☰
✕
Ekonomi

Özgür Özel’den “fon vurgunu” açıklaması: “Erdoğan’ın atadıkları bu işin tam göbeğinde”

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada fon vurgunuyla ilgili açıklamalarda bulundu. Özel, söz konusu olayın tam göbeğinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın atadığı isimler olduğunu söyledi. Fonlardan yüksek kazanç elde ettiği belirtilen bazı şirketler ve sahiplerinin isimlerini de açıklayan Özel, “Bunlar savcılıktan serbest bırakıldı. Bunlar tutuklanamayacak kadar büyük lokmalar” dedi.

Abone Ol

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, yeni yasama döneminde partisinin ilk grup toplantısında açıklamalarda bulundu.

Özel’in konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:

"Mutlak butlan ve e Mutlak Sultan İttifakı'nı kuranlar partimize saldırdılar. Kapılarını kırdılar. Gaz bombalarıyla, plastik mermilerle içeri girdiler. Aziz Atatürk'ün hatırasını tarumar etmeye kalktılar. İşte biz o gün binaları hep birlikte ardımızda bırakarak milletimize, milletimizin vicdanına sığındık. Eskimiş, köhnemiş, çürümüş bir siyaset anlayışından ayrıştık. Atatürk'ün mirasını omuzlayarak o binadan ayrıldık. Milletimizin talimatıyla yeni partimizi kurduk.

Kurulduğu gün bu Meclis'te ana muhalefet partisi olduk. Kurulduğu gün anketlerin birinci partisi olduk. Ve artık Atatürk'ün partisi cismen, fiziken maalesef orada işgal altındadır. Ancak Gazi'nin, Cumhuriyet'in mirası sizlerin ellerinde, omuzlarında hepimize emanettir, Yeni Parti'ye emanettir.

Birileri evlerinden, partilerinden burnunu çıkaramazken ve iktidar partisi kadroları sokağa çıkamaz, esnafa gidemez, pazar gezemezken değerli grubumuz sahadan bir an olsun ayrılmadı. Partinin kuruluş sürecinde milletimizle birlikteydik.

Bugün itibarıyla YENİ Parti'nin üye sayısı bu sabah 753 bine ulaştı. Üye sayımız hızla artmaya devam ediyor.

Sırada il başkanlığı seçimleri var. 81 ilde 18 Ekim günü üyelerimizin tamamı, yani düne kadar üye olmuş 753 bin kişi il başkanlığı için oy kullanacak. Buradan açıkça ifade ediyorum; verdikleri mücadeleyle, kuruluş sürecindeki emekleriyle tüm kurucu il başkanlarımıza teşekkür ediyoruz ve buradan bütün Türkiye'nin önünde ifade ediyoruz ki: Tüm üyelerimiz hangi il başkanını gelecek seçimde görevlendirirse il başkanımız odur, karar başımızın üzerinedir, verilecek karar üyemizin bizzat kendisine emanettir.

Meclis Başkanı'nın açılış konuşmasını dinledik. İstiklal Marşımızı hep birlikte okuduk. Daha sonra bir siyasi partinin genel başkanı kürsüye çıktığında salondan ayrıldık. Birileri çok rahatsız olmuşlar. 'Genel Başkanımızı nasıl dinlemezsiniz?' diye feveran ediyorlar. Ana muhalefetin, yerel seçimlerin birinci partisinin başına mahkeme kararıyla kayyım atayanların neyini dinleyeceğiz? Neyini! Rakipleriyle mertçe yarışmak yerine, kendini yeneceğinden korktuğu rakiplerini hapse atan, ülkeyi baskıyla, korkuyla yönetmeye çalışanların neyini dinleyeceğiz?

Kimse kusura bakmasın, bu ortamı yaratan Erdoğan'ın bizzat kendisidir. Bundan sonra Erdoğan'a sesleniyorum: Hak etmediğimizi duyarsak, hak ettiğinizi duyacaksınız! Kazanmadığı ilçeyi, belediye meclis üyelerini, belediye başkanlarını şantajla, tehditle, baskıyla, rüşvetle alanlara, saflarına katanlara; sonra da pişkin pişkin o ilçeyi kazanmış gibi caka satanlara, yani milletin vermediği emaneti çalan, milli irade hırsızlığına kalkışanlara söylüyorum: Bundan sonra ne ekerseniz, onu biçeceksiniz!

Değerli arkadaşlarım, yeni yasama yılına asrın soygununun yakıcı ortamında başlıyoruz. Milletimiz geçim derdiyle kıvranırken iktidarın açtığı yolda, iktidar partisinin mensuplarının içinde olduğu asrın dolandırıcılığıyla, asrın soygunuyla, asrın vurgunuyla tanıştık. Milletimiz buna muhatap oldu. Vatandaşın devlete emanet ettiği yatırımlarına resmen çöküldü. 800 milyar liralık vurgun çarkı; 3-5 kuruşunu enflasyondan korumaya, bir kenarda arttırmaya, belki biriken borçları bu vesileyle kapamaya çalışan küçük yatırımcının üzerine devrildi. 455 bin tekil yatırımcı, 2 milyondan fazla doğrudan fondan etkilenen insan ve 5 milyona yakın toplamda bu işten zarar gören mağdur var. Erdoğan'ın atadıkları bu işin tam içinde, tam göbeğinde: Biri büyükelçi, biri cumhurbaşkanı başdanışmanı, biri istişare kurulu üyesi, biri Varlık Fonu yöneticisi; diğerleri Erdoğan'ın yardımcıları, milletvekilleri, bakanları, bakan yardımcıları, bürokratları. Fatma Betül Sayan Kaya; 163 milyon lira, 27 ev parası, 6 milyon liralık kabul ettiğimiz.

Ortalama bir ev parasından 27 ev parasını bir yerlerden bulmuş, gitmiş fona koymuş. 5 ay sonra 'çık' dedikleri gün çıkmış ve 2.2 milyar TL, 367 ev parasıyla oradan ayrılmış. 27'sini koyup 340'ını gariban vatandaşın sırtından çarpıp 367 ev parasıyla oradan ayrılmış. Peki bu konuda Erdoğan ne diyor? 'Fatma Hanım şeytana uydu. Nefsine, nefsine yenik düştü' diyor. Fırından, fırından, fırından 20 liralık bir ekmeği görüp de nefsine yenik düşenler içeride; bayram sabahı evdeki çocukların nefsi körelsin diye zengin mahallesinden bir tepsi baklavayı alıp 6 evladına yediren adam 14 yıl hapisle içeride; ama devletin, İBB'nin burslarıyla büyümüş, bütün ailesi ayrı ayrı kayrılmış, kendi her makamlara gitmiş, her paraları kazanmış Fatma Betül Sayan Kaya nefsine uymuş 'yazık garibim' diye ifadeye bile çağrılmaksızın dışarıda! Bir tane tövbe hesabı açmışlar, bir tane etkin pişmanlık hesabı açmışlar; ana parayı ayırmış, faizini kaydırmış, bu meseleden kurtulmaya çalışıyorlar. İşte AK Parti'nin ikili hukuk sistemi! İşte kul hakkı yiyen AK Parti'nin kara düzeni budur! Bu düzen değişmeden kimseye huzur yoktur.

Ayrıca iki dönem AK Parti'de milletvekilliği yapan Sayın Ertan Aydın. 'Türkiye Yüzyılı' kampanyasını yapan isim, öyle bir noktada ki şimdi yurt dışına çıkış yasağı getirilmiş ve Ertan Aydın bir köşede duruyor. Açılacak tövbe hesabına parayı koyarsa ona da hiçbir şey olmayacak inşallah. 'Türkiye Yüzyılı' dediler, yüzyılın soygununu yaptılar. Bundan sonra 'Türkiye Yüzyılı' yazısını gören, yüzyılın soygununu hatırlasın! Yüzyılın soygununu! Dün AK Parti'nin saadet zincirine bir isim daha eklendi: AK Partili bürokrat Osman Arıkan Nacar, şirket E-Data. Para 20 milyar lira. Yani çektiği para 20 milyar lira, Fatma Betül Sayan Kaya'nın tam 10 katını vurmuş. Peki kaç daire parası? Çünkü milyar deyince altı sıfır mı altı sıfır, Anadolu'da bazen kafa karışıyor. Benim annem babam bile 'Tam bu bir milyar... Milyar nedir?' anlaşılmıyor. Buradan vurulan para 3 bin 333 apartman dairesi parası! 3 bin 333 apartman dairesi! Diyor ki bu parayı kim kazanmış? Osman Arıkan Nacar. Peki normal şartlarda bu salondan birinin, herhangi birinin, ailesinden, yedi sülalesinden birinin fondan vurgun yaptığı çıksa manşet olur, değil mi? Peki bu kimmiş? 15 gün önce tatilini en yakın arkadaşıyla yapmış. En yakın arkadaşıyla baş başa tatil yapmış. Kimmiş? AK Parti'nin sözcüsü Sayın Ömer Çelik'miş! Bodrum'da tatil yapmışlar beraber!

Şimdi buradan milletimize arz ediyorum. Soruşturmada adı geçenler; tutukluluk durumlarına göre ve atayan kişiye göre tam liste: Emre Alkin: Tera Yönetim Kurulu Üyesi, tutuklu. Bizzat Cumhurbaşkanı tarafından Cumhurbaşkanlığı Akademik İstişare Kurulu'na atanmıştı.

Kerem Alkin: Tera Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi, tutuklu. Türkiye'nin OECD Daimi Büyükelçiliğine Erdoğan tarafından atandı; Varlık Fonu ve Halkbank yönetimine Erdoğan tarafından atandı.

Emre Tezmen: Tera Yönetim Kurulu Başkanı, tutuklu. Fatma Hanım ve ailesiyle yakın ilişkili.

Erkan Kilimci: Tera'nın Genel Müdürü, tutuklu. Eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı. 200 liranın üzerinde imzası var, Erdoğan tarafından atandı.

Fecir Alptekin: Tera Yönetim Kurulu Üyesi, Cumhurbaşkanı Danışmanı, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu Üyesi, Erdoğan'ın imzasıyla atandı.

Abdulkadir Özkan: Tera Yönetim Kurulu Üyesi, tutuklu. Başbakanlık Başdanışmanı, Erdoğan tarafından atandı. Diyanet ve Millî Eğitim Bakanlığı Basın Müşavirliği yaptı.

Erdinç Özel: Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı, AK Parti Ekonomi İşleri Başkan Yardımcısı, Erdoğan tarafından atandı.

Muhammed Yarız: Pusula Portföy'de yönetici, tutuklu. Eski AK Parti İstanbul Gençlik Kolları Yönetim Kurulu Üyesi.

Özdemir Ataseven: Özata Yönetim Kurulu Başkanı, tutuklu. AK Parti Tuzla İlçe Başkan Yardımcısı.

İskender Balcı: Fonda yönetici, tutuklu. Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik'in damadı.

Şimdi öyle bir şey yapıyor ki, 'Biz bu işin bir yerinde yokuz.' Vallahi Erdoğan'a şöyle söylemek lazım, o zaman zaman böyle hatırlatmalar, böyle imalar yapıyor: Ey Erdoğan! Atayan AK Partili, atanan AK Partili, soyan AK Partili, maalesef soyulan da AK Partili, hakkını arayan da Yeni Partili! Hadi bakalım! Sen bu işin tam ortasındasın, tam ortasında.

Tayyip Erdoğan sarayda akşam oturmuş, elde kumanda nasıl kanal değiştiriyorsa, televizyonu ne kadar kolay kapatıp ne kadar kolay açıyorsa muhaliflerin sosyal medya hesaplarını o kadar kolay kapatıyor. Siber Güvenlik Başkanına söylüyor; onlar zaten kraldan çok kralcı: 'Ya bu adam ne konuşuyor, kapatın hesabını!'. 'Kapattık efendim, 10 dakika önce.' 'Aferin, aferin!'.

Böyle bir noktaya geldi Türkiye. Yarın saat 12.00'de Anayasa Mahkemesi'nin önünde, Anayasa Mahkemesi'ni suçlayarak değil ama bu meşelenin hassasiyetini vurgulayarak erişim... hesabına erişim gelen gerçek kişileri, kurumları, kurumların yöneticilerini, bizimle birlikte Anayasa Mahkemesi'ne çeşitli yollardan başvuruda bulunmuş herkesi ve erişim engeline karşı sesini yükseltip Anayasa Mahkemesi'ni göreve çağırmak isteyen herkesi yarın 12.00'de Anayasa Mahkemesi'nin önüne bekliyoruz. Yarın orada biz değil, elbette biz de başvurusu olanlardan biri olarak, ancak hesabı engellenenler, sansüre uğrayanlar orada konuşacaklar. Temel olarak yaklaşımımız şu: Anayasa Mahkemesi'nden bu kadar büyük bir hak ihlalinde... Düşünün önceki düzenlemeyi, daha öncesini, diğer ülkelerdeki uygulamaları; böyle bir şey olması için yargı kararı olması lazım. Kademe kademe geldi bunlar. Önce BTK kapatır, bir gün içinde yargıya gider bilmem neden; şimdi Tayyip Bey söyler, Siber Güvenlik kapatır noktasına geldi.

'Ailem Güvende' operasyonları yapıyorlar bir süredir. En son Mersin'e de siyasi bir operasyon yaptılar. Sabahın köründe polis belediye başkanlarımızın, meclis üyelerimizin, bürokratların evlerine şafak baskınları yaptı. Sabahın beşinde bir kapıyı çaldılar. Bir hanımefendi üstünde ev kıyafetiyle, geceliğiyle kapıyı açtı. Karşısında kameraları ve polisleri görünce 'Ne oluyor?' dedi. Polis dedi ki: 'Şu sebeple geldik.' 'Lütfen çekmeyin bu kıyafetle' deyince, 'Korkmayın' dedi polis kamerası. Ve biz o polis kamerasının kaydını bu 'Korkmayın, endişe etmeyin' sözüyle birlikte, 2 saat sonra bütün sosyal medya hesaplarında ve yandaş kanallarda gördük; hanımefendinin yüzüyle ve üzerindeki o ev hali kıyafetiyle birlikte. Buna tepki gösterdik. İçişleri Bakanı açıklama yaptı. Biz, ülkenin bakanı böyle diyorsa ona itimat etmemiz lazım. Bu bizden sızmadı' dedi. 'Biz polis kamerasını servis etmedik' dedi. 'Bu konuda İçişleri Bakanlığı'nın ve polisin bir sorumluluğu yok' dedi.

Ben bu açıklamaya itibar ediyorum. Ve polis o kamera görüntülerini kime veriyor? Savcılığa veriyor. Bugün AK Parti'yi rahatsız edecek bir açıklamayı kim yaparsa; parti sözcüsü, onun 10 yıl önce Türkiye'den gitmiş abisine geçen sene İzmir'de ne yaptı? Partinin genel başkan yardımcısı, kendi dokunulmazlığı var, karısına yağmadan... Yarın sabah tutuklama tehdidi. Öbür taraftan bir milletvekili ya da yeni partiye gelmek isteyen milletvekili, 'Vay efendim ailene şöyle çökerler, bilmem ne yaparlar.' Belediye başkanı; o tehdit, bu tehdit. Bu işi Adalet Bakanlığı'nda... Buradan Erdoğan'a söylüyorum: Adalet Bakanlığı'nda bir yapı var. Çekilen polis kamerası... Bakın, sırf bu örnekten gidin ya! İçişleri Bakanı diyor ki: 'Biz vermedik. 'O görüntü kime verilmiş ve verilen kişi ile yayınlayan kuruluş arasında bağı kuracaksın. Bu görüntülerin tamamı Adalet Bakanlığı'ndaki bir yapı tarafından hızla elde ediliyor. Kimi o günkü operasyonda bir algı yaratmak için, kimi yarın konuşan biri olursa diye arşivlenerek bir yere konuyor ve haysiyet cellatlığı, haysiyet suikastı için yapılıyor. Sayın Erdoğan; ya Adalet Bakanlığı'ndaki bu haysiyet cellatı... İnsanların özel hayatlarına el uzatan, insanların mahremini millete teşhir eden ve bundan utanmayan bu çeteyi dağıtırsın; ya da Allah ailemizi senden de korusun! Allah ailemizi senden de korusun!"

{ "vars": { "account": "G-VRBJNBGKJB" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }