CHP’nin 81 ilde düzenlemeyi planladığı “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin bu haftaki durağı Uşak oldu.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Karaman’da bir okulda İstiklal Marşı’nın Arapça okutulmasına sert tepki göstererek, “Böyle bir utanmazlığın asla affı yoktur. Utanmaz adamlar” dedi.
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından planlanan mitinglerin 98’incisi, 15 Temmuz Şehitler Meydanı’nda saat 14.00’te başladı.
Buluşma, Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın konuşmasıyla açılırken, İmamoğlu’nun Silivri’den gönderdiği mektup CHP Uşak İl Başkanı Celalettin Çoban tarafından kamuoyuna paylaşıldı.
İmamoğlu'nun mektubunda şu ifadeler yer aldı:
"Kıymetli Uşaklılar, benim sevgili vatandaşlarım, saygıdeğer hanımefendiler, kıymetli beyefendiler, yürekli gençler, aydın yüzlü çocuklar. Ege’nin güzel, içten ruhunu taşıyan, Anadolu’nun kadim kültürünü yaşatan bu eşsiz kente Silivri Zindanı’ndan selam olsun. Sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Her birinizi, hasret ve özlemle kucaklıyorum. Cumhuriyet Halk Partisi’nin halkçı ve icraatçı uygulamalarını Uşak’ta hayata geçirmek için canla başla çalışan Özkan Yalım Başkanıma teşekkürlerimi sunuyorum. Örgütümüzün güçlü ve yılmaz iradesinin, azimli mücadelesinin temsilcisi Celalettin Çoban başkanımı selamlıyorum.
Gözaltına alınıp tutuklanmamızın üzerinden bir yıl geçti ve aleyhimize açılan, hukukun hiçe sayıldığı dava görülmeye başlandı. Duruşmalarda söylediğim çok net bir cümle var: ‘Arkadaşlarımı tutuksuz yargılayın, onları evlerine yollayın! Çünkü bu sistemin derdi benimle. Bu sitemin derdi demokrasiyle! Sizler, bu davanın amacının hukuku uygulamak olmadığını biliyorsunuz değil mi? Bu davanın sizinle benim arama sınırlar koymak, duvarlar, tel örgüler, demir parmaklıklar örmek olduğunu biliyorsunuz değil mi? Milli iradeye saygıları olmadığını biliyorsunuz değil mi? Kıymetli vatandaşlarım; milletin verdiği yetkiyle devleti yönetenler, her şart ve koşulda hadlerini bilmek zorundadırlar. Fakat bugün; zorbalıkla, hukuk dışında hareket etmeyi kural haline getiren bir hükümet var iş başında.
Kendini millete zorla dayatan bu hükümetin kontrol altına almak istediği şey, milli iradedir. Milletin iradesinin kendilerinden başkasına yönelmesini kabullenemeyenler, seçimle iş başına gelmeyi kabul edip de seçimle gitmeyi kabul etmeyenler, milleti baskı altına alabilmek için, milletin seçtiklerine zulmediyorlar. Bizler, CHP’li belediyeler olarak, iktidarın herkesi daha yoksul ve güvencesiz hale getiren ekonomi politikalarına karşı, tüm gücümüzle milletimizin yanında oluyoruz. Darda olanın yanında oluyoruz. Zorda kalanın derdine derman olmak için uğraşıyoruz. Aslında biz, sadece görevimizi yapıyoruz. Görevimizi, milletin parasını doğrudan millete vererek yerine getiriyoruz.
Biz, iktidarın bu milleti yoksulluğa ve umutsuzluğa terk eden politikalarına son vermek için geliyoruz. Biz; haksızlığa, zorbalığa gelemeyenleriz. Kendimiz için ne istiyorsak, başkası için de onu isteriz. Biz; bu ülkenin özgüvenli, cesur, birbirine yürekten bağlı 86 milyon vatandaşıyız. Bir avuç ayrıcalıklı zümrenin oturduğu o koltukları devireceğiz ve Türkiye’yi geçim derdi nedir bilmeyen, gelecekten kaygı duymayan, mutlu ve özgür insanların ülkesi yapacağız. Çok büyük bir demokrasi mücadelesi veriyoruz! Bu ülkenin hukukuna, demokrasisine, cumhuriyetine sahip çıkacağız. Hukukun ve demokrasinin teminatı altında, insanca ve hakça bir düzen kuracağız. Milletçe; huzura, refaha, mutluluğa hasretimiz bitecek. Bu topraklarda artık sadece adalet ve hürriyet, bolluk ve bereket, birlik ve kardeşlik hüküm sürecek. Hak yerini bulacak. Her şey çok güzel olacak."
Mektubun ardından Özgür Özel sahneye davet edildi. Özel, "Güzelim Uşak'a selam olsun. Bugün bu meydana bir miting yapmaya gelmedik. Bugün bu meydanda her türlü haksızlığa karşı çıkanlar var. İradesine, cumhurbaşkanı adayına sahip çıkanlar var. Bugün bu meydanda Uşak'ın yiğit evlatları var" dedi.
Özel'in konuşmasında öne çıkan başlıklar şöyle:
"Uşak'a bakınca o fotoğrafı görüyorum. 'Cumhuriyeti biz böyle kazandık' diyen o muhteşem fotoğrafı görüyorum. Kasapta bin lira olan etin kilosu 650 liraya, kıymanın kilosu 650 liraya burada satılıyor. 1 liraya emekliler çay içiyor Uşak'ta. İyi ki Cumhuriyet Halk Partisi iktidarda diyecek emekliler. Söz veriyoruz.
AK Parti'nin kara düzeni emekliyi, işçiyi, öğrenciyi sevmiyor. Gençler o seçime gelecekler, gençler o sandığa gidecekler, gençler bu iktidarı değiştirecekler. CHP iktidarında isterlerse yurt dışına gidecekler. Ama memleketlerinin kıymetini bilecekler. CHP geliyor, sizi sayenizde CHP iktidarı geliyor. Yasaksız Türkiye, vizesiz Avrupa geliyor.
AK Parti'nin, Tayyip Erdoğan'ın emekliye yaptığı kötülüğü dünyadaki hiçbir siyasetçi kendi ülkesindeki kimseye yapmadı.
ERDOĞAN'A BAYRAM İKRAMİYESİ TEPKİSİ
Verdiği 4 bin lirayla 4 kilo dana kuşbaşı alınamıyor. Hiç olmazsa 5 bin lira yapacak dedik. Erdoğan emekliye 'müjde' verdi. 4 bin lirayı bayram öncesi yatıracağız dedi. Müjdeler olsun.
Avrupa'da yoksullukta, enflasyonda, yüksek faizde, işsizlikte birinciyiz. Kimse moralini bozmasın. CHP iktidarının gelmesi artık zamanlama meselesidir. Bu israf ve faiz düzenine son vereceğiz. Türkiye'de 100 lira vergi toplanıyor. Bunun 65 lirası dünyanın en adaletsiz vergisi olan dolaylı vergilerdir. Yani ne alırsan al herkes aynı vergiyi veriyor.
Zafer Havalimanı'nda yolcu garantisi, köprüde geçiş garantisi var. Kime? Bu yatırımları yapan zengin müteahhitlere. Geçilmeyen köprüden parayı devlet öderken para var, devlette cep mi var? O verilen para burqadaki namuslu, çalışkan vatandaşın cebinden.
Türkiye, petrol yataklarına yakınlığıyla, madeniyle, genç iş gücüyle, Anadolu'daki yatırımcısıyla en güzel dünyanın en güçlü ülkesi.
Biz değişim dedik, yola çıktık. Parti değişti. 5 ay sonra yerel seçime gittik. 47 yıl sonra CHP Türkiye'nin 1. partisi oldu. Türkiye'nin yüzde 65'ini aldık. AK Parti'yi 23 yıl sonra geride bıraktık. Kimse enseyi karartmasın. Millet istediğini alır, millet istediğini başa, istediğini arkaya koyar. Büyük bir inançla büyük bir gayretle, cesaretle; burada meydanlarda ve omuz omuza iktidara yürüyoruz.
İSTİKLAL MARŞI'NIN ARAPÇA OKUTULMASI
Bu işin Milli Eğitim Müdürü'nden ve Bakanı'ndan bağımsız olması mümkün değildir. Eğer bağımsızsa dün derhal görevden alınması gerekirdi Milli Eğitim Müdürü'nin, Okul Müdürü'nün ve o rezilliği yapanların.
Arapça saygı duyduğumuz bir dildir. Türkiye'de 6 milyon vatandaşımızın Urfa'da, Mardin'de Hatay'daki anadilidir. Baş göz üstünedir. Ancak bir ülkenin milli marşı, ulusal marşı, öz dilinde, kendi dilinde, özellikle resmi dilinde okunur. Dünyada aksine tek bir örnek yoktur. Böyle bir utanmazlığın asla affı yoktur. Utanmaz adamlar.
İstiklal Marşı'nı Arapça okutmaya çalışan, bu millette yarattığı ortak duyguya saldıran, Karaman gibi bir yerde Cumhuriyet'e meydan okuyan, İstiklal Marşı'na meydan okuyanlara yazıklar olsun."