Naime SİMSAROĞLU - DEVLEŞMEYE BAŞLADILAR BİLE!

      Bugün bir program izledim. Vergi haftası dolayısıyla düzenlenmiş bir okul etkinliği. Ne canlanıyor gözünüzde?       Şiirler, birkaç özlü söz. Adet yerini bulsun diye, müfredata uysun diye, işte öylesine, yaratıcılıktan uzak, herkesçe tahmin edileb

Abone Ol

      Bugün bir program izledim. Vergi haftası dolayısıyla düzenlenmiş bir okul etkinliği. Ne canlanıyor gözünüzde?
      Şiirler, birkaç özlü söz. Adet yerini bulsun diye, müfredata uysun diye, işte öylesine, yaratıcılıktan uzak, herkesçe tahmin edilebilecek sıradan ve sıkıcı bir program değil mi?
      Ben de öyle sandım ve fakat, davet, sevdiğim bir öğretmen arkadaşımdan geldiği için gitmemezlik edemedim. Gittim.

      Sahnede, kendi çocuğum, bir yakınım, hatta uzaktan yakından tanıdığım herhangi biri yoktu. Buna rağmen programı sonuna dek izledim. Üstelik de sıkılmadan.
      Vergi, vergi ödeme bilinci vs. gibi bir konu, birçoğunuz için ne kadar cazipse, benim için de ondan fazlası değil. Buna rağmen çocukları zevkle izledim. 
      Özgün, farklı ve yaratıcı bir program hazırlamışlar. Birçok anlatım tekniğini bir arada ustaca kullanmışlar, klasik, epik, didaktik tiyatroyu pek bi güzel harmanlamışlar ve ortaya izlenmeye değer bir gösteri çıkarmışlar. Üstelik bazı skeçleri de kendileri yazmışlar. Çalıştıkları, özendikler, emek verdikleri çok belli. Üstüne üstlük bir de, bunu yapanlar, meslek lisesi öğrencileri. Plastik, tesisat, elektrik gibi konularda eğitim alıyorlar. Ders programlarında tiyatro olduğunu sanmıyorum yani.

      Buna rağmen, bir sanat dalına bu heves, bu ilgi nasıl uyandı bu çocuklarda?
      Hangi özgüven çıkardı onları sahneye?
      Nasıl bir motivasyonla bu kadar çalıştılar?
      Ve ne sebeple, yaptıkları işe fark koymayı başardılar?
      Bütün bu neden, nasıl, hangilerin bir ortak yanıtı var.
      Onlar, DEV ÖĞRENCİ olduklarına inanıyorlar. Ve gereğini yapıyorlar sadece.

      Elbette onları yönlendiren, özendiren, çalışmalarına imkan sağlayan öğretmen ve idarecilerinin de payı büyüktür bu başarıda. Ama onlar da aynı noktadan güç aldılar kanımca. Her biri, DEV ÖĞRENCİLER yetiştirmek istedi. Yılmadan, yorulmadan, üşenmeden okyanusa bir deniz yıldızı daha atabilme çabası olsa gerek bu. 251.000’in içinden, yaklaşık 20 tanesini atabilmişler okyanusa, hayatlarına bir fark koyabilmişler, ne mutlu.
     
      Manisa Merkez POLİNAS TEKNİK ve ENDÜSTRİ MESLEK LİSESİ’nin
      DEV ÖĞRENCİLERİNİ,
      İDEALİST ÖĞRETMENLERİNİ ve
      DUYARLI İDARECİLERİNİ yürekten kutluyorum.

      Bu konuda sanıyorum, en önemli olan şu;
      Bu gibi örnekler, daha başlangıç.
      251.000 DEV ÖĞRENCİ Projesinin yakın ve uzak gelecekte muhteşem çıktılarını alacağız. Bunu, bir dev öğrenci annesi olarak, seziyor ve görüyorum. Daha önemlisi buna inanıyorum.

      Çünkü, biliyorum ki;
      Herhangi bir şeyi yapabileceğine inanan bir insanın, o şeyi yapabilme ihtimali yüksektir. Herhangi bir şeyi yapabileceğine inanan bir çocuğun ise, o şeyi yapmama ihtimali yoktur. Henüz kısıtlanmamış hayal gücü ve törpülenmemiş çocuk inadı, inançla birleştiğinde, ortaya muhteşem bir güç çıkar. Ve eminim, o güçle, dünyadaki hiçbir küçük ya da büyük aksilik baş edemez.
      Çocuklarımız yeter ki inansın. En önce de kendilerine.
      Bu projeyi işte bu nedenle çok seviyorum. Bugün, yavaştan sahnede devleşmeye başladıklarını gördüm. Yarın, başka başka yerlerde, hayatın her bir sahnesinde devleşecekler eminim.
      Bir ebeveyn olarak, ne güzel, ne umutlu bir geleceğe bakıştır bu. Bu bakışı, yaratanlar ve yaşatanlar hayatımızdan hiç eksilmesin. 

{ "vars": { "account": "G-VRBJNBGKJB" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }