☰
✕
Siyaset

Mansur Yavaş-Murat Kurum görüşmesine Özel'den dikkat çeken yorum!

Özgür Özel, fon soruşturmasına ilişkin AKP içinde güç odakları arasında çatışma yaşandığını söyleyerek milletvekili grubunda 60’a yakın kişinin fon ilişkilerinde yer aldığına dair iddiaları gündeme getirdi. Yavaş-Kurum görüşmesine dair de konuşan Özel, 'Bizim Mansur Başkan'dan bir şüphemiz yok’ dedi.

Abone Ol

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel Sözcü TV’de gündeme dair açıklamalarda bulundu.

Özel, AKP içerisinde güç odakları arasında çatışma yaşandığını söyleyerek, fon soruşturması kapsamında milletvekili grubunda yaklaşık 60 kişinin adının geçtiğine ilişkin iddiasını gündeme getirdi.

Fon soruşturmasında AKP içerisindeki taraflara ilişkin soruyu yanıtlayan Özel, “Erdoğan’a çok yakın bir üst düzey bürokrasi var. Milletvekili grubunda 60’a yakın kişinin olduğu, kendileri ya da aracılarla bu fon durumu içerisinde olduğu söyleniyor. AKP’de güç odakları çatışması var” dedi.

Mansur Yavaş-Murat Kurum görüşmesine dair de açıklamalarda bulunan Özel, “Cumhurbaşkanı, Ankara'nın bekleyen büyük projeleri için Mansur Başkan'dan imzasını istemiş, desteğini istemiş; o da bakanına 'çalışın' demiş. Bundan daha doğal bir şey yok, haberim var, şaşılacak bir durum yok, beklenen bir şeydi. Mansur Başkan ne yapsın, gizli mi görüşsün? Görüştüğünü kendisi paylaşıyor. Mansur Başkan konusundan benim herhangi bir şüphem yok. Aramızda en ufak bir sorunumuz yok” dedi.

Özel'in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"Fon meselesinde isim isim net olarak AK Parti içinde şunlar bu tarafta bunlar bu tarafta diyemem ama bir Erdoğan’a çok yakın üst düzey bürokrasi var. Bir de Adalet Bakanlığı, Adalet Bakanı ve onunla birlikte İstanbul’dan gelen ve esasen hepimize çok vicdansız ve acımasızca düşmanlık eden bir iktidarın iftirayla sürdürülmesini kendilerine görev edinmiş bir ekip var.

Onun yanında milletvekilleri, milletvekili grubunda önemli sayıda kişinin olduğu söyleniyor. İşte 60’a yakın milletvekili ya da yakınlarının doğrudan kendilerinin ya da bir aracı hesabıyla bu fonlarda oldukları söyleniyor.

'FON TOPLANTISINDA TUTUKLULARI ZİYARET İÇİN HEYET KURDUK'
-(Fon soruşturmalarında tutuklananlarla görüşme heyetine dair) Fon toplantısında tutukluları ziyaret için heyet kurduk. Ben Soma komisyonunda vardım. 15 Temmuz komisyonu biliyorsunuz. Hatta ben görev yaptım en önemli bilgiler Soma’daki tutuklularla cezaevinde komisyonu yaptığı görüşmede rahat rahat soruyorsunuz sonra 15 Temmuz komisyonu biliyorsunuz çalışıyordu. Tutuklularla görüşme fikrini AK Partililer çok şiddetli şekilde karşı çıktılar ve komisyon o meseleyi yapmadı. Bazı soruların sorulmasını ya da yanıtlarının verilmesini istemiyorlardı. Cezaevi şartları ve cezaevindeki bazı mülakatların bazı sorulara verilecek cevapların hakikate ulaşma konusunda ne kadar etkili olduğunu da bilirim. Gerçeğe, hakikate ulaşmak için oraya gidip sorular sormak istiyoruz.

Sonunda, 2026'nın en iyi strateji oyununu ücretsiz oyna!
Ne bekliyorsun? Hemen oyna!
Foundation: Galactic Frontier

Ben mesela açık söyleyeyim Ümit Özlale’nin Mahinur hanım’ın babasının ismini açıklamasını doğru buluyorum. Aynı isim, soy isim doğru hatta MK numarasına kadar doğru ama TC başka birisine ait. O da Bartınlı bir AK Partili. Fon vurgununu fırsata çevirmeye çalışıyorlar. Elinde bir bilgi varsa net bir bilgi olan siyasetçinin bunu bir kere siyasi etik gereği gizlemesi mümkün değil. Yani nasıl bir gazeteci kamu yararına olan bir istihbaratı değerlendirmek ise mesleğini yapmamış olur biz de siyasetçi olarak izlersek suçun bir parçası oluruz.

80-85 kişilik liste hepinizde sizde de var, herkeste var ama bu listenin kimdi Adalet Bakanlığı kaynakları tarafından daha doğrusu yanlış söylemeyeyim böyle deyince de bütün adalet bakanlığını da suçlamak olmaz şimdi görevden alınan bir basın sözcüsü vardı gerçek ismini de mahlas isim kullanıyordu bunun tarafından o kadar çok liste ve isim oraya buraya yollanmış ki o gelen listenin doğruluğundan emin olamıyorsunuz. Şimdi Mahinur hanımın babasının isminin verilmesi doğruydu yanlış çıktı ve neyi gördük AK Parti’nin elinde liste var ve TC’lerine kadar biliyorlar.

'İDDİALAR DOĞRU ÇIKARSA, SARIGÜL'Ü BİZ DE SAVUNAMAYIZ'
-(Sarıgül soruşturmasına dair) Sayın Sarıgül Yeni Parti’nin kurucularından bir tanesi. Murat Ağırel’in de tutuklanmasıyla bir döndük baktık ‘ne oluyor?’ diye… Bu sefer bir haberi yapmama suçuyla içeri atıldı. Bunlar artık kara mizah olabilecek şeyler. Orada havada uçuşan pek çok bilgi var. Meselenin şu boyutunu çok önemsiyorum. Soruşturmada gizlilik var ama dosyalar medyaya geçiyor ve onların üzerine konuşuyoruz. Daha önce savcılık-gizli tanık ifadeleri diye birçok yalan servis edilmişti medyaya. Şimdi soruşturmada gizlilik kararı olan 2 dava var. Biri Sarıgül ‘şu ifade var bu ifade var’ diye. Biri de fon meselesi. Burada bir tane ifade tutanağı yok, oradaki gizliliği ihlal AK Parti’yi yakıyor. Diğerindeki gizlilik ihlali YENİ Parti’yi tartıştırıyor. Gizlilik kalksa ifade tutanaklarını görsek… Pazartesi günü kendisini davet ettim, oturduk konuştuk, disiplin süreci için elde delile ihtiyaç var. Ama ortada sadece sızıntılar var. Bu sebeple kendisi üyeliğini askıya almak istedi. Bugün bildirimini yaptık ve üyeliği bitti. Ama soruşturmada gizlilik kalktığında ve gerçekler ortaya çıktığında esasen bir şey söylenebilir.

Kendisi bana büyük bir kumpasa uğradığını söyledi. Kendisi bunların tamamen iftira olduğunu, haksızlığa uğradığını göz yaşlarıyla anlattı. İfadeleri görmeden gerçeği, haklıyı, haksızı söyleyemeyiz.

Vahim iddialar doğru çıkarsa, Sarıgül'ü biz de savunamayız, en sevdikleri de savunamaz, bu kadar net. Ama gizlilik kararı olup basına sızdırılan belgeler üzerinden resmi bir işlem yapıp, biz sayın Sarıgül’ü partiden atsak bunun hukuki bir tarafı olmaz o yüzden kendi istifasını isteme veya onun bu süreçte partisini de kendisinde rahatlamanın talep etme doğru bir yöntemdir.

CHP sıraladı nelerin taahhüt edildiğini bayağı bayağı Erdoğan’ı yeniden aday yapmayı, bizi içeri atmayı, YENİ Partililerin topyekun dokunulmazlıklarını kaldırmayı ve benim 63 tane fezlekem var birinden değil ise birinden bir şey çıkar. Herhangi birinden herhangi birinde bir tutuklama kararıyla birlikte bizim bütün milletvekillerini veya önemli sayıda milletvekilini cezaevine koyma imkanları var, o dönemde DEM’e nasıl yaptılarsa.

Sarıgül meselesi hele hele bu vahim iddialar doğru çıkarsa toplumda yaratacağı rızayı düşünün meseleyi düşünün ve onun yaratabileceği mevzu üzerinden topyekun bir dokunulmazlık meselesiyle Tayyip erdoğan’ın o zaman hani Alaaddin’in sihirli lambasından cin çıksa ne ister? YENİ Parti’den kurtulmak ister.

360 oya ihtiyaç var kaldı ki, ben hani onu ayrıca tartışırız ama öyle bugünden öne alma diye bir şeyin anayasal olarak mümkün olmadığını düşünüyoruz. AK Parti 281, MHP 46 işte oradan buradan başka şeyle hadi olsun 330. İYİ Parti’nin o kadar milletvekili yok, gruplar olarak bakıyorum, geliyor grubunun yok. Ben ‘zinhar orada yokum’ demişim. Ya DEM’le anlaşmışlar ya CHP ile. DEM Parti dedi ki, ‘Bizim böyle bir şeyimiz, kesinlikle yok. Gündemimizde yok. Sonra partinin başına butlan atanan kişi dedi ki, ‘Biz bir hafta bile olsa erken seçim erken seçimdir oy veririz. Yine ‘Mekke anlaşmasına oy veririz’ dedi. ‘Anayasa değişikliğine oy veririz’, ‘Dokunulmazlıkların kaldırılmasına destek veririm’ dedi. Bu şu demek, Selahattin Demirtaş’ın, Figen Yüksekdağ’ın, çok sayıda siyasetçinin toplu halde cezaevine gitmesine sebebiyet veren tartışmalı dokunulmazlık sürecinde anayasaya aykırı ama evet vereceğim.

'2028’E KAPALIYIZ'
-(Erken seçim tartışmasına dair) 2028 yılı içinde birkaç ay öne çekme meselesi tamamen Anayasanın arkasından dolaşmaktadır. Seçimlerin öne alınması yani bir haftada öne alınsa erken seçime erken seçim değildir. O yüzden orada zaten Anayasal bir durum var. Onun dışında muhalefet partileri erken seçimden kaçmaz iktidar partisi erken seçim yapmayı göze alıyorsa. 2027’de herhangi bir tarihe ‘evet diyeceğiz’ diye bir şey yok. 2028’e kapalıyız, 2027’ye bir seçim tarihi söylüyorlarsa kış geldiği için artık 2026’da olamayacak diye düşünüyoruz. Ne kadar erken bir tarih olurlarsa o kadar sıcak bakarız söylesinler tarihi bakalım.

'AMAÇ BELEDİYE BAŞKANI'NIN KENDİSİNİ CEZALANDIRMAK'
(Bakırköy ve Merkezefendi’ye yönelik operasyonlara dair) Merkezefendi'ye dair bir tehdit vardı. YENİ Parti'ye ilk katılacağı dönem 'katılma operasyon yersin' tehditleri almıştı. Sonra 'sokakta çok baskı var' dedi ve geldi. İçeride birtakım belediye çalışanlarının olduğu ve Şeniz'in adının verildiği söyleniyordu. İstanbul'da her belediye ile ilgili zaten ortalığı kaynatıyorlar. Yarın Bakırköy Belediye Başkanını ziyaret edeceğim. Belediyelerle ilgili meseleye şuradan bakmak lazım. Bir belediyenin nasıl soruşturulacağı belli. Belediyede bir suç varsa, kanıttan suçluya gidilir. Buna itiraz etmeyiz. Burada önce hedefe başkan alınıyor. Şimdi şöyle yapılıyor; 'Senem Hanım'ı alacağız,, sonra kanıt arayalım'. İş yolsuzluk aramak olsa son 10 yıla bakarsınız. Ama Başkan iki yıldır görevde, 2 yıllık dosya isteniyor. Amaç Belediye Başkanı'nın kendisini cezalandırmak.

'CEMİL TUGAY'I İZMİR'DE GÖRDÜM, İZMARİT OLMUŞ'
(Cemil Tugay tartışması) YENİ Parti'ye gelmiş, AK Parti'ye katılmış bir belediye başkanı yok. Ama CHP'li belediye başkanları AK Parti'ye katılıyor. Manisa'da yüzde 60, Denizli'de yüzde 60 oy aldığımız gün İzmir'de yüzde 48 alıyorsak, zaten İzmir'de seçmen bize bir mesaj veriyordu. Tunç Soyer'e bir anket gösterdim; dedim ki başkanım, İzmir'de kesin kaybederiz demiyorum ama tehlike çanları çalıyor.

Kendimi gidip de İzmir'de listeye koyacak değilim, memleketim Manisa benim. Çok çağrıldım İzmir'e ama büyük haksızlık görürüm bunu İzmir'in siyasetine, siyasetçilerine, insanlarına.

İzmir'in ilk kadın belediye başkanı Filiz Ceritoğlu Şengel olsun çok istedim ben. Anketin sonucunda küçük bir farkla Cemil Tugay önde çıktı, biz de Cemil Tugay'ı aday gösterdik.

İzmirli'nin bir notu kıt: 'Hep bize yaslanıyorsunuz' diyor. İkincisi, gönül umduğuna küsüyor. Bizi hep çantada keklik görüyorsunuz diyorlar; bu yüzden biz İzmir'i çok kırdık.

Tunç Soyer'i cezaevinde ziyaret ettiğimde şunu düşündüm: Onun gönlünde İzmir varsa, bunu İzmirliye de sormak lazım.

İzmir'de belki Ekrem Başkan'ın ön seçiminde yaptığımız gibi üyeler bir sandığa, millet bir sandığa oy atarak İzmir Büyükşehir'in adayını belirleyebiliriz. İzmir'in adayını belirlemek istiyorsan gel YENİ Parti'ye katıl, ön seçimle sen belirle.

Kendinden olanın İzmir'de yaptığı belediyeciliği bambaşka bir yerde yapsa yüzde 70 memnuniyet olacaksa, İzmir'de yüzde 35-40 oluyor; geçmişten beri birikmiş bir öfkesi var.

İzmir'in ilk kadın belediye başkanı Filiz Ceritoğlu Şengel olsun çok istedim ben. Anketin sonucunda küçük bir farkla Cemil Tugay önde çıktı, biz de Cemil Tugay'ı aday gösterdik.

İzmir'de belki Ekrem Başkan'ın ön seçiminde yaptığımız gibi üyeler bir sandığa, millet bir sandığa oy atarak İzmir Büyükşehir'in adayını belirleyebiliriz. İzmir'in adayını belirlemek istiyorsan gel YENİ Parti'ye katıl, ön seçimle sen belirle.

(Cemil Tugay’ın neden AK Parti’ye geçtiğini bildiğiniz söylendi?) Ya AK Parti’ye katılacaksın, ya içeriye atılacaksın diye… Cemil Tugay'ı İzmir'de gördüm, perişan olmuş, izmarit olmuş. Genel seçime kadar dursun. Biz iktidar olacağız. Umarım dokunulmazlıkla falan milletvekilliğine kaçırmazlar onu.

“FON VURGUNUYLA ORTAYA ÇIKAN DEPREMLE PARTİMİZ ÖNE ÇIKTI”
Geçen ay yoktu bu üç harfli anket şirketleri, bir anda ortaya çıktılar. Anketlerin ortalamasına bakıyoruz, bir grup anket şirketi birden türedi; onları hiç ciddiye almıyoruz.

Genelde aboneliği olan bütün anketler butlanı yüzde iki, iki buçuk arası ölçerken yedi sekiz diyen ölçüm şirketleri çıktı. Onları hiç dikkate almıyoruz; zaten inandırıcı olmadıkları için şimdi geri çekildiler.

Abonelik sistemi olan anket şirketlerinde YENİ PARTİ'nin birinci parti olduğu görülüyor. Ama AK Parti'ye çok yakın şirketler, AK Parti'deki düşüşü görünür kılmamak için tamamını kararsızda gösteriyor.

Fon vurgunuyla ortaya çıkan büyük depremle, AK Parti'deki sert düşüşle birlikte YENİ Parti'nin öne çıktığını söyleyen arkadaşlarımız var.

YENİ Parti şöyle bir şeyi başardı: kurulduğu gün ana muhalefet partisi oldu, dünyada böyle bir örnek yok. Kurulduktan 18 gün içinde 500 bin üyeye, 2 ay içinde de 750 bin üyeye ulaştı.

Yeni bir sürü parti kuruldu, 41 ilde örgütlenmeleri kaç kişiyle, ne kadar sürdü bir düşünün. Biz 81 ilde 900'ün üzerinde ilçede örgütlenmiş durumdayız.

Türkiye'de ilk kez tüm üyelerle ilçe, il genel başkan seçimi gibi yepyeni bir şey yaptık. Mahalle meclisleri, ilçe meclisleri, il meclislerine yönelik yönergelerimizi ve tüzük değişikliklerimizi hazırladık.

Dünyanın üye sayısı açısından en çok üyeden aidat alan partisi noktasına geldik. Herkes kredi kartını vermiş. Kimseye harcımız yok, borcumuz yok; ama bir tane malımız mülkümüz yok, hepsini bıraktık.

Arkadaşlar bana 'bu kadar yoğun program olmaz, birazcık yavaşla, sindire sindire git' diyor. Ben kendimde bir enerji kaybı hissetmiyorum.

MANSUR YAVAŞ-MURAT KURUM GÖRÜŞMESİ
(Özel’den Mansur Yavaş-Murat Kurum görüşmesine dair) Cumhurbaşkanı, Ankara'nın bekleyen büyük projeleri için Mansur Başkan'dan imzasını istemiş, desteğini istemiş; o da bakanına 'çalışın' demiş. Bundan daha doğal bir şey yok, haberim var, şaşılacak bir durum yok, beklenen bir şeydi.

Mansur Başkan ne yapsın, gizli mi görüşsün? Görüştüğünü kendisi paylaşıyor. Mansur Başkan konusundan benim herhangi bir şüphem yok. Aramızda en ufak bir sorunumuz yok.

Mansur Bey'in yaklaşımına saygı duymak lazım. O diyor ki: Ben belediye başkanıyım, görevimin başındayım, görevimi yapacağım, günü gelmeden de bunu konuşmayacağım. Bu saygıyla karşılanması gereken bir durum.

Mansur Yavaş kimsenin ihmal edemeyeceği, Türkiye için önemli bir seçenektir. Ama şu anda adayımız Ekrem İmamoğlu.

‘ADAY OLACAĞIM İDDİASI YALAN’
Benim aday olacağım iddiası külliyen yalan. Kazanacak iki aday varken Türkiye'yi karanlığa itenin sorumluluğunun hatasını tekrar etmek istemem. Ben seçeneklerin arasına kendini koyan birinin nasıl bir ihtirasla Türkiye'nin önünü kararttığını, hayatını kararttığını gördüm; o yüzden benim seçeneklerimin arasında ben yokum. İhtirasa kapılmak yok, benim görevim doğru adayı bulmak. Bu yanlışı yapmayacağım dedim, ben o noktadayım kendim açısından. Ben kendimi bir seçenek olarak kendi aklımda da tutmuyorum, ortada da tutmuyorum.

‘İMAMOĞLU İLE ARAMIZDA SORUN YOK’
Ekrem İmamoğlu ile aramda bugüne kadar sıfır sorun oldu. Şu anda aramızdaki ilişki; birbirimizi özlemenin, sevmenin, destek olmanın ve birbirimizden razı olmanın ötesinde hiçbir duygu yok.

Kimseyle partide bir gerginliğimiz yok. Şu anda bir gerginlik yaşayan, bir gerginlik çıkaran Türkiye'ye ihanet eder. Biz oralarda değiliz.

Bir eli yağda bir eli balda oturup köşe yazıyorlar, baştan sona yalan yazıyorlar. 'Özgür Özel şunu dedi, Ekrem İmamoğlu onu dedi' diye hiç olmayan yalan yanlış işler uyduruyorlar.

‘YUSUF TEKİN'İN DÜĞÜN EVİNE GİTMEM’
Yusuf Tekin randevu istemedi. İsterse de vermeyeceğiz. MESEM'de ölen çocukların yas evine gitmiş mi de Yusuf Tekin, bizi düğün evine çağırıyor?” Yusuf Tekin'i çoklu kişi olarak tehdit etme suçundan gencecik çocukları cezaevine koydular. Bir düğüne gideceksem Nevin'le Nehir'in düğününe giderim, Yusuf Tekin'in düğün evine gitmem.

FON MAĞDURLARI İÇİN ÇAĞRI MERKEZİ
Özgür Özel: Bu fon meselesinde atayan, atanan, çalan, malı çalınanlar, parası çalınan, geleceği çalınanlar; hepsi AK Partili.

Fon meselesinde bu işten tutuklananlarla heyetimiz görüşecek. Bir de çağrı merkezi açmayı ve fon mağdurları ile görüşmeyi düşünüyoruz. Bu mağduriyetleri gören ciddi çalışamalar yapıyoruz.

'ERDOĞAN KAZANIRSA BU UMUTSUZLUKTAN KAZANIR’
Cumhuriyet'i Cumhuriyet yapan değer eşitliktir. Devlet herkese eşit davranır, hiçbir çocuğu kapatamayacağı bir farkla geriden başlatmaz. Anası babası olmayanın anası babası Cumhuriyet’tir.

Bugün dünyada otoriterlerin 'gitmez' denilen Orban gitti. Yakında sıra Erdoğan'a gelir. Amerika'da Erdoğan'ı seven tek kişi Amerika'yı yönetiyor. Türkiye'de de Trump'ı seven neredeyse tek kişi Türkiye'yi yönetiyor.Türkiye güven endeksi yüzde 18'dir. Gelirde adalet yoktur, vergide adalet yoktur ve sosyal adalet yoktur. Kendisine oy veren seçmenin küçücük birikimlerini bile aldı, yedi, yuttu, suçüstü yakalandı. Bu ülkeyi yönetme kapasiteleri yok. Erdoğan'ın fon krizinden haberi varsa da çok kötü, yoksa da çok kötü. Erdoğan kazanırsa bu umutsuzluktan kazanır. Hiçbirimizin kötü olmaya, teslim olmaya hakkımız yok; bu ülkeyi teslim edemeyiz, evlatlarının yarınlarının karartılmasına izin veremeyiz. Seçimde katılım oranının yüksek olması, morallerin bozulmaması ve değiştirmeye inancı korumak lazım. Biz o sandığa varacağız, o seçimi alacağız.

Seçime kadar herkes meslek örgütüne sahip çıksın. Meslek örgütünün çağırdığı yere, partinin çağırdığı yere, muhalefetin çağırdığı yere, meydanlara, sokaklara, barışçıl eylemlere gelsinler.

YENİ Parti olarak bize katılacak tüm demokratlara kapımız açık, hiçbir sınırlamamız yok. Vatan, millet, bayrak ve Atatürk sevgisi olan, bunlarla derdi olmayan herkesle birlikte olabiliriz; kapı ardına kadar açık.

Doğru bir cumhurbaşkanı adayı üzerinde birleşmekle, seçimden sonra ilk yapılacak reformların üzerinde halka net taahhütler söyleyerek, birbirine kenetlenerek biz bu iktidarı değiştiririz.

{ "vars": { "account": "G-VRBJNBGKJB" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }