı olmayanlara insan gözüyle bakmazdı. 

Aramızda geçen bir olayı anlatayım: Ben Vaniköy’de oturuyordum. Kendisi de Beylerbeyi’nde. Bir gün öğlen yemeğini bende yemeyi, sonra da oturup sohbet etmeyi kararlaştırdık. O gün, öyle yağmurlu, boralı bir hava oldu ki her taraf sele boğuldu. Havanın bu haliyle karadan gelemeyeceğini tabii gördüm. Yakın komşulardan birine gittim. Yağmur, bütün şiddetiyle devam ediyordu. 

Eve döndüğümde ne işiteyim, bu arada. Mehmet Akif Bey sırılsıklam bir vaziyette gelmiş. Beni bulamayınca, evdekilerin bütün ısrarlarına rağmen içeri girmemiş. “Selam söyleyin” demiş ve o yağmurlu havada dönmüş gitmiş! Ertesi gün, kendisinden özür dilemek istedim. “Bir söz ya ölüm veya ona yakın bir felaketle, yerine getirilmezse mazur görülebilir.” dedi ve benimle altı ay dargın kaldı.”

Sözün özü: bir Müslüman söz verdiğinde sözünde durur. Sözünde duramayacaksa o sözü vermez.

  •  RAMAZAN SÖZLÜĞÜ 

Diş Kirası: Osmanlı döneminde Ramazan günlerinde davet edildiği konakta iftarını yapan misafirlere, “konak sahibinin sevap işlemesine vesile olduğu” için teşekkür olarak verilen bir hediyedir. Osmanlı’nın en güzel Ramazan-ı Şerif âdetlerinden olan Diş Kirası için zenginler adeta birbiriyle yarışırlardı. Diş kirasıyla iftara katılanlar dişlerini davet sahibinin zevkine kiralamış oluyorlardı.

Not: Ramazan Sayfası Manisa İl Müftülüğü’nün katkılarıyla hazırlanmaktadır. Sayfa Sorumlusu: Dr. Ahmet ERDİNÇLİ/ Manisa İl Vaizi, İletişim; 0236 231 17 77

Yorumlar (0)
24
açık