Siyaset

Üzümde kritik bekleyiş! Başkan Aytaç üreticiyle hasatta

İYİ Parti Manisa İl Başkanı Gözde Aytaç, Şehzadeler ilçesine bağlı Veziroğlu Mahallesi’nde üzüm hasadına başlayan üreticileri ziyaret ederek bereketli bir sezon diledi. Aytaç, çekirdeksiz kuru üzümde bu yıl yalnızca açıklanacak fiyatın değil, yüksek rekolte beklentisi ve geçen sezondan kalan ürünün de üretici açısından önemli bir risk oluşturduğuna dikkat çekti.

Abone Ol

Türkiye’nin üretim ve ihracatında önemli bir yere sahip olduğu çekirdeksiz kuru üzümde yeni sezon başladı ancak üreticinin önündeki belirsizlik sürüyor. Tariş Üzüm Birliği’nin Toprak Mahsulleri Ofisi’nden (TMO) fiyat açıklamasını beklemesi, TMO’nun ise ihracat pazarlarındaki gelişmeleri de dikkate alarak fiyat konusunda temkinli davranması Manisa’da üreticinin endişesini artırıyor.

Üreticilerle bir araya gelerek sorun ve taleplerini dinleyen Başkan Aytaç, Manisa ekonomisinin en önemli ürünlerinden biri olan çekirdeksiz Sultaniye üzümünde hasadın başlamasına rağmen piyasanın önünü göremediğini söyledi.

Aytaç, “Öncelikle bütün üreticilerimize bereketli hasatlar diliyorum. Şehrimizin en önemli geçim kaynaklarının başında gelen çekirdeksiz Sultaniye üzüm hasadı başladı. Ancak üreticimiz bugün ürününü toplarken yarın kaça satacağını bilmiyor. Üreticimizin gözü salkımda, kulağı TMO’da” dedi.

Bu yıl sorun yalnızca fiyat değil

Kuru üzümde bu sezon fiyat kadar ürünün nasıl değerlendirileceği ve piyasanın nasıl yönetileceği de önem taşıyor. Geçen yıl zirai don ve olumsuz hava koşulları nedeniyle üretimde ciddi kayıplar yaşanmasına rağmen ihracatta beklenen performansın yakalanamaması, yeni sezon öncesinde sektördeki kaygıları artırdı.

Bu yıl ise rekoltenin daha yüksek gerçekleşmesi bekleniyor. Buna geçen sezondan devreden ürünlerin de eklenmesi halinde piyasada arz baskısının oluşmasından ve sezonun ilerleyen dönemlerinde fiyatların üreticinin aleyhine gelişmesinden endişe ediliyor.

Bu nedenle sektörde tartışılan konu yalnızca “TMO kaç lira açıklayacak?” sorusundan ibaret değil. Yeni sezon ürünüyle geçen yıldan kalan stokun nasıl değerlendirileceği, ihracat pazarlarının nasıl korunacağı ve yüksek rekoltenin fiyatları aşağı çekmesinin nasıl önleneceği konusunda ilgili kurumların kapsamlı bir yol haritası ortaya koyması bekleniyor.

Geçen yıl 120 lira açıklanmıştı

Geçen sezon Tariş Üzüm Birliği, 19 Ağustos 2025 tarihinde 9 numara çekirdeksiz kuru üzüm için kilogram başına 120 lira fiyat açıklamıştı. TMO ise yaklaşık bir ay sonra piyasadaki fiyat düşüşünün önüne geçmek amacıyla alım kararı alarak 120 liralık fiyatla piyasaya müdahale etmişti.

Yeni sezonda ise henüz fiyatın hangi kurum tarafından ve ne zaman açıklanacağı konusunda belirsizlik sürüyor. Tariş Üzüm Birliği TMO’nun fiyat açıklamasını beklerken, TMO cephesinde ihracat pazarlarının korunması ve Türk üzümünün uluslararası pazardaki rekabet gücü önemli başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.

Üretici maliyetini karşılayacak fiyat bekliyor

Manisalı üreticiler, mazot, gübre, ilaç, sulama ve işçilik başta olmak üzere tarımsal girdilerde yaşanan artış nedeniyle geçen yılki fiyatın yeni sezonda yeterli olmayacağını belirtiyor. Üretici kesiminde kilogram başına en az 150 lira seviyesinde bir fiyat beklentisi dile getirilirken, Başkan Aytaç üreticinin emeğinin karşılığını alabilmesi için daha güçlü bir fiyat politikası uygulanması gerektiğini savundu.

Aytaç, “2023 yılında 100 lira olan kuru üzüm fiyatı, 2024’te 110 liraya, 2025’te ise 120 liraya çıktı. Aynı dönemde enflasyon, mazot, gübre, ilaç ve işçilik maliyetleri çok daha hızlı yükseldi. Üreticimizin bu maliyetlerin altında ezilmemesi için TMO’nun üreticiyi koruyacak bir fiyat politikası ortaya koyması gerekiyor. Bizim beklentimiz 180 liranın altında bir fiyat açıklanmamasıdır” ifadelerini kullandı.

Fiyat kadar prim ve alım politikası da önemli

Sektörde üzerinde durulan seçeneklerden biri de ihracat pazarlarını kaybettirmeyecek makul bir alım fiyatının belirlenmesi ve üreticinin artan maliyetlerinin ayrıca destekleme primiyle karşılanması.

Böyle bir modelle bir taraftan Türk çekirdeksiz kuru üzümünün dünya pazarındaki rekabet gücünün korunabileceği, diğer taraftan üreticinin maliyet baskısına karşı desteklenebileceği değerlendiriliyor.

Özellikle rekoltenin yüksek gerçekleşmesi durumunda TMO’nun gerektiğinde etkin alım yaparak piyasayı düzenlemesinin önem taşıdığı belirtiliyor. Geçen yıldan kalan ürünün yeni sezon ürünüyle aynı anda piyasaya girmesinin oluşturabileceği baskının da dikkate alınması gerektiği ifade ediliyor.

Kuru üzümün merkezi Manisa

Türkiye çekirdeksiz kuru üzüm üretiminin yaklaşık yüzde 85’inin Manisa’da gerçekleştirildiği belirtilirken, ihracatın da çok büyük bölümü Manisa merkezli üretim ve ticaret üzerinden gerçekleştiriliyor. Bu nedenle kuru üzümde yaşanacak fiyat hareketleri yalnızca üreticiyi değil, kent ekonomisini ve sektöre bağlı birçok kesimi doğrudan etkiliyor.

Manisa’daki ziraat odaları ve üretici temsilcileri de yeni sezon öncesindeki değerlendirmelerinde, geçen yıl kilogramı 120 lira seviyesinde olan kuru üzüm fiyatının bu yıl artan üretim maliyetleri, tarımsal girdi fiyatları ve enflasyon dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Üretici kesiminin ortak beklentisi ise yeni sezon fiyatının daha fazla gecikmeden netleşmesi ve piyasanın önünü görebileceği bir çerçevenin oluşturulması. Özellikle yüksek rekolte beklentisi ve geçen sezondan kalan ürünlerin piyasada oluşturabileceği baskı nedeniyle ilgili kurumların yalnızca fiyat konusunda değil; alım politikası, stok yönetimi, ihracatın desteklenmesi ve gerektiğinde piyasaya müdahale edilmesi konusunda da sezonu kapsayan bir yol haritası ortaya koyması isteniyor.

“Yüksek rekolte üreticinin aleyhine dönmemeli”

Başkan Aytaç, üreticinin hasat döneminde belirsizlikle karşı karşıya bırakılmaması gerektiğini belirterek, yüksek rekoltenin fiyatları aşağı çeken bir unsur haline gelmemesi gerektiğini söyledi.

Aytaç, “Üretici bir yıl boyunca bağına emek veriyor, masraf yapıyor ve ürününü bugün hasat ediyor. Ancak ürününün değerinin ne olacağını bilmiyor. Rekoltenin yüksek olması üretici için bereket olmalı, fiyatların düşmesinin gerekçesi haline gelmemeli. İlgili kurumlar üreticiyi, ihracatçıyı ve pazarlarımızı birlikte koruyacak bir yol haritasını ortaya koymalıdır. Üretici yüksek rekolte nedeniyle cezalandırılmamalı, emeğinin karşılığını almalıdır. Bizler İYİ Parti olarak her zaman üreticimizin yanında, onların sesi olmaya devam edeceğiz” dedi.

{ "vars": { "account": "G-VRBJNBGKJB" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }