Politika

Yenişehirlioğlu’ndan İsrail ve Filistin için 'ortak bildiri' açıklaması

AK Parti Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Bahadır Yenişehirlioğlu’nun da AK Parti Grubu adına imzasının bulunduğu ve TBMM'de grubu bulunan 6 siyasi partinin imzasıyla İsrail-Filistin çatışmasına yönelik ortak bildiri yayımlandı. Yenişehirlioğlu konuya ilişkin TBMM Genel Kurulunda açıklama yaptı.

Abone Ol

AK Parti Grup Başkanvekili Ve Manisa Milletvekili Bahadır Yenişehirlioğlu’nun da AK Parti Grubu adına imzasının bulunduğu; TBMM'de grubu bulunan 6 siyasi partinin imzasıyla İsrail-Filistin çatışmasına yönelik ortak bildiri yayımlandı.

Yayımlanan bildiride TBMM'de grubu bulunan 6 siyasi partinin imzasıyla İsrail-Filistin çatışmasına yönelik ortak bildiri yayımlandı. İsrail-Filistin çatışmasına yönelik ortak yayımlanan bildiride, Filistin ve İsrail'de yaşanan çatışmalarda çok sayıda sivil can kayıplarının yaşanmasının, sivil altyapının hedef alınmasının ve sivillerin en temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamayacak durumda bırakılmalarının vicdanları yaraladığı vurgulandı.

Yayımlanan bildiride şu ifadelere yer verildi
Vicdanları Yaralamaktadır
Krizin başka bölgelere de sirayet potansiyelinin bölgesel güvenlik ve istikrarı ciddi biçimde tehdit ettiğinin altı çizilen bildiride “Filistin ve İsrail’de yaşanan çatışmalarda ağır sivil can kayıplarının yaşanması, sivil altyapının hedef alınması ve sivillerin en temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamayacak durumda bırakılmaları vicdanları yaralamaktadır. Krizin başka bölgelere de sirayet potansiyeli, bölgesel güvenlik ve istikrarı ciddi biçimde tehdit etmektedir.

Barış, Güvenlik, İstikrar Vizyonumuz Çerçevesinde İtidale Ve Aklıselime Davet Ediyoruz
Filistin-İsrail hattında son yaşananların, uzun süredir tarifsiz sıkıntı, umutsuzluk ve acılara yol açan bu sorunun artık iki devletli çözüme yönelik yerleşik Birleşmiş Milletler parametreleri temelinde ve müzakereler yoluyla adil, kapsamlı ve kalıcı bir çözüme kavuşturulması zaruretini bir kez daha gözler önüne serdiğine işaret edilen bildiride, şu tespitlerde bulunuldu:
Sivillerin her şartta korunması ve toplu cezalandırma mahiyetindeki uygulamalardan kaçınılması hukukun, vicdanın ve insanlığın gereğidir. Bu gerilimin telafi edilemez sonuçlar doğurmaması için tüm tarafları barış, güvenlik, istikrar vizyonumuz çerçevesinde itidale ve aklıselime davet ediyoruz.

“Filistin halkı yeni ve emsali görülmemiş bir kuşatma altındadır.”
Son yaşananlar, uzun süredir tarifsiz sıkıntı, umutsuzluk ve acılara yol açan İsrail-Filistin meselesinin artık iki devletli çözüme yönelik yerleşik birleşmiş milletler parametreleri temelinde ve müzakereler yoluyla adil kapsamlı ve kalıcı bir çözüme kavuşturulması zaruretini bir kez daha gözler önüne sermiştir. Filistin-İsrail meselesinin çözümü, sonuçları yönetmekten değil, sorunların temelinde yatan sebepleri ortadan kaldırmaktan geçmektedir. Son olaylar, 56 yıldır devam eden hukuksuz işgal ve buna bağlı politikaların doğurduğu bir sonuçtur.

Sivil yerleşimlerin hedef gözetmeksizin vurulması uluslararası hukukun açık ve ağır bir ihlalidir
Toprakları, hayat ve gelecek umutları elinden alınan Filistin halkı, bugün yeni ve emsali görülmemiş bir kuşatma altındadır. İki milyon insanın yaşadığı ve 16 yıllık ablukayla çoktan bir açık hava hapishanesine dönüşmüş bulunan Gazze’ye sağlanan gıda, enerji ve insani yardımların kesilmesi, sivil yerleşimlerin hedef gözetilmeksizin vurulması uluslararası hukukun açık ve ağır bir ihlalidir. Sivil yerleşimlerin hedef gözetmeksizin vurulması uluslararası hukukun açık ve ağır bir ihlalidir.

“BM sorumluluk almalıdır”
İşgalle başlayan, yasadışı yerleşimcilerin mülk gaspları, kutsal mekanların statüsünü hiçe sayan saldırı ve provokasyonlarla devam eden ihlaller zinciri ve çifte standart uygulamalar, iki devlet temelindeki çözüm vizyonunu da aşındırmaya devam etmektedir.

Bu itibarla, işgal altındaki Filistin topraklarında devam eden işgal uygulamalarının bir an önce sona ermesi ve adil bir barışa ulaşılması şarttır Başta Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi olmak üzere, tüm uluslararası toplumun, artık daha fazla gecikmeksizin iki devletli çözüm vizyonu temelinde tarafları adil bir çözüme yönlendirmek için sorumluluk alması gerekmektedir.

Ortadoğu’da kalıcı barış Filistin devletinin vücut bulmasıyla mümkün
Ortadoğu’da kalıcı barışın ancak Filistin-İsrail meselesinin adil bir çözüme kavuşturulmasıyla mümkün olduğunu ve bunun,1967 sınırları temelinde, başkenti doğu Kudüs olan, bağımsız, egemen ve coğrafi bütünlüğü haiz bir Filistin Devleti’nin vücut bulmasıyla mümkün olabileceğini net bir şekilde yineliyoruz.

Hedefi siviller olan saldırıları kınıyoruz
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde grubu bulunan tüm siyasi partiler olarak, yukarıda sıraladığımız görüşler temelinde, Filistin ve İsrail’de yaşanan çatışmaların taraflarından tırmanmaya son vermelerini ve sivilleri hedef almamalarını bekliyoruz. Gazze’de bitmeyen insani trajediyi derinleştiren kolektif cezalandırma yöntemleri ile hedefi doğrudan siviller olan tüm saldırıları kınıyor, Filistin ve İsrail’i, iki devlet temelinde adil ve kalıcı bir çözüme ulaşmaları için, daha fazla gecikmeksizin kalıcı barışa yönelik müzakerelere başlamaya davet ediyoruz.”

CUMHURBAŞKANIMIZ GERİLİMİN DÜŞÜRÜLMESİ İÇİN ELİNDEN GELENİ YAPMAKTADIR VE YAPMAYA DEVAM EDECEKTİR
AK Parti Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Bahadır Yenişehirlioğlu Konuya İlişkin TBMM Genel Kurulunda Yaptığı Açıklamada,  “Filistin ve İsrail arasında yaşanan gerilim bugün İsrail'in sivillere yönelik saldırıları boyutuna geçmiş durumdadır. İşgal altındaki Gazze suyu, elektriği kesilerek en temel ihtiyaçlarına dahi ulaşamayacak durumda bırakılmıştır; giriş çıkışları kapatılarak tamamen abluka altına alınmıştır. Binaların hiçbir ayrım gözetilmeksizin bombalar altında bırakılmasıyla Gazze bugün orantısız ve her türlü ahlaki temelden yoksun bir saldırı karşısındadır. Taraflarca bölgede gerilimi tırmandıracak, daha fazla kan akmasına yol açacak, sorunları daha da derinleştirecek her türlü adımdan imtina edilmesi gerekmektedir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan İsrail-Filistin arasındaki üzücü gelişmelerin yaşandığı andan itibaren Filistin Devlet Başkanı, İsrail Cumhurbaşkanı, Mısır Cumhurbaşkanı, Katar Emiri, Lübnan Başbakanı, Malezya Başbakanı, Rusya Devlet Başkanı ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteriyle bölgedeki son durumla ilgili telefon diplomasisi gerçekleştirmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımız Gazze halkının yaşadıklarının son bulması, çatışmaların bir an önce durması ve gerilimin düşürülmesi için elinden geleni yapmaktadır ve yapmaya devam edecektir ancak bölgede kalıcı barış ve huzurun ancak meşruiyeti Birleşmiş Milletler kararlarına dayanan 1967 sınırlarında ve coğrafi bütünlüğe sahip, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulması ve tüm dünya tarafından tanınmasıyla mümkün olacaktır. Mesele sadece oradaki mazlum ve mağdurların sorunu değildir, gelinen nokta itibarıyla mesele, dünyanın tamamının ve bu konuda sorumluluk ve yetki sahibi tüm kurumların haysiyet sorunudur. Filistinli kardeşlerimizle daima dayanışma içinde olurken bölgede gerilimi tırmandıracak, daha fazla kan akmasına yol açacak, sorunları daha da derinleştirecek her türlü adımdan imtina edilmesi gerektiğinin altını çiziyoruz.” dedi.