İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere CHP'li belediyelere yönelik operasyonların ardından başlayan 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor' mitingleri sürüyor. CHP'nin 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor' mitinginin 100'sü Çanakkale Cumhuriyet Meydanı'nda düzenleniyor.
ÖZGÜR ÖZEL: "BU MEYDAN TÜRKİYE İTTİFAKIDIR"
Özgür Özel'in açıklamalarından kesitler şöyle:
"Omuz omuza yollardayız, ayaktayız. 100'üncü defa yine bir aradayız. 10 gün önce Çanakkale Zaferi'nin 111'inci yılını hep birlikte kutladık. Çanakkale, bu milletin tarihine vurulmuş istiklalin mührüdür. Çanakkale, bir milletin ortak geleceğini savunmaktır. CHP, darbeye karşı sandığı savunurken, arkadaşlarını savunurken, bu ülkenin geleceğini, yarınlarını savunmaktadır. Bu meydanlar bir tek partiyle değil, milyonların birlikteliğiyle doğar. Bu meydan Türkiye ittifakıdır. Gücünü Ay Yıldız al bayraktan alan Türkiye ittifakıdır bu meydan.
Bu direniş kendisini savunan değil, ülkenin iyi yönetilmesini, kötü yönetenin gitmesini, demokrasiyi savunan meydandır. Hangi görüşten olursa olsun, bu meydanları yağmurda dolduran bütün demokratlara helal olsun. İnanın bu birlikteliğe inananlar, haklı olanlar, korkmayanlar, en sonunda millet kazanır. Bu meydan diyor ki biz milletiz, seçtiğimizin arkasında dimdik dururuz, kimseye de teslim etmeyiz. O yüzden bu meydan 100'üncü kez başkanına, Ekrem İmamoğlu'na sahip çıkıyor.
"ÇANAKKALE'DEN 4 ALIP 1 VERENLER ÇANAKKALE'YE EN BÜYÜK HAKSIZLIĞI EDENLERDİR"
Bu meydanı, Çanakkale'yi görmek, Çanakkale'yi duymak lazım. Bu ülkenin hiçbir evladı yalnız değildir. Bizi ayakta tutacak olan şey birlik ve bu dayanışma duygusudur... Partinin şimdi ki Genel Başkanı olarak Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün gözelerinin içine baka baka söylüyorum Çanakkale'ye yapılan bu haksızlığı sona senin partin erdirecek. Çanakkale'den 4 alıp 1 verenler Çanakkale'ye en büyük haksızlığı edenlerdir.
Çanakkale'de 33 milyon TL sosyal destek, 7 milyon TL'de öğrencilere belediyemiz destek verdi. Bütün ilçe belediye başkanlarımızla gurur duyuyoruz.
Değerli Çanakkaleliler, seçim zamanı oyları alıp daha sonra sırtını dönenler var. Çanakkale 31.5 milyar TL vergi vermiş karşılığında 7.5 milyar TL hizmet almış. Bu hükümet döneminde Çanakkale'den 4 alıp 1 vermişler. Çanakkale'den kepçe ile alıp kaşık ile vermişler...
"EMEKLİ MAAŞI 1.5 ASGARİ ÜCRET OLACAK... ASGARİ ÜCRET 39 BİN OLACAK"
Emekli maaşı ilk dönemimizde doğrudan bir asgari ücrete çıkarılacak, bir sonraki dönemde 1,5 asgari ücrete çıkarılacak. Bir emekli maaşı 1,5 asgari ücret olacak. 2, asgari ücret bugünkü parayla 39 bin lira olacak...
ÖZKAN YALIM YORUMU: "ÖZÜR DİLİYORUM... O GÖRÜNTÜLER DEVLETE EMANET"
Ben utandım o görüntüler adına, ben özür diliyorum milletimden bu rezillikler olduğu için... Bu kadar kirli bir savaşta bunlara bu rezilliği yaparak alan açtığımız için büyük sıkıntı içindeyim. Bunu da Çanakkale'den milletime söylüyorum.
Özkan Yalım o görüntülerle ilgili ailesine karşı sorumludur, partisine karşı sorumludur. Biz de Uşak halkına karşı sorumluyuz. O sorumluluğumuzla ilgili neyi gerektiriyorsa yaparız. Ama başka bir şeyi görün. Devletin polis kamerası kapıya gitmiş içeriye girmiş. O görüntüler devlete emanet... Oradaki herkesin bir ailesi, annesi babası var. Orada ne yanlış yapıldıysa partime hangi etik sorumluluk düşüyorsa hepsinin gereğini yapmaya hazırım da... Şunu görüyor musunuz? AKP kurulduğunda buna umut bağlayan, kapı kapı dolaşanlara soruyorum. İktidara siz böyle mi geldiniz? Partiniz iktidara gelsin diye 1 yıldır yapılanlar ortada. Recep Tayyip Erdoğan'ın seçimleri kazanması için bu görüntülerin servis etmesine umut bağlamışlar. Bir yerden yönetiyorlar. Devletin polisinden, polisin kamerasından... Namuslu, şerefli polis kamerasından paparazi kamerası çıkaran düşmüşlüğe lanet olsun, yazıklar olsun."
İMAMOĞLU: ÇANAKKALE, BARIŞIN KIYMETİNİ ÖĞRETEN BİR DİRENİŞTİR
İmamoğlu, CHP Çanakkale İl Başkanı Levent Gürbüz tarafından kamuoyu ile paylaşılan mektubunda şu ifadeleri kullandı:
“Büyük destanların aziz şehri Çanakkale! Merhaba! Benim güzel vatandaşlarım; değerli hanımefendiler, kıymetli beyefendiler, yiğit gençler, güler yüzlü çocuklar... Hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum, sizleri hasretle kucaklıyorum. Çanakkale, millet olma bilincini bize en güçlü şekilde hissettiren eşsiz bir coğrafyadır. Bu topraklarda huzur içinde yatan şehitlerimiz, vatan uğruna canlarını feda ederken bir an bile tereddüt etmediler. Onların tek arzusu vatanın birliğini ve bölünmez bütünlüğünü korumaktı; hep birlikte özgür ve onurlu bir yaşam sürmekti. Bu yüzden yalnızca bu toprakların değil, tüm insanlığın onurunu savundular. Çanakkale, barışın kıymetini öğreten bir direniştir; mazlum milletlerin bağımsızlık umudunun simgesidir. Çanakkale hepimize tarihi öğreten, tarihin kıymetini bildiren şehirdir. Bu şehre canla başla hizmet eden, Cumhuriyet Halk Partisi’nin halkçı ve icraatçı uygulamalarını hayata geçirmek için durmadan çalışan Muharrem Erkek başkanıma çok teşekkür ediyorum. Örgütümüzün güçlü ve kararlı iradesini temsil eden İl başkanımız Levent Gürbüz nezdinde tüm örgütümüze şükranlarımı sunuyorum.”
Hep birlikte, şeref ve cesaret dolu bir yılı geride bıraktık. 19 Mart 2025 günü siyasi hayatımı bitirdiklerini, seçimi garantilediklerini düşünenlerin hevesleri kursaklarında kaldı. Milletimiz kumpas siyasetine, milli iradeyi yok sayma teşebbüsüne geçit vermedi. On milyonlar, şehir şehir, meydan meydan büyüyen bir dirençle haksızlığa, adaletsizliğe itiraz ediyor. Sizler, iradenize sahip çıkıyor, her şart altında demokrasiden, cumhuriyetten yana tavır alıyorsunuz. Sizinle gurur duyuyorum. Millet yoksulluğa, adaletsizliğe, güvencesizliğe karşı iktidarı sandığa davet ediyor ama onlar köşe bucak kaçıyorlar. Koltuklarını korumak için, işi gücü bırakmış, organize işlerle seçim kazanma derdine düşmüş haldeler. Önce, bir siyasinin, Adalet Bakan Yardımcısının, İstanbul’a başsavcı olarak atanmasını organize ettiler. O başsavcı siyasi maksatlı soruşturmalar organize etmekle kalmadı, benim diplomam konusunda üniversiteye baskı yaptı. Üniversite’de bir kurul organize ettiler, o yetkisiz kurul diplomamın iptaline karar verdi.”
Bunların organize işleri saymakla bitmez. Aleyhimde açılan davalara hep aynı bilirkişinin atanmasını organize ettiler. Mahkemeleri organize ettiler, yargılandığım bütün davalarda istedikleri gibi davranmayan hakimleri sürgüne gönderdiler. Davaya başlayan hakimlerle bitiren hakimler hep farklı oldu. Gizli tanıkları organize ettiler. Tanıklıktan çekilen olunca, onun gerçek dışı ifadesini alıp başka bir gizli tanık söylemiş gibi yaptılar. Bir davanın hangi mahkemeye düşeceği önceden bilinmez ama bizim davamızın hangi mahkemede görüleceğini en baştan beri biliniyordu. Çünkü öyle organize etmişlerdi. Bununla da yetinmediler, kendi belirledikleri mahkemeyi de yeniden organize ettiler, ikinci bir heyet atadılar. Organize işlerini daha iyi organize edebilmek için bize dava açan başsavcıyı bakan olarak atadılar. Bu atanmış şahıs, Adalet Bakanı mıdır, Organize İşler Bakanı mıdır, onun cevabını milletimiz gayet iyi biliyor.”
Tapularının hesabını veremeyenler ve onları bir aparat olarak kullananlar iyi bilsinler ki milletin iradesi kimsenin tapulu malı değildir. Beni ve arkadaşlarımı kumpas davalarıyla hapsederek, sadece kendi siyasi sonunuzu hızlandırıyorsunuz. En çok da milletin refahına, huzuruna, ülkenin ekonomik ve siyasi gücüne zarar veriyorsunuz. Demokratik, erdemli bir iktidar öncelikle, herkesin adil biçimde yargılanmasını sağlamakla yükümlüdür. Çünkü mahkemelerde adalet yoksa hayatın hiçbir alanında adalet olmaz. Türkiye bugün maalesef bu durumdadır. Siyasi rakibini saf dışı etmek için bu kadar kumpasa, bu kadar organize işe tevessül eden iktidar ülkedeki tüm adaletsizliklerin müsebbibidir. Kaybettikleri meşruiyeti onlara ne Trump verebilir ne başka bir dış güç. Meşruiyeti ancak millet verir. İktidar için başka yol yoktur. Ya bütün bu yaptıklarına milletten onay alacaklar ya da millet kime verirse, yetkiyi ona devredecekler. Bunun arası, ortası yoktur. Bunun gecikmeye tahammülü yoktur.”
Türkiye acil ve büyük sorunlarını, ancak özgür ve adil bir seçimle çözebilir. O sandık gelecek. Adaletiyle, bereketiyle gelecek. Bu topraklarda adalet içinde, özgür ve eşit yaşayacağız. Birliğimizi, kardeşliğimizi, bu topraklar uğruna hep beraber can vermişliğimizi unutmadan yaşayacağız. Çanakkale’deki birlik ruhuna, Kurtuluş Savaşı’ndaki bağımsızlık tutkusuna, Cumhuriyet’in yüksek ideallerine sahip çıkarak yaşayacağız. Çanakkale kahramanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği yönde ilerleyerek yaşayacağız. Türkiye’yi birlik ve beraberliğin, kardeşliğin ve barışın, adaletin ve hürriyetin merkezi yapana kadar durmadan çalışacağız. Bu mücadele zafere ulaşmadan son bulmayacak. Her şey çok güzel olacak. Ekrem İmamoğlu. Silivri Zindanı."