☰
✕

Özge Arslan ne demek istedi?

Abone Ol

Belediyelerde başkan yardımcılarının veya idari kadrolardaki isimlerin sık sık değiştiğine şahit olduk geçmişte. Hatta bu son yıllarda o kadar çok arttı ki, görevden almalar veya görevi bırakmalar sıradan bir durum haline geldi.

Manisa merkez, büyükşehir statüsüne kavuşmadan önce tek bir belediye ile yönetiliyordu. Özellikle Bülent Kar ve ardından Cengiz Ergün dönelerinde yönetim kadrolarında zaman zaman ciddi değişiklikler yaşandı. Büyükşehir olunduktan sonra da ilçe belediyelerinde özellikle Yunusemre Belediyesi'ndeki değişiklikler sık sık tartışma konusu olmuştu.
Mesela Mehmet Çerçi döneminde Ramis Şiyak gibi partinin önemli bir ismi başkan yardımcılığı görevinden alınmıştı. Bu karar gerek parti içinde gerekse kamuoyunda uzun süre tartışılmıştı.
Cengiz Ergün dönemlerinde de benzer örnekler var. En çarpıcı örnek hiç şüphesiz Mesut Bayram Laçalar'dır. Cengiz Ergün, Laçalar'ı görevden aldığında MHP'liler bir yana muhalefet partileri bile inanmamıştı.
Benim meslek hayatımda en şaşırdığım kararlardan biridir hala...
Yani özetle belediye başkanları özellikle yardımcı koltuğundaki isimleri zaman içinde değiştirebiliyor, bu onların doğal hakkı.
Bu dünyanın sonu da değil.
En son örnek Yunusemre Belediyesi'nde yaşandı. Özge Arslan görevden alındığını kendisi duyurdu.

Arslan bu görevi 2.5 yıldır yapıyordu. O da geçmişteki örneklerde olduğu gibi nihayetinde başkan tasarrufuyla görevini bırakmak durumunda kaldı.
Şunu unutmamak lazım. Özge Arslan'a bu görevi veren de aynı kişi. O koltuğa layık gören de sonuç itibariyle Semih Balaban'dır. Görevden alması da tıpkı o göreve layık görmesi kadar doğal.
Buna hiç kimsenin bir itiraz olamaz.
Özge Arslan'ın bugün yapmış olduğu açıklamada özellikle teşekkür kısmında her ne olursa olsun Semih Balaban'a da bir teşekkür etmesini beklerdim. Siyasi usül böyledir.
Ancak kendisi böyle uygun görmüş.
Biz asıl mevzuya gelelim.
Bu görevden alma kararını geçmişteki örneklerden ayıran önemli bir detay var.
Özge Arslan'ın bugün yapmış olduğu açıklama...


Özge Arslan'ın çok ciddi bir itirazı var karara... Görevden neden alındığını kendi ifadeleriyle anlatıyor. Hatta bu kararın alınmasına neden olan süreci 4 madde ile özetliyor.
Tabii ki bu iddialarla ilgili belediyeden mutlaka açıklama yapılacaktır. Biz Özge Arslan'ın açıklamasındaki detaylara biraz kafa yoralım.
Mesela şirket yönetimi ve huzur hakkı mevzusu ile ilgili tarafına birçok kez teklif yapıldığını ancak kabul etmediğini söylüyor.
Diyor ki: "Kamuoyunda tartışmalara konu olan şirket yönetim kurulu üyeliği ve huzur hakkı meselesinde, tarafıma bu yönde birçok kez teklifler yapılmasına rağmen herhangi bir ücret veya huzur hakkı almayı kabul etmedim. Benim için esas olan, görevimin sağladığı imkanlar değil, üstlendiğim sorumluluğun gereğini yerine getirmekti."

Yapılan işlerde hukuka aykırı işler yapıldığını ima ediyor: "Yapılan iş ve işlemlerde hangi gerekçe ileri sürülürse sürülsün, hukuki zeminden uzaklaşılmaması ve hukukun etrafından dolaşan uygulamalara başvurulmaması gerektiğini defalarca dile getirdim. Bu tutumumun ardından sorumluluğum altındaki müdürlüklerin yapılanmasında ve görev dağılımlarında da değişikliklere gidildi."
Özge Aslan'ın açıklamasının devamında birazcık parti içi mevzulara giriyor ve şunları söylüyor: "Gerek parti içerisindeki gerekse belediye bünyesindeki görevlendirmelerde her zaman demokrasiden, liyakatten ve eşitlikten yana oldum. Gücü elinde bulunduranların bu gücü parti üyeleri üzerinde bir baskı aracına dönüştürmesine karşı durdum. Çünkü siyasetin de yerel yönetimlerin de kişilere bağlı güç ilişkileri üzerinden değil; ortak irade, emek ve adalet anlayışıyla yürütülmesi gerektiğine inandım."

Arslan'ın belediye başkan yardımcılığı görevinin sona ermesindeki en dikkat çekici gerekçe ise son yapılan ilçe başkanlığı seçimleri ile ilgili söyledikleri...
Yeni Parti Yunusemre İlçe Başkanlığı seçimlerini kastederek, mevcut başkanı desteklemediğini ve bunun bir sonucu olarak görevden alındığını öne sürüyor Özge Arslan.
Özge Arslan bu konuda şunları söylüyor: "İlçe başkanlığı seçimlerinde mevcut yönetimin desteklediği adaydan farklı bir aday desteklemem, kendi irademle yaptığım demokratik bir tercihti. Ben hiçbir zaman bir ekibin parçası olmayı, sorgulamadan aynı yönde hareket etmek olarak görmedim. Siyasi mücadelenin temelinde kişilere bağlılık değil; inandığım değerler, ilkeler ve örgütümüzün demokratik geleceği vardı.
​İnandığım doğruları, yaşadığım süreçleri ve karşı çıktığım uygulamaları hepinizin gözü önünde, açıkça ve cesaretle dile getirdim. Çünkü susmanın, görmezden gelmenin ya da gücün karşısında geri adım atmanın bana yakışmayacağına inandım. Benim için örgütlü mücadele, yalnızca aynı safta durmak değil; gerektiğinde yanlış bulduğuna itiraz edebilmek, farklı düşünebilmek ve bu düşünceyi özgürce savunabilmektir."

Açıklamanın bir kısmı bu şekilde.
Şimdi bu açıklama yapılmamış olsa sıradan bir görevden alma gibi algılanabilirdi doğal olarak. Ancak açıklamada öne sürülen iddialar sıradan değil.
Yunusemre Belediyesi'nin bu açıklamanın her satırıyla ilgili açıklama yapması şart. Ve ikna edici bir açıklama olmalı. Bu iddiaları çürüten bir açıklama olmalı ki kamuoyu da ikna olsun.

Benim gördüğüm asıl sorun şu: Yeni Parti'de şuan bir baş sorunu var, lider sorunu var.
Belediyeler ve parti ile ilişkili sorunların çözümüne müdahale edecek bir patron yok.
Bu tarz meselelerin bu noktaya gelmesindeki en önemli etken bu.
Bazen kol kırılır yen içinde kalır.
Bunu hatırlatacak ve sözü dinlenen biri var mı Yeni Parti'de?
Bence yok...

{ "vars": { "account": "G-VRBJNBGKJB" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }