Yaşar Fahri CAN- ATATÜRK'Ü ANMAK VE ANLAMAK

Bugün  19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı. Biz anma bölümünü ona layık bir biçimde kutluyoruz ama ya anlama bölümü ?... Atatürk’ü ne kadar anlıyor (ama gerçekten ), basma kalıp lafların ötesinde ne kadar anlatabiliyoruz. Bu gün birkaç sa

Abone Ol

Bugün  19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı.

Biz anma bölümünü ona layık bir biçimde kutluyoruz ama ya anlama bölümü ?...

Atatürk’ü ne kadar anlıyor (ama gerçekten ), basma kalıp lafların ötesinde ne kadar anlatabiliyoruz. Bu gün birkaç satırla da olsa onu yazmak istiyorum.

O, Milli Mücadele'de milli birliği temin eden eşsiz bir lider, muharebe meydanlarında destanlaşmış bir kumandan, devlet kuran büyük siyaset adamı, milletin çehresini değiştiren kudretli bir inkılapçıdır.

Atatürk’ü anmak, onu seven ve saygı duyan her yurttaşın bir onur görevidir. Ancak onu anarken aynı zamanda Atatürk’ü anlama gayreti içinde de olmamız gerekiyor. Onu bir büyük lider, deha sahibi bir komutan, devrimci bir siyaset adamı ve bilge bir öğretmen olarak düşünmek ve yaşadığı dönemin şartlarını göz önüne alarak değerlendirmek zorundayız.

Osmanlı Devleti’nin son yıllarını, Milli Mücadele’yi ve Cumhuriyetin kuruluş dönemini iyi incelemeden, Atatürk ve onun yapmak istedikleri hakkında söyleyeceklerimiz askıda kalır.

1919’un Türkiye’si her bakımdan geri kalmıştı. Ticari hayatın tamamına neredeyse gayrimüslimler hakimdi.  İğneden ipliğe her şeyi dışarıdan alan bir devlet ve iflas etmiş bir sanayi vardı.

Ödenemeyen borçlar yüzünden kurulmuş, “Duyun-u Umumiye” idaresi ülkenin bütün gelir kaynaklarını yönetmekte. Üstelik bunun başında yabancılar var.

Yıllarca süren savaşlar sonunda yorgun ve bitkin düşmüş, elinden silahları bile alınmış bir ordu. Dört bir tarafı Mondros Mütarekesi ile işgale uğramış bir ülke.

İşte Mustafa Kemal bu şartlarda ortaya çıktı ve Türk ulusuna kurtuluş yolunu gösterdi.

İngiliz mandacılığının, Amerikan himayesinin, bölgesel kurtuluş çarelerinin arandığı bir ortamda, esir yaşamayı onursuzluk olarak niteledi ve parolasını ortaya koydu: “ YA İSTİKLAL YA ÖLÜM”…

Onun bu çağrısı etrafında toplanan Türk ulusu, tarihin emperyalizme karşı verilmiş ilk savaşını yaptı ve kazandı.

Dünya tarihinde, her türlü imkânsızlığa rağmen inandığı fikri tatbik sahasına dökmüş. bağımsızlık parolası ile bir Millî Mücadele kazanmış, arkasından yepyeni hüviyette çağdaş bir millet ve devlet yaratmış devlet adamı azdır.

İçinde bulunduğu şartları değerlendirmede, engelleri ortadan kaldırmada gösterdiği büyük başarı Atatürk'ün ayrı bir özelliğini teşkil etmektedir. Diyebiliriz ki Atatürk, Türk toplumunda sadece çağdaşlaşma gereğini gördüğü için değil, bu çağdaşlaşmayı en kısa zamanda gerçekleştirecek yolu gösterdiği için ve nihayet çağdaşlaşmaya engel olan etkenleri cesaretle bertaraf ettiği için büyüktür.

Atatürk, en güç şartlar altında bile, her şeyin bitti zannedildiği bir zamanda bile, Türk milletine güven hissinin kaybolmaması gerektiği gerçeğini eseriyle ispatlamış bir millî kahramandır.

Onun için sembol olmuştur. 

Onun için bayrak olmuştur…


 

 

Yaşar Fahri CAN

{ "vars": { "account": "G-VRBJNBGKJB" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }