Siyaset

Özgür Özel'in mi toplumdaki karşılığı fazla İmamoğlu'nun mu? Önder Aydın bu soruya cevap aradı

Abone Ol

Manisa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Önder Aydın,

"Manisalı bir gazeteci olarak, son yıllarda memleketimizden yetişen en önemli siyasetçilerden biri olan Özgür Özel’i ve kuruluşunu ilan ettiği Yeni Parti’yi değerlendirmek istedim.
Şunun baştan bilinmesini isterim. Bu yazıyı siyasi bir pencereden değil aynı şehirde yaşamış, uzun yıllardır Manisa siyasetini takip eden bir gazeteci ve bir Manisalı gözüyle kaleme alıyorum.
Uzun süredir beklenen o adım sonunda atıldı. CHP’de siyaset yapamaz hale gelen Sayın Özgür Özel, kendisiyle birlikte istifa eden 91 milletvekiliyle yeni partisini ilan etti.
Kimileri bu süreci Muharrem İnce’nin CHP’den ayrılışıyla kıyaslıyor. Bence iki tablo arasında dağlar kadar fark var. Sayın Özel’in arkasında hem milletvekili hem de taban düzeyinde çok daha güçlü bir rüzgar duruyor. Tabii siyasette ilk rüzgar her şey demek değil. Asıl mesele, bu heyecanı seçime kadar diri tutabilmek.
Siyasetin rengini bir kenara bırakırsak, Manisa adına gurur verici bir tabloyla karşı karşıyayız. Önce ana muhalefet liderliği, şimdi de Meclis’te güçlü bir grupla temsil edilmek... Bir Manisalı olarak bunu önemsemek siyasi bir tercih değil, hemşehrilik gururudur.
Manisa siyasetinin kendine has, köklü bir kültürü vardır. Rekabet ne kadar sert olursa olsun insani ilişkiler zedelenmez. Farklı partilerden siyasetçileri sadece cenazede, düğünde değil, sokakta sohbet ederken, selamlaşırken görürsünüz.
Özgür Özel de bu kültürün içinden geldi. Milletvekilliğinde de Grup Başkanvekilliğinde de bu duruşunu hiç bozmadı.
Basın açısından bakarsak da durum farksız. Manisa’da neredeyse dokunmadığı gazeteci yoktur. Başta ben olmak üzere çoğumuzun özel gününde yanındaydı. Düğünümüze geldi, çocuğumuzu ziyaret etti, doğum günümüze ortak oldu. Eleştireni de destekleyeni de ayırmadan, fırsat buldukça bizlerle siyaset dışı sohbetler etti.
Özgür Özel’i yakından tanıyanların birleştiği nokta işte bu vefalı ve duygusal karakteridir. Tam bu noktada bazı okurların aklına şu soru gelebilir: “Madem bu kadar vefalı, Kemal Kılıçdaroğlu’na neden aynı vefayı göstermedi?”
Siyasette vefayı tek bir olayla ölçmek haksızlık olur. Aynı mantıkla bakarsak Kılıçdaroğlu’nun Baykal’a, Erdoğan’ın Erbakan’a vefasızlık yaptığını söylemek gerekir. Oysa siyaset böyle işlemiyor. Vefa geçmişe bir borçtur, doğru ama geleceği ipotek altına almak demek değildir.
Geleceğe odaklanan Yeni Parti’yi bekleyen asıl sınav da tam olarak bu geçmişin tartışmalarını bırakıp önündeki kadro ve stratejiye odaklanmak.
İki üç ay önceki yazımda da belirtmiştim; geniş bir kesim Özgür Özel’e güveniyor ama çevresindeki bazı isimlere mesafeli. Bugün muhalefete yakın gazetecilerin de altını çizdiği; Ali Mahir Başarır, Veli Ağbaba ve Aykut Erdoğdu gibi siyasilerin Yeni Parti’nin vitrininde yer almaması gerektiği konuşuluyor. Elbette son karar Sayın Özel’in.
Ancak mesele sadece A takımının kimlerden oluşacağı da değil. Yeni Parti’nin kamuoyuna nasıl bir liderlik ve söylem sunacağı çok daha hayati.
Bu sözlerim belki bazı çevrelerce "nifak tohumu" olarak yorumlanabilir ama bu benim şahsi gözlemimdir. Bugün Özgür Özel’in toplumdaki karşılığı Ekrem İmamoğlu’ndan daha yüksek. Bu, İmamoğlu’nu yalnız bırakmak demek asla değil. Hukuki mücadelesine ve dayanışmaya elbette devam edilmeli. Fakat Yeni Parti, bütün siyasetini "Adayımız İmamoğlu" söylemine hapsetmemeli. Parti ekonomiye, esnafa, emekliye, işçiye odaklanmalı ve direksiyonda bizzat Özgür Özel’in oturduğunu hissettirmeli.
Yeni Parti muhalefetin yeni adresi olmaya soyunurken, geride kalan ana gövdenin yani CHP’nin ne yapacağı da sürecin bir diğer kritik boyutu. CHP, 44 milletvekiliyle Kemal Kılıçdaroğlu önderliğinde yoluna devam edecek. Hem Sayın Kılıçdaroğlu’nu hem de örgütleri zorlu bir süreç bekliyor. Benim öngörüm Kılıçdaroğlu’nun kurultayda aday olmayacağı yönünde. Yerine gelecek yeni yönetimin ise partiyi derleyip toparlamaya ve Yeni Parti’ye gidenleri geri kazanmaya çalışacağını düşünüyorum.
Toparlarsak önümüzdeki dönemde sadece iktidar-muhalefet arasında değil, muhalefetin kendi içinde de oldukça hareketli ve sert bir rekabet izleyeceğiz."

{ "vars": { "account": "G-VRBJNBGKJB" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }