Siyaset

Özgür Özel'den Özlem Çerçioğlu'na: "İnsan içine çıkamayacak halde"

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, AK Parti’ye geçen ve kendisi hakkında suç duyurusunda bulunan Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu'yla ilgili, “Bin pişman oldu, insan içine çıkamayacak halde. Günü geldiğinde, mahkeme süreci başladığında ve ben iktidardaysam, Özlem Çerçioğlu hakkında edinilen bilgi ve belgeleri sunacak bir mahkeme bulurum” ifadelerini kullandı.

Abone Ol

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ak Partili Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu'yla ilgili "Bin pişman oldu, insan içine çıkamayacak halde. Günü geldiğinde de mahkeme olduğunda zaten ben iktidardaysam Özlem Çerçioğlu hakkında edinilen bilgi ve belgeleri verecek mahkeme bulurum" dedi.

Özel'in konuşmasında öne çıkan başlıklar şöyle:

"Bugünkü toplantımızda hiç şüphe yok ki en temel konumuz, vatandaşın içinde bulunduğu geçim sıkıntısıydı, yoksulluktu. Özellikle hep birlikte çok dile getirip mücadele ettiğimiz en düşük emekli maaşının 20 bin lira olması, ortalama emekli maaşının 23 bin lira olması ve emeklilerin yoksullukta birleştirilmiş olmaları. Aynı zamanda asgari ücretteki zorluklar, çiftçilerin, tarımla ve hayvancılıkla uğraşanların yaşadığı sıkıntılar. Hepsinin bir bütünü olarak esnafın içinde bulunduğu durum ve bir dokunsak bin ah işiteceğimiz toplumun tüm kesimlerinin beklentileri… Örneğin kamu mühendislerinden de bahsettik, atanmayan öğretmenlerin sorunlarından da bahsettik. Toplantımızın aslında ana gündemi, Türkiye’deki vatandaşın gündemi neyse oydu. Zaten siyaset bunun için yapılıyor.

Bizi buralara yollayanlar, bu onurlu görevlerle, bu önemli mevkilerle bizleri görevlendirenler bizden bunları bekliyor. İktidardan da bu sorunlarını çözmesini bekliyor. İktidar partisinin adeta siyaset kurumunu başta ana muhalefet partisi olmak üzere felç etmek istemesi, kendi sorunlarıyla uğraşan, mahkemelerle boğuşan ve vatandaşın sorunlarını dile getirmeye fırsat bulamayacak bir hale sürüklemeye çalıştıkları tespitinde ortaklaştık. Tabii bu konuda Cumhuriyet Halk Partisi, bir yandan mücadeleyi sürdürürken, bir yandan toplumun beklentilerine yönelik hem eleştirilerini, hem de gördüğü sorunlara yönelik çözüm önerilerini Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi üzerinden bir pozitif gündemle üretiyor ve sahada çalışıyor. Bu konuda Sayın Genel Başkanımıza partimizin çalışmalarıyla ilgili bilgi arz ettim.

Bunun yanında hukuki süreçler, yargılama evrelerine geldi. Hepimiz açısından fevkalade rahatsız edici bir fotoğrafı konuşmadan olmazdı. Bir yanda milletin kapısından girip gelen yargılananlar, tutuklu - tutuksuz yargılananlar, savunma avukatları, izleyiciler. Bir yanda iktidarın kapısından birlikte gelen, hakimler, savcılar ve Aziz İhsan Aktaş’ın ta kendisi. 770 yılla yargılanan, devletin 15 korumasıyla gezen, lüks evinden lüks arabasıyla adeta toplantıya iştirak eder gibi yargılanmaya gelen ve 770 yılla suçlandığı halde mahkeme bitince elini kolunu sallayarak devlet korumasıyla evine giden. Ama kendisinin hizmet verdiği ya da ihale aldığı belediyeler eğer Cumhuriyet Halk Partiliyse belediye başkanlarının içeride olduğu ama örneğin Isparta gibi, Elazığ gibi AK Partiliyse, Kütahya gibi ki geçmiş dönem için söylüyorum, Milliyetçi Hareket Partiliyse onlara hiçbir şeyin yapılmadığı, dosyaların ayrıldığı, illerine yollandığı, yargılamaların bile olmadığı, çoğunlukla soru bile sorulmadığı ortada. CHP’liyse ve en çok Aziz İhsan Aktaş’ın çalıştığı belediyeyken, hem de örneğin anket faturasını Aziz İhsan Aktaş’a ödetecek kadar partimizin asla kabul etmeyeceği bir tutumu olmuş. Bu belgelenmiş, bu belge görülünce belediye başkanı AK Parti’ye geçmişse ve Erdoğan'ın övgülerine mazhar oluyorsa, Cumhuriyet Halk Partisi’nden seçilen Aydın Büyükşehir Belediye başkanı, o zaman asla ve asla yargılamanın olmadığı bir süreçteyiz.

Türkiye’de hukuka ve adalete güvenin en düşük olduğu seviyedeyiz. Hukukun ayaklar altında olduğu, adalet duygusunun Cumhuriyet tarihi boyunca en çok örselendiği bir dönemin içindeyiz. Her iki parti olarak AK Parti’nin siyasi kapkaç operasyonlarından mustaribiz. AK Parti’nin istenmediği beldelerde, ilçelerde, illerde, büyükşehirlerde Cumhuriyet Halk Partisi’nin, Yeniden Refah Partisi’nin adayları millet tarafından göreve getirildi. ‘AK Parti yetti artık. Siz yönetin’ dediler. ‘AK Parti belediyeciliğinden rahatsızız’ dediler. ‘Artık bu kadar israf yapılmasın, milletin parası millete harcansın’ dediler. Takdirde bulundular. Milletimiz binin üzerindeki seçim çevresinde hangi takdirde bulunduysa başımızın, gözümüzün üzerinedir. AK Parti’den memnun olup devam ettiren seçmen de haklıdır. Değiştiren seçmen de haklıdır. Burada haksız olan bir; AK Parti’ye itirazla gelip aday olmuş, partilerimizden seçilmiş kişilere ağır baskılar… ‘Ya AK Parti’ye katılacaksın, ya Silivri’ye atılacaksın.’ İki, olmayacak teklifler. ‘Bütün borçlarını sileriz. Şu kadar para veririz, şu kadar imkan yaratırız. Seni baştacı yaparız. Bizim partimize geçeceksin.’ Geleceğe yönelik vaatler… ‘Bugün geçersin, yarın milletvekili olursun.’ Bu görüşmeleri yani il belediye başkanlarıma il başkanlarının doğrudan ‘Sizi Cumhurbaşkanımıza götürelim, bir onunla konuşun’ diyecek kadar hadsizleşen, meselenin de ‘Hadi gidelim’ diyeni de kolundan tutup götürebildikleri, bu tekliflerin yanında söylendiği, kendisinin de ‘Bu işi halledelim’ dediği bir sürecin içindeyiz.

Biz çok sert tepki gösterdik Aydın’da. Bin pişman oldu. İnsan içine çıkamayacak haldedir. Geçen gün de kendisinin durumunu söylediğimde kurnaz ya hakkımda suç duyurusunda bulunmuş. Dokunulmazlık var ya. Suç duyurusu orada durur, yıllarca durur. Günü geldiğinde de mahkeme olduğunda zaten ben iktidardaysam Özlem Çerçioğlu hakkında edinilen bilgi ve belgeleri verecek mahkeme bulurum. Onun dediği mahkemeye vermem. Dokunulmazlık var, hakkımda suç duyurusunda bulunuyor. Neden dava açmıyorsun? Mesela bir tazminat davası açsaydın da görseydim. Mahkeme bana deseydi ki ‘Özlem Çerçioğlu hangi faturasını Aziz İhsan Aktaş’a ödetmiş? Ben de ‘İftira atmadım efendim, işte faturası burada’ deseydim. Madem öyle bir şey yapacak Özlem Çerçioğlu… Bunu ibret-i alem olsun diye söylüyorum. Kendisine güvenen, ahlakına güvenen, temiz belediyecilik yaptığına güvenen, iftiraya ve şantaja direnenler namusuyla Silivri’de yatıyorlar. AK Parti’ye teslim olanlara, Silivri’ye atılmak yerine AK Parti’ye katılmayı tercih edenlere ibret-i alem olsun. Bu iş bir seçimle de bitmez. Bu seçimden sonrası var. Ondan sonrasını göreceğim. Tabii dokunulmazlık teklifleriyle, ‘CHP gelirse seni yargılar. Biz seni milletvekili yaparız’... Bunların hepsini duyuyoruz. Kimler ne konuşuyor, hepsini görüyoruz. Ama çok net bir şekilde bu siyasi kapkaç. Adalet ve Kalkınma Partisi işi gücü bırakmış, ‘Yeniden Refah’tan belediye başkanı devşireyim, Cumhuriyet Halk Partisi’nden belediye başkanı devşireyim.’ Biz onları neyin rahatsız ettiğinin farkındayız. Bizi izlemeye devam etsinler. Onları rahatsız etmeye, milleti memnun etmeye, millet için siyaset yapmaya, tüm sorunları çözmek için de iktidar olmaya kararlıyız. Yaptıkları zulüm, milletin vicdanından dönmektedir."

Genel Başkan Özel, basın mensuplarının sorularını da yanıtladı. Özel, Eski AKP Milletvekili Şamil Tayyar’ın, ‘Eğer, emekli sorunu aşılamazsa, emeklilerin öfkesi sandıkta Hiroşima etkisi yapar’ değerlendirmesi hakkında şunları söyledi:

"Daha önce defalarca da ifade ettim. Ben 2009 yılından beri otobüsün üstündeyim. En sonunda çarşamba akşamı İstanbul’da otobüsün üstündeydim ve Bağcılar’da, Bağcılar‘ın en büyük meydanı neredeyse sıfır derece sıcaklıkta ocak ayının ortasında hınca hınç doluydu. Meydanın sorduğumda, el kaldırdıklarından gördüğümüz yüzde 70’e yakını emekliydi. Ve ben öyle bir öfke görmedim. Emeklilerin gözlerindeki ateş, bu iktidarı yakacak. Böyle bir haksızlığa uğranmış durum, kesinlikle ve kesinlikle iki sene sonra, ‘Biraz fazla para veririz, telafi ederiz, biz yine onları kandırırız’ falan, öyle bir durumla karşı karşıya değil emekliler. Emekliler elleri nasırlı, dirsekleri çürümüş, gözlük camları büyümüş ve ‘Sen emekli ol. Bundan sonra biz sana bakacağız’ denmiş. O emekliye şimdi bu ülkede tarihte görülmemiş bir haksızlık yapılıyor. ‘20 bin lirayla geçinin’ diyorlar emeklilere. O yüzden Şamil Tayyar’la aynı görüşteyim. Ve Şamil Tayyar da demek ki sahayı okuyabiliyor. İktidar partisinde sahayı okuyamayanlar var. Okuyup da susanlar var. Bir de yavaş yavaş sahadaki öfkeyi görüp söylemeye başlayanlar oldu. Şamil Bey’i de bunlardan bir tanesi olarak değerlendirdim açıklamasını ben de gördüğümde. Emeklerin gözlerindeki öfke ve kızgınlık, bundan önce hiç şahit olmadığımız boyutta.

Özgür Özel, aylardır tutuklu olmalarına rağmen haklarında henüz iddianame hazırlanmayan belediye başkanları hakkındaki soruya şu cevabı verdi:

"Bugün basında da gündem. Çünkü tam 8 ay oldu. Gaziosmanpaşa Belediye Başkanımız Hakan Bahçetepe, Büyükçekmece Belediye Başkanımız Hasan Akgün ve Şile Belediye Başkanımız Özgür Kabadayı 240 gündür iddianame bekliyorlar. Beyoğlu Belediye Başkanımız İnan Güney 164 gündür, Bayrampaşa Belediye Başkanımız Hasan Mutlu da 136 gündür iddianame bekliyor. Bu arada Gaziosmanpaşa Belediye Başkanımızın bundan 8 ay önce tutuklandığı gün, televizyonlarda ekranların yarısını ‘Gaziosmanpaşa Belediyesi’nin gizli kasası bulundu’ yazısıyla TRT donatmıştı. Bütün yandaş basın da donatmıştı. Ve bir kasanın içinden dolarların çıktığı bir görüntüyü izledik. Ben bunu gördüğümde ‘Olmaz öyle şey, belediyenin kasasında dolar molar olmaz. Nasıl olabilir? Arama tutanağını getirin’ dedim. ‘Bana bir örneğini isteyin.’ Arama tutanağı geldi ve içinde arama sırasında bir kasa bulunmuştur ki kasa AK Partili Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı tarafından yerleştirilmiş bir büyük kasadır. İçinde belediyeye ait resmi mühür ve devir teslim törenine ait hard disk kaydı, bilgisayar hard diski bulunmuştur. Onun dışında bir şey yoktur. Derhal TRT’yi aradık, ‘Elimizde boş kasanın görüntüleri olmadığı için stoktan görüntü kullandık’ dediler. Ve orada yapılmaya çalışılan algı yönetimi, Anadolu Ajansı’nın stok görüntüleri kullanılmış. Ajans ‘Biz buna özel yollamadık, genel stok görüntülerimiz o’ dedi. TRT’nin ne yapmaya çalıştığı o gün ortadaydı. O günden bugüne Gaziosmanpaşa Belediye Başkanına tek bir suçlama yapamadıkları için onu içeride iddianamesiz tutuyorlar 8 aydır. Ama 8 aydır belediye meclis çoğunluğu AK Parti’de diye Gaziosmanpaşa Belediyesi’ni, belediyeye çöken ve sanki seçim kazanmış gibi ‘Teşekkürler Gaziosmanpaşa’ paylaşımları yapan, Tayyip Erdoğan’la canlı görüşme yapan birisi yönetiyor.

Siyasi bir kapkaçla, siyasi bir yankesicilikle karşı karşıya Gaziosmanpaşa. Şurasından okuyun. Gaziosmanpaşa Belediye Meclisi’nde vermediği çoğunluğu, Hakan Bahçetepe’ye bizzat verdi oyu. O kadar güvenilen, sevilen kişi kendisi. Ona keza bütün belediye başkanlarımız suçlanamadıkları için ve çıkarlarsa suçsuzlukları anlaşılacak ya da belediyeye görevlerinin başına dönecekler diye orada tutulan arkadaşlarımızdır. Bir an önce iddianamelerini bekliyoruz. Aileleri de bekliyor. Büyük bir haksızlıkla karşı karşıyayız. İstanbul Adliyesi’ndeki bu savcılar, ‘Biz dört günde 120 kişiye iddianame yazmışız’ diye ilk günlerde ‘Ya iddianameyi çok geciktirmeyin. Ne demek tutuklu yargılama? Bu insanların görevleri var milletin verdiği’ dediğimizde, ‘Merak etmeyin dört günde 120 kişiye iddianame yazılıyor burada’ diyordu. ‘120 kişilik davaya dört günde iddianame yazılıyor’ diyordu. Tek başına Hakan Bahçetepe var. Bir kişiye 240 gündür iddianame yazmamak, tam olarak siyasi talimatla iddianame yazmamaktır, yazamamaktır. Buradan Büyükçekmece, Gaziosmanpaşa, Şile, Beyoğlu ve Bayrampaşa Belediye Başkanlarımızın iddianamelerini bir an önce beklediğimizi ifade ediyorum."

Özel, Ak Parti Tekirdağ Milletvekili Mestan Özcan’ın yüz binlerce lira maaşla geçinemediğini söylemesi hakkındaki soruya ise şu yanıtı verdi:

"Ben bir cümle söyleyeyim sadece: Allah utanma duygusunu hiçbirimizden esirgemesin."