Maden Tetkik ve Arama (MTA), Türkiye Diri Fay Haritası’nı 13 yıl aradan sonra güncelledi.
2013 yılında yayımlanan haritada 485 olan diri fay sayısı, yeni çalışmalarla birlikte 700’e yükseltildi.
MTA Genel Müdürü Vedat Yanık, “Türkiye Diri Fay Haritası-2026” tanıtım programında yaptığı konuşmada, güncellenen verilerin kamuoyuyla paylaşılmasından memnuniyet duyduklarını ifade etti.
Yanık, diri fay haritasının bilimsel çalışmalar, saha araştırmaları ve akademik veriler doğrultusunda hazırlandığını belirterek, yeni sürümün deprem tehlike analizleri ve altyapı planlamaları açısından önemli bir kaynak olacağını söyledi.
“Artan enerji ihtiyacı, iklim değişikliği ve kritik hammaddelere yönelik rekabet yerbilimlerinin önemini artırıyor” diyen Yanık, MTA’nın modern teknolojilerle desteklenen çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetti.
Yanık ayrıca, haritanın güncellenmesinin yalnızca bilimsel bir çalışma olmadığını, aynı zamanda afet risklerinin azaltılması ve ulusal güvenlik açısından stratejik bir adım olduğunu vurguladı.
MTA’nın 91 yıllık köklü bir kurum olduğunu hatırlatan Yanık, bilimsel etkinlikler ve araştırmalarla Türkiye’nin yerbilimleri alanında önemli bir merkez olmayı sürdürdüğünü ifade etti.
Yanık, şunları söyledi:
"Artan enerji ihtiyacı, sürdürülebilir kaynak yönetimi, iklim değişikliği ve kritik hammaddelere yönelik amansız rekabet, yerbilimlerinin stratejik önemini her geçen gün daha da artırıyor. MTA, bu yeni dünya düzeninde de en ön safta yer alarak modern teknolojilerle desteklenen yerli, yenilikçi ve çevreye duyarlı arama faaliyetlerini kararlılıkla sürdürüyor. Bugün, kuruluş yıl dönümümüzü taçlandıran son derece hayati bir ulusal veri altyapısını, 'Türkiye Diri Fay Haritası-2026' sürümünü yayımlamanın gururunu paylaşıyoruz. Alp-Himalaya orojenez kuşağında yer alan ülkemiz için aktif tektonik yapının güncel ve doğru verilerle ortaya konulması, yalnızca bilimsel bir çalışma değil, ulusal güvenlik, sürdürülebilir kalkınma ve afet risklerinin azaltılması adına stratejik bir zorunluluktur."
2022'de yatırım programına alınan güncelleme projesinin, yoğun bir emeğin ardından tamamlandığına işaret eden Yanık, "2013 basımında 485 olan diri fay sayısı, yeni veriler ışığında bu haritada 700'e yükseldi. Bu harita ve hazırladığımız sayısal veri tabanı, deprem tehlike analizleri, kritik altyapı yatırımları ve ulusal zarar azaltma politikalarımız için temel bir başvuru kaynağı olacak." değerlendirmesinde bulundu.
Yanık, MTA'nın sadece sahada arama yapan bir kurum olmadığını, aynı zamanda Türkiye'nin en köklü yerbilimleri okulu olduğunu belirtti.
Bilimsel üretimin paylaşılması ve kurumlar arası işbirliğinin geliştirilmesinin her zaman temel öncelik olduğuna işaret eden Yanık, şunları kaydetti:
"Bugün açılışını yaptığımız ve 5 gün boyunca sürecek olan 'MTA Bilimsel Etkinlikler Haftası-2026', bu okulun en güzel meyvelerinden biri. Etkinlik kapsamında sunulacak olan 48 sözlü ve 20 poster sunum, kurumumuz bünyesinde yürütülen projelerin sonuçlarını akademi, kamu ve sektör temsilcileriyle buluşturacak. 91 yıllık bu şanlı tarihin dağlarda, vadilerde, laboratuvarlarda gece gündüz demeden dökülen alın terinin, mühendislerimizin, araştırmacılarımızın ve diğer çalışanlarımızın fedakarlıklarının eseri olduğunu çok iyi biliyorum. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında, 100. yılımıza doğru emin adımlarla yürürken, Türkiye'yi dünya yerbilimleri ve madencilik sektöründe lider bir konuma getirme hedefimize hep birlikte ulaşacağımıza yürekten inanıyorum."