MAVİ MANTOLU KIZIN ŞİİRİ

Abone Ol

Her şiirin olmasa da bazı şiirlerin hikayesi vardır. Bahsetmek istediğim mavi mantolu kızın hikayesi de, “Sen Şiire Sığmazsın” isimli şiir kitabımdaki “O Tavrın” başlıklı şiirimin hikayesidir.

Sabahattin Ali’nin “Kürk Mantolu Madonna” kitabı kadar iddialı olmasa da bu şiirin de bir hikayesi vardır.

Gördes Kültür ve Doğa Derneğinin düzenlediği şiir söyleşisinde, “Birisinden etkilenerek yazdığınız şiir oldu mu?” sorusu üzerine, aklıma gelen ve siz okuyucularımla da paylaşmak istediğim hikayedir.

2000’li yıllardı sanırım. Henüz 20 yaşımı doldurmamışım. Gördes’ten Manisa’ya otobüsle seyahat ediyorum. Başımda kavak yellerinin estiği, içimde kelebeklerin uçuştuğu dönemler.

Karşı çaprazıma bir kız oturmuş. Narin mi narin. Gözlerinin içi gülüyor. Hülyalı gözlerde uzaklara dalıyor. Daha önce hiç görmediğim, tanımadığım bir kız.

Cebimden not defterimi ve kalemimi çıkardım. Başladım yazmaya:

İçi gülen gözlerinle,

Tavrın beni bir hoş etti.

Can alıcı sözlerinle,

Tavrın beni bir hoş etti.

Arada bir otobüsün penceresinden dışarıya bakıyor, Gördes’in yem yeşil çam ormanlarını izleyerek derin hayallere dalıyordu. Hayal meyal hatırladığım kadarıyla üzerinde mavi mantosu vardı.

O mavi manton yok mu?

Bakışların kalbe ok mu?

Senin elin de soğuk mu?

Tavrın beni bir hoş etti.

Ama bu mavi mantolu kızın ne benden ne de ona yazdığım şiirden haberi vardı. Gönül istiyordu ki, yolculuk bitiminde yazdığın bu şiiri alıp kendisine vermek. Ama bende o cesaret nerde? Cahit Zarifoğlu’nun “Anılar Defterinde Gül Yaprağı” şiirinde bahsedildiği gibi, unutulup gidecekti bu şiir.

Senin benden yok haberin.

Aslında kalbimdir yerin.

Faydası yok bu şiirin.

Tavrın beni bir hoş etti.

Narin elleriyle çantasından çıkardığı kitabı okuduğunu gördüm. Tabi cep telefonlarının, tabletlerin olmadığı, yolculuklarda, evlerde kitap okunduğu zamanlar.

Ellerin bembeyaz, tahir.

Bilsen burada bir şair.

Şiir yazar sana dair.

Tavrın beni bir hoş etti.

Nihayet iki saatlik süren Gördes-Manisa yolu bitti ve mavi mantolu kız okuduğu kitabı çantasına koyarak kalabalıkların arasına karıştı. Yazdığı şiiri bitiren bendeniz de not defterini cebine koydum ve otogarda bir süre bekledikten sonra ben de şehrin kalabalıklarına bıraktım kendimi.

Aybey der sana hayranım.

Sensin artık tek seyranım.

Sen balıksan ben deryanım.

Tavrın beni bir hoş etti.