banner299

banner298

Ramazan Sayfası (22. Gün)

banner297

Bu sayfa Manisa İl Müftülüğünün katkılarıyla hazırlanmıştır.

Ramazan 04.05.2021, 02:01
Ramazan Sayfası (22. Gün)
banner388
  •  GÜNÜN SOHBETİ 

ORUCUN MANEVİ (PSİKOLOJİK) BOYUTU

İnsan, ne sadece beden, ne sadece ruhtan ibarettir; bilakis o hem beden hem de ruhun bir anda birleşmesinden meydana gelen bir varlıktır. Bu nedenle herhangi bir insan, varlığını teşkil eden bu iki unsurdan biri lehine veya aleyhine bu dengeyi bozacak olursa, huzursuz olacak ve bu bozulmanın rahatsızlığını daima hissedecektir. Psikolojik açıdan tetkik edildiğinde görülecektir ki oruç, beden ve ruh dengesini sağlayan en kolay ve en pratik bir araç ve ibadettir. Zira insan iradesini güçlendiren faktörlerin başında oruç, önemli bir yer işgal eder. Başka zamanlarda bir saat dahi sigarayı bırakamayan sigara tiryakilerinin, ramazanda oruç müddetince sigara içmeden durmaları, orucun iradeyi ne derecede güçlendirdiğinin en güzel örneğidir. Bu konuda Peygamberimiz (SAV) "Oruç sabrın yarısıdır."(İbn Mâce, Sıyâm 44) buyurmuştur. 

Oruç, riya ve gösterişi olmayan tek ibadettir. Allah’tan başka hiç kimse, başkasının oruçlu olup olmadığını bilemez. Nitekim Peygamberimiz (SAV)  Oruçlarda riya yoktur. Aziz ve Celil olan Allah buyurdu ki: "O Benim içindir. Onun mükâfatını bizzat Beni veririm. (Çünkü) Oruçlu yemesini, içmesini Benim için bırakır." [Buhari/ Ebu Hureyre (r.a.)] buyurmuştur. 

   Sadece Allah rızası için oruç tutan bir kimse, gizli ve açık her yerde Allah’tan korkmayı (Takvâ) oruç vasıtasıyla öğrenir. Bu korku ve sakınma, (takvâ) insanda, yaptığı bir şeyin küçüklüğü bir hardal tanesi kadar olsa da, bir kaya içinde yahut yerin derinliklerinde de bulunsa yine de onu Allah’ın ortaya çıkartacağı (Lokman, 16) inancından kaynaklanmaktadır.

  Bir adam Peygamberimize (SAV) "Bana ihsandan haber ver?" dedi. Rasûlullah (s.a.s.): "Allah'a O'nu görüyormuşsun gibi ibadet etmendir. Çünkü her ne kadar sen onu görmüyorsan da o seni muhakkak görür." buyurdu. (Buhârî, İman 1; Müslim, İman 1).

Böyle bir duyguya sahip olan insan, vicdanî bir rahatlık ve huzur içindedir. Davranışlarını bu duygunun kontrolü altında ölçülü yapar. Böyle kimselerde ruhî bozukluklar ve dengesizlikler ise, duygu, his, düşünce ve fikir birliği oluştuğundan fikir anarşisi yerleşip kök salamaz.

Oruç, zengin ile fakir arasındaki eşitsizliği gideren ve bunlar arasında psikolojik ve sosyolojik bir denge sağlayan ibadettir. Zira oruç, zengine açlığın ne demek olduğunu hatırlatarak, fakire karşı daha anlayışlı ve daha yumuşak davranmasını sağlar. Böylece oruç, zengin ile fakir arasında hissi bir yakınlık kurarak, fakirin zengine karşı olan düşmanlığını önler.

Oruç, insanlardaki duygu ve hisleri yüceltip incelttiğinden daha çok yardımlaşmaya ve sadaka vermeye insanları teşvik eder ve aralarındaki sevgi, merhamet ve şefkati artırır.

Oruç, insanlardaki şehevi duygu ve arzuyu dizginleyerek nesli ve cemiyeti bozan ve dejenere eden zinayı da önlemektedir, öyle ki oruç tutmayan bazı insanlar, şehvetlerinin önünde bir kartopu gibi yuvarlanıp gittikleri halde, oruç tutanlar, iradelerine ve aklına sahip olmakta, kendisini zapt etmesini ve nefsini meşru ihtiyacına göre kullanmasını bilmektedirler. Bu nedenle Resulullah (s.a.s.) nefisleri ve şehvetleri azgın olanlar hakkında "Oruç tutsun, zira orucun büyük bir hüsn-i tesiri vardır” buyurmuşlardır. Oruç tutmayanlar, sabretmesini de bilemezler. Hele refah içinde yaşayanlar, hiç oruç tutmazlarsa, bazı insani değerlerini yitirebilirler, Oruç, insana, insani değerlerini hatırlatan bir ibadettir. Bu nedenle de toplum hayatında etkinliğe sahiptir. Ramazan aylarında zekât ve sadaka gibi yardımların çoğalması bunun bir kanıtıdır.

Derleme: Hüsne YILMAZ/Din Hizmetleri Uzmanı

  •  GÜNÜN AYETİ 

“Asr´a yemin olsun ki, insan mutlaka bir ziyandadır. Ancak iman edenler, salih amel (iyi işler) işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye eden ve sabrı tavsiye edenler bunun dışındadır” (Asr Süresi; 1-3)

  •  GÜNÜN HADİSİ 

 Ramazan girip çıktığı halde günahları affedilmemiş olan insanın burnu sürtülsün Anne ve babasına veya bunlardan birine yetişip de onlar sayesinde cennete girmeyen kimsenin de burnu sürtülsün Ben yanında zikredildiğim zaman bana salat okumayan kimsesinin de burnu sürtülsün! (Tirmizi, Daavat 110)

  •  GÜNÜN DUASI 

“Allah’ım! Sen benim Rabbimsin! Sen’den başka ilâh yoktur. Beni Sen yarattın. Ben Senin kulunum. Gücüm yettiğince (ezelde) sana verdiğim sözümde ve vaadimde durmaktayım. İşlediğim günahların şerrinden sana sığınırım. Bana lutfettiğin, ni’metlerini i’tirâf ederim, günahımı da i’tirâf ederim. Beni affet çünkü günahları ancak Sen affedersin”

  •  ESMAUL-HÜSNA 

"En güzel isimler Allah'ındır. O halde, O'na bu güzel isimlerle dua edin..." (A'râf, 7/180)

Aziz: Yenilmesi mümkün olmayan gâlip; dengi ve benzeri bulunmayacak şekilde değerli ve şerefli; güçlü ve yenilmez demektir. Allah Teâlâ yegâne güç ve kuvvet sahibi olan mutlak gâliptir. O’nu âciz bırakacak hiç bir güç yoktur.

Müheymin: Kâinatın bütün işlerini gözetleyip yöneten; bütün yaratıklarını gözetip koruyan; korkulardan emin kılan demektir. Yine kullarına asla zulmetmeyen; her söylediği ve yaptığına güvenilen; bütün kullarını hükmü altına alan demektir.

  •  BİR SORU BİR CEVAP 

Soru: Kişinin çok sayıda kaza orucu varsa nasıl tutmalıdır?

Cevap: Ramazan orucunu tutmakla yükümlü olduğu hâlde tutmamış veya bir mazeretten dolayı tutamamış kimseler; öncelikle tutmadıkları bu oruçların sayısını belirlerler ve bu oruçlarını, oruç tutmanın yasak olduğu bayram günlerinin dışındaki günlerde kaza ederler.
Tutulacak her kaza orucuna, “Üzerimde borç olan ilk orucun kazasına…” diye niyet edilmesi uygun olur. 

Kazaya kalan oruçların hesaplanması konusunda iki durum söz konusu olabilir:
a. Kişi mükellef olduğundan beri hiç oruç tutmamış olabilir. Bu durumda ergenlikten itibaren geçen her yıl itibarı ile bir kameri ay hesabı ile —ki, bu yirmi dokuz veya otuz gündür; ihtiyaten otuz gün tercih edilmesi uygundur— oruçlarını tutar.

b. Kişi mükellef olduktan sonra bazı oruçları kazaya bırakmış olabilir. Bu durumda mümkün mertebe tutulmayan oruçların sayısı hesaplanıp gününe gün kaza edilir.
Orucunu mazeretsiz olarak terk eden kimselerin kaza yanında tevbe ve istiğfar etmesi de gerekir.

  •  RAMAZAN MANİSİ 

Ne ararsan var Kur’an’da

Rabbimizi tanıtır her sayfa

Gül Muhammed’e inmiştir

İşte bu mübarek ayda

  •  İFTAR VE SAHUR SAATİ 

Manisa sahur: 04:28            Manisa iftar; 20:12

İFTAR DUASI VE ANLAMI

"Allahümme leke sumtu ve bike âmentü ve aleyke tevekkeltü ve alâ rızkuke eftartü ve savme'l-Ğadi min şehri Ramazane neveytü, feğfirli mâ kaddemtü ve mâ ahhartü."

"Allah'ım! Senin rızan için oruç tuttum, sana inandım ve sana güvendim. Senin rızkınla orucumu açtım ve Ramazan ayının yarınki orucuna da niyet ettim. Benim geçmiş ve gelecek günahlarımı bağışla!"

  •  KISSADAN HİSSE 

İYİLİK GİZLİ OLMALIDIR

Köyde yaşayan yaşlı bir ressam vardı. Olağanüstü güzel resimler yapıp iyi fiyata satardı. Bir gün köyden bir fakir gelip dedi ki : "Yahu senin durumun iyi.  Neden kimseye yardım yapmıyorsun.  Bak fırıncı fakirlere ara ara bedava ekmek veriyor. Kasap bazen bedava et veriyor. Sen neden hiç yardım etmiyorsun..?"

Ressam tebessüm etti ama bir şey demedi.

Bu fakir bütün köyde sabah akşam ressamın aleyhinde konuşuyor ve ressamı kötülüyordu.

Bir gün ressam hasta oldu. Kimse de onun yanına gelmedi ve sonunda ressam öldü. Aradan bir kaç gün geçti. Artık ne fırıncı ekmek verdi fakirlere ne de kasap et verdi. Sordular;  "neden fakirlerin hakkını kestiniz...?"

Dediler ki;  "her ay başı o merhum ressam bize para verip fakirlere ekmek ve et vermemizi söylerdi. O ölünce para veren kalmadı. İşte o yüzden…"

İyiliğin şartı beştir: Tez olmalı, gizli olmalı, gözde büyütülmemeli, sürekli olmalı ve yerini bulmalı.

  •  RAMAZAN SÖZLÜĞÜ 

  ZİMEM DEFTERİ: ẕimmet’in çoğul şekli. Zimmetler, borçlar. Bakkal defterine verilen eski isim. Eskiden özellikle ramazan ayında gönlü zengin Müslümanlarca esnafa borcu bulunan kişilerin borcu gücü yettiği ölçüde sildirilirdi. Bazen tek bir kişi bile bu defterdeki tüm borçları kapatırdı. Buradaki bir diğer güzellik ne borçlu ödeyen kişiyi görür ne de ödeyen borçluyu görürdü.

Not: Ramazan Sayfası Manisa İl Müftülüğü’nün katkılarıyla hazırlanmaktadır. Sayfa Sorumlusu: Dr. Ahmet ERDİNÇLİ/ Manisa İl Vaizi, iletişim; 0236 231 17 77

Yorumlar (0)
26
açık